Nakba'dan 75 yıl sonra Gazze'de tekrar mülteci olan Suad el-Alim'in hikayesi

Filistinli mülteci kadın Souad el Alim
Filistinli mülteci kadın Souad el Alim © Mohammad Al Sawalhi/CNN
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Şimdilerde 90'lı yaşlarında olan ve 1948'den bu yana Gazze'de mülteci hayatı süren Filistinli Suad el Alim, tam 75 yıl aradan sonra, 2023 yılının ekim ayında bir kez daha İsrail saldırıları nedeniyle evini terk edip kaçmak zorunda kaldı

REKLAM

Suad el Alim, Filistin kasabası el Mecdel'den kaçmak zorunda kalan 10 bin kişiden biriydi. Yıl 1948'di, genç bir kadındı ve İsrail birlikleri, Arap-İsrail savaşı sırasında bugün İsrail'in Aşkelon kentinin bir parçası olan bölgeyi ele geçirmişti. 

Şimdilerde 90'lı yaşlarında olan ve Gazze'de mülteci hayatı süren Suad el Alim, tam 75 yıl aradan sonra, 2023 yılının ekim ayında bir kez daha evini terk edip kaçmak zorunda kaldı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ni hedef alan saldırılarında son bir ayda hayatını kaybedenlerin sayısı çoğu çocuk ve kadın 11 bine yaklaştı. 7 Ekim'den bu yana devam eden saldırılarda ise on binlerce Filistinli yaralandı. Saldırılar ve İsrail'in vermiş olduğu talimat nedeniyle bir buçuk milyon Filistinli de Gazze içinde evlerinden kaçıp Mısır sınırına akın etti. 

Suad el Alim, savaştan etkilenen yüz binlerce sivilden sadece biri.

İsrail güçlerinin aralıksız süren hava, deniz ve kara bombardımanlarını, "Her gün 20 defa ölüm görüyorum. Yeryüzünde, gökyüzünde... Patlamanın şiddeti bizi psikolojik olarak derinden etkiliyor. Sanki başımızın üstündeymiş gibi hissediyoruz." diyor el Alim. 

Asıl memleketi olan ve Gazze sınırının sadece 13 km kuzeyinde yer alan Mecdel kasabasından geriye pek bir şey kalmamış. 

Bir zamanlar tekstil üretimiyle meşhur olan ve canlı bir pazarı bulunan Mecdel, 1948/49 savaşından sonra harabeye dönmüş.

Filistin kasabası el Mecdel'de bir tekstil atölyesinde çalışan Filistinli (arşiv / 1934)
Filistin kasabası el Mecdel'de bir tekstil atölyesinde çalışan Filistinli (arşiv / 1934)Matson's Palestine / Library of Congress

Çocukluğundaki evleri çoktan yok olmuş ve yerini artık Aşkelon'un bir parçası olan modern İsrail binaları almış. CNN'in haberine göre kasabada sadece eski cami ayakta kalmış.

Bugün İsrail sınırları içerisinde kalan Filistin kasabası el Mecdel kent merkezi ve Mecdel Camii genel görünümü
Bugün İsrail sınırları içerisinde kalan Filistin kasabası el Mecdel kent merkezi ve Mecdel Camii genel görünümüLibrary of Congress

Keza Mecdel yakınlarındaki boş bir tarla eski kasabanın büyüklüğüne dair bir ipucu veriyor.

Filistin şehri el Mecdel
Filistin şehri el MecdelGarystockbridge617.getarchive.net/

1948 mültecileri birkaç gün içinde döneceğini düşünüyordu

1948 yılındaki savaşın ardından 800 bin civarında Filistinli ya sürgün edildi ya da evlerini terk etmek zorunda bırakıldı ki bu sayı İsrail'de yaşayan Arapların en az yüzde 80'ine tekabül ediyor.  

Celile'den zorla çıkarılan Filistinli aileler, Lübnan'a doğru giderken (1948)
Celile'den zorla çıkarılan Filistinli aileler, Lübnan'a doğru giderken (1948)AP

Bugün Gazze'de yaşayanların yarısından fazlası da el Alim gibi ya mülteci ya da onların birinci dereceden çocukları ve torunları.

1948'de yerinden edilenlerin çoğu birkaç gün ya da hafta içinde evlerine döneceklerini düşünüyordu. 

Ancak İsrail geri dönmelerine asla izin vermedi ve birçoğu o tarihten bu yana yoksulluk içinde yaşıyor. 

BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mülteciler için Yardım ve Çalışma Ajansı'na (UNRWA) göre Gazze halkının yüzde 80'inden fazlası yoksulluk sınırının çok altında yaşam mücadelesi veriyor. 

Filistinliler bu trajik olayı Arapça felaket anlamına gelen "Nakba" olarak adlandırıyor.

"1948 Nakba'sını yaşadım, şimdi 2023 Nakba'sını yaşıyorum"

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta derme çatma bir mülteci kampındaki çadırda oturan yaşlı Filistinli Suad el Alim, "1948 Nakba'sını yaşadım, şimdi de 2023 Nakba'sını yaşıyorum. Bu ikincisi daha kötü." diyor. 

Evinden 10 günden fazla bir süre önce yoğun bombardıman nedeniyle kaçtığını söyleyen yaşlı kadın, o zamandan beri yemek yiyemediğini ve banyo dahi yapamadığını söylüyor.

Şeker hastası olduğunu, ilaçlarını almak için düzenli yemek yiyemediğini ve her zaman kullandığı ilaçlarına bile erişemediğini dile getiriyor. 

