Birleşik Arap Emirlikleri, Gazze'deki can kayıplarına rağmen İsrail ile ilişkilerini sürdürecek

Dubai'de asılı Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail bayrakları
Dubai'de asılı Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail bayrakları © AP
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Üst düzey bir Avrupalı yetkili, Arap ülkelerinin artık Filistin meselesini ele almadan İsrail ile ilişki kurmanın mümkün olmadığını anladığı değerlendirmesinde bulundu.

REKLAM

Birleşik Arap Emirlikleri hükümet politikasına aşina dört kaynağa göre, Abu Dabi yönetimi, Gazze'deki savaşın artan bilançosuna ve uluslararası tepkilere rağmen İsrail ile diplomatik ilişkilerini devam ettirmeyi planlıyor.

Ayrıca BAE, kendi çıkarlarını korurken İsrail üzerinde 'ılımlı' bir etkiye sahip olma arzusunda.

BAE, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda imzalanan İbrahim Anlaşması çerçevesinde yıllar sonra İsrail ile diplomatik ilişki kuran Arap ülkesi oldu. 

Bu, diğer Arap ülkelerinin de bağımsız Filistin devleti kurulmadan ilişkileri normalleştirme tabusunu yıkarak Tel Aviv ile ilişki kurmalarının yolunu açtı.

İsrail'in başlattığı Gazze saldırılarında sivil can kaybı arttıkça bu durum Arap sokaklarında ve Arap başkentlerinde öfke yarattı.

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri kamuoyu önünde İsrail'in eylemlerini kınayan ve şiddete son verilmesi çağrısında bulunan açıklamalar yapıyor. 

Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan geçen ay İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştü.

Bir BAE yetkilisi, Abu Dabi'nin önceliğinin ateşkesi sağlamak ve insani yardım koridorları açmak olduğunu söyledi.

Petrol zengini Körfez ülkesi, bölgesel meselelerde önemli bir etkiye sahip. Keza Amerikan güçlerine ev sahipliği yapıyor ve Washington'ın bölgedeki 'güvenlik ortağı' olarak öne çıkıyor.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen dört kaynak, Reuters'a yaptıkları açıklamada, BAE'nin İsrail'le ilişkisinin yanı sıra, savaş bittiğinde geniş bir diyalog zeminine geri dönme olasılığı için Arap devletleri tarafından alınan (sert) pozisyonu 'ılımlı hale getirmek' için çalıştığını dile getirdi.

BAE Devlet Başkanı, perşembe günü Abu Dabi'de Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile bir araya geldi. 

İkili, çatışmalara ara verilmesi karşılığında Doha'nın aracılık ettiği sınırlı sayıda rehinenin serbest bırakılması ve acil insani ateşkes çağrılarını görüştü.

Görüşme sonrası Şeyh Muhammed, sosyal medya hesabından, "BAE ve Katar, gerilimi düşürme çabalarını ilerletme ve bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışı güvence altına alma ihtiyacının altını çiziyor" paylaşımında bulundu. 

Filistinli yetkililere göre, Abu Dabi yönetimi, Tel Aviv ile son üç yılda kurduğu yakın güvenlik ve ekonomik iş birliğine rağmen çoğu çocuk 11 binden fazla Filistinlinin öldürülmesine yol açan İsrail'in Gazze saldırılarını dizginleme konusunda pek başarılı olamadı. 

Dört kaynağa göre de çıkmazın ortasındaki BAE, savaşı sona erdirmek için yeterince baskı uygulamadığına inandığı en önemli güvenlik ortağı Washington'a karşı giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşıyor. 

Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, hafta içerisinde yaptığı açıklamada ABD'nin çatışmaları bir an önce sona erdirmesi ve onlarca yıllık İsrail-Filistin meselesini mülteciler, sınırlar ve Doğu Kudüs konularını da ele alarak çözecek bir süreç başlatması gerektiğini ifade etti. 

BAE, savaşın bölgesel gerilimleri ve Orta Doğu'da yeni bir aşırıcılık dalgasını ateşleme riski taşıdığı yönündeki endişelerini dile getiriyor.

BAE'nin BM Büyükelçisi ve Daimi Temsilcisi Büyükelçi Lana Nusseibeh, 18 Ekim'de BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, ülkesinin İsrail ve ABD ile imzaladığı İbrahim Anlaşması aracılığıyla işbirliği ve barış içinde, bir arada yaşama yoluyla 'yeni bir Orta Doğu'da' refah ve güvenlik sağlamaya çalıştığını söyledi. 

REKLAM

Büyükelçi Nusseibeh, "İsrail'in güvenliği uğruna Gazze halkına ayrım gözetmeksizin verilen zarar, bu umudu söndürme riski taşıyor" uyarısını yaptı.  

Reuters'a konuşan üst düzey bir Avrupalı yetkili, Arap ülkelerinin artık Filistin meselesini ele almadan İsrail ile ilişki kurmanın mümkün olmadığını anladığı değerlendirmesinde bulundu. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.

İlişkilerde ara yok

Kaynaklar, BAE'nin İsrail Büyükelçisine ev sahipliği yapmaya devam ettiği ve Abu Dabi'nin uzun vadeli stratejik önceliğini temsil eden diplomatik ilişkilerin sona ermesi gibi bir ihtimalin olmadığını kaydetti. 

Anlaşmanın temelinde kısmen 'İran tehdidine' ilişkin ortak kaygıların yanı sıra Abu Dabi'nin dış politikasının ekonomi odaklı daha geniş bir şekilde yeniden düzenlenmesi yatıyor.

İsrail (sol) ve BAE bayraklarını tutan modeller (arşiv)
İsrail (sol) ve BAE bayraklarını tutan modeller (arşiv)AP

BAE, İran'ı 'bölgesel güvenlik için bir tehdit' olarak görse de son yıllarda gerilimi düşürmek için diplomatik adımlar attı.

REKLAM

İsrail ve BAE, normalleşmeden bu yana geçen üç yıl içinde savunma iş birliği dâhil yakın ekonomik ve güvenlik bağları geliştirdi. 

İsrail, Yemen'deki İran destekli Husilerin 2022'de Abu Dabi'ye düzenlediği füze ve drone saldırılarının ardından BAE'ye hava savunma sistemleri tedarik etti.

Keza İsrail hükümet verilerine göre ikili ticaret 2020'den bu yana 6 milyar doları aştı. 

İsrailli turistler, bölgesel iş merkezi olan BAE'deki otellere, plajlara ve alışveriş merkezlerine akın etti.

Orta Doğu'da görev yapan ve üst düzey bir diplomat olan kaynaklardan biri, "Onların (BAE) kaybetmek istemedikleri kazanımları var." ifadesini kullandı. 

REKLAM

Ancak 7 Ekim saldırısından önce bile Abu Dabi, İsrail tarihinin en aşırı sağcı hükümetinin Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerinin genişlemesini engelleyememesi ve aşırılık yanlısı İsraillilerin, İslam'ın üçüncü en kutsal mekânı olan Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yerleşkeye peş peşe baskın düzenlemesinden endişe duyduğunu belirtmişti. 

Yerleşke, uzun zamandır İsrail-Filistin çatışmasının parlama noktası olmuş durumda.

Kaynaklar, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin, yerlerinden edilerek Mısır ya da Ürdün'e göçe zorlanmasının Abu Dabi için "kırmızı çizgi" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Singapur Ulusal Üniversitesi'nden kıdemli araştırmacı James Dorsey, Gazze'deki savaşın ekonomik işbirliğinin tek başına istikrarlı bir bölge inşa edebileceği fikrini ortadan kaldırdığı yorumunu yaptı. 

Reuters'a konuşan Dorsey, "Yeni Orta Doğu çok kırılgan bir zemin üzerine inşa ediliyor" dedi.

REKLAM

Bu arada dört kaynaktan hiçbiri krizin tırmanması halinde BAE'nin tonu düşürebileceğini ya da ilişkilerini kesebileceği ihtimalini göz ardı etmedi.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

BM Güvenlik Konseyi, Gazze'deki çatışmalara "insani ara' talep eden kararı kabul etti

İzlanda'da volkanik patlama alarmı: Acil durum ilan edildi

Müslümanları 'ötekileştirmekle' suçlanan Hindu Başbakan, Birleşik Arap Emirlikleri'nde tapınak açtı