REKLAM

"Elimizi, yüzümüzü ve bedenimizi temizlemek için kullanabileceğimiz hiçbir şey yok." diyor ve ekliyor:

"Yıkanamıyoruz. Hiçbir şey yapamıyoruz. Hiçbir şey yok. Tuvalet vardı, şimdi o da yok. Tuvalete gittiğimizde kirli oluyor çünkü çok fazla insan kullanıyor. Oraya da gitmez oldum."

Filistinliler anılarını canlı tutmaya devam ediyor

Eski Arap köylerinin ve kasabalarının birçoğu çoktan yok olmuş olsa da, ortak hafıza yaşamaya devam ediyor.

"Filistinlilerin bu anıları nasıl canlı tuttuğu inanılmaz. Çoğu geleneksel şekilde, babaları ve büyükbabaları tarafından anlatılan hikayelerden geliyor." diyor Filistinli eğitimci Umar el Gubari.

Gubari, Filistinli mültecilerin evlerine geri dönüşünü sağlamaya çalışan Tel Aviv merkezli İsrailli sivil toplum kuruluşu "Zochrot" için çalışıyor. 

REKLAM

STK, bir grup İsrailli Yahudi tarafından, boşaltılan Filistin köyleri için "tanınma, sorumluluk ve hesap verebilirliği teşvik etmek" ve Filistinlilerin geri dönüş hakkı için kampanya yürütmek amacıyla kurulmuş. 

1948 yılında yüz binlerce Filistinli topraklarını geride bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Hayfalı Filistinli çiftçi bir aile Gazze yakınlarında mülteci kampında çölde otururken
1948 yılında yüz binlerce Filistinli topraklarını geride bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Hayfalı Filistinli çiftçi bir aile Gazze yakınlarında mülteci kampında çölde otururkenAP/1948

El Gubari, ilk adımın farkındalığı yaymak olduğunu söylüyor. 

Zochrot, İbranice faaliyet gösteriyor, bilgilendirme materyalleri yayınlıyor, turlar düzenliyor ve tanıklıklar topluyor.

El Gubari, Zochrot'un çalışmalarının, savaş sırasında Filistinlilerin sürülmesi konusunu görmezden gelme eğiliminde olan ve çölün 'İsrail kurulduktan sonra çiçek açmaya' başladığı şeklindeki tartışmalı fikri yaymaya çalışan ana akım İsrail anlatısına ters düştüğünü aktarıyor. 

Eski Filistin köylerinin tabelaları hemen kaldırılıyor

Sene başında İsrail ve aralarında ABD ile diğer Batılı ülkelerin de bulunduğu müttefikleri, İsrail'in kuruluşunun 75. yıldönümüne denk gelen Nakba'nın 75. yıldönümü münasebetiyle Birleşmiş Milletler'de düzenlenen etkinliğe katılmadılar.

REKLAM

İsrail hükümeti Nakba anma törenlerini reddediyor. 

İsrail'in BM Büyükelçisi Gilad Erdan, bu törenlerin "sadece İsrail'i şeytanlaştırmaya hizmet ettiğini ve her türlü uzlaşma şansını daha da uzaklaştırdığı" değerlendirmesinde bulundu. 

Gubari, Zochrot'un misyonlarından birinin, ne kadar rahatsız edici olursa olsun, İsraillileri tarih konusunda daha bilinçli hale getirmek olduğunu söylüyor.

Ancak bunun zor bir iş olduğunu kabul ediyor.

Zochrot, yıkılan Filistin köylerinin bulunduğu yerlere bilgilendirme tabelaları asmaya çalışıyor. 

REKLAM

"Buralara tabelalar astık ama ne yazık ki tabelalar birkaç saat veya birkaç gün içinde hemen kaldırılıyor çünkü bazı İsrailliler oraya geldiklerinde bu bilginin orada olması fikrinden hoşlanmıyorlar." diyor el Ghubari. 

Filistinli mülteciler, köylerine dönecek günü bekliyor

Bugün Gazze'de yaşayanların çoğu kendilerini hala Filistinli mülteciler olarak tanımlıyor. 

Aileleri birkaç kuşaktır bu yerleşim bölgesinde yaşıyor olsa bile atalarının kaçmak zorunda kaldığı kasaba ve köyleri evleri olarak görüyor ve dönecekleri günü bekliyorlar. 

İsrail, 1967 yılında Mısır, Ürdün ve Suriye ile yaptığı Altı Gün Savaşı sırasında Gazze'yi ele geçirdi. 

2005 yılında askerlerini ve Yahudi yerleşimcileri geri çekinceye kadar yaklaşık 40 yıl boyunca Gazze'nin kontrolünü elinde tuttu.

REKLAM

İki yıl sonra Hamas'ın Gazze Şeridi'nde yönetimi ele geçirmesiyle birlikte İsrail, kente yönelik deniz, hava ve kara dahil her türlü abluka uygulamaya başladı. 

Giriş ve çıkış noktalarında tam kontrolü eline aldı. Gazzeli balıkçıların 300 metreden fazla denize açılmasına müsade etmedi. 

Bağımsız analistlere ve eleştirmenlere göre İsrail yönetimi, "dünyanın en büyük açık hava hapishanesine" dönüştürdüğü Gazze'ye abluka uygulamaya devam ediyor.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Paris'te Senato ve Meclis Başkanlarının çağrısı ile 'antisemitizme karşı yürüyüş' eylemi

ABD: Gazze'de ateşkes için dört ülke ana hatlarda anlaştı

Gazze'de son durum: İsrail saldırılarında can kaybı 30 bine, yaralı sayısı 70 bine yaklaştı