Uzmanlardan oluşan bir grup, hükümetler ile vatandaşların daha sağlıklı karar alabilmesi için önlenebilir iklim risklerinin küresel ölçekte değerlendirilmesini talep ediyor.
Gezegenin geri dönülmez bir tahribata doğru ilerlediğine dair ciddi kanıtlara rağmen, dünya iklim değişikliğinin risklerine hâlâ “hazırlıksız.”
Bir grup uzman, bilim dergisi Nature'da yayımlanan bir makalede, dünyanın hükümetlerin ve yurttaşların sera gazı emisyonlarını azaltmanın aciliyetini kavramasına yardımcı olacak, iklim değişikliği risklerine dair “yetkin ve güncel” bir değerlendirmeden yoksun olduğu uyarısında bulunuyor.
Isınan bir dünyanın “muazzam sonuçlarına” karşın, bugüne kadar uluslararası ölçekte koordine edilmiş ve resmen görevlendirilmiş bir küresel risk analizi yapılmadı. Bu da politikacıların tehdidin gerçek boyutlarını farkında olmadan küçümsemesine, kaynakları etkisiz biçimde önceliklendirmesine ve yanlış türde önleme politikaları uygulamasına yol açabiliyor.
Artan sıcaklıkların etkileri şimdiden her bölgede hissediliyor. Geçen yıl Avrupa, binlerce kişinin ölümüne yol açan ve yalnızca İspanya'da 380 bin hektardan fazla alanı kül eden bir dizi sıcak hava dalgasıyla kavruldu.
Imperial College London ile London School of Hygiene & Tropical Medicine'dan araştırmacılar, 854 Avrupa kentini inceleyerek, geçen yaz kaydedilen 24 bin 400 dolayındaki sıcaklık kaynaklı ölümün yüzde 68'inden iklim değişikliğinin sorumlu olduğunu, sıcaklıkları 3,6°C'ye varan oranlarda artırdığını ortaya koydu.
Havadaki sıcaklık her 1°C yükseldiğinde, atmosfer yaklaşık yüzde 7 daha fazla nem tutabiliyor; bu da daha şiddetli ve yoğun yağışlara yol açabiliyor. Bu durum, geçen yıl Asya genelinde büyük yıkım getiren, peş peşe gelen tropik fırtınaların zeminini hazırladı.
Ancak bilim insanları, karar vericilerin bu felaketlere hâlâ etkisiz biçimde yanıt veriyor olabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin, yükselen deniz seviyeleri taşkın savunmalarına daha fazla harcama yapılmasını gerektiriyor, ancak ısıyı hapseden emisyonlar gezegeni kavurmaya devam ederse, Londra ya da New York gibi büyük kentlerin bazı kesimlerinin tamamen terk edilmesi gerekeceğinin hükümetler farkında olmayabilir.
Rapor şöyle devam ediyor: “Aynı şekilde, daha sıcak bir iklimde sıcak hava dalgalarında daha fazla insanın öleceğinin bilincinde olabilirler, ama bir bölgede on binlerce kişinin insan tolerans sınırlarını aşan koşullarda hayatını kaybetmesiyle sonuçlanabilecek kitlesel can kayıplarına hazırlıklı olmayabilirler.”
Rapora yorum yazan iki kıdemli yazardan biri ve İngiltere Meteoroloji Kurumu Hadley Merkezi Direktörü Profesör Rowan Sutton, insanlığın iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden hâlâ kaçınabileceğini ve “daha müreffeh, yaşanabilir bir gelecek” kurabileceğini söylüyor.
“İklim değişikliğinin önlenebilir risklerine ilişkin küresel bir değerlendirme, siyasi liderlerin ve yurttaşların nelerin riske atıldığını tam olarak anlamasını sağlayacak ve bu fırsat hâlâ elimizdeyken hepimizi bunu değerlendirmeye teşvik edecektir,” diye ekliyor.
Küresel bir risk değerlendirmesi neye benzeyecek?
Sağlam bir küresel risk değerlendirmesi, liderlere en önemli iklim risklerine, bunların etkilerine ve felaketle sonuçlanma olasılıklarına ilişkin “yetkin bir genel bakış” sunar.
Bu çalışma bir “umutsuzluk bildirisi” olmak yerine, dünyaya toplumların hâlâ kaçınmayı seçebileceği sonuçların net bir tablosunu sunar. Zamanında alınacak azaltım önlemlerinin geliştirilmesini destekler ve insanlığın sahip olduğu etki ve müdahale gücünün boyutlarını ortaya koyar.
Elbette bu denli kapsamlı bir değerlendirme hazırlamak hiç de kolay olmayacak.
Sutton, “İklim biliminin karmaşıklığı, bölgesel etkilerin çeşitliliği, farklı uzmanlıklara duyulan ihtiyaç ve risklerin hızla değişen doğası, hepsi önemli engeller oluşturuyor,” diyor.
“Buna ek olarak, siyasi, ekonomik ve veri paylaşımına ilişkin engeller, düzenli olarak güncellenebilen ve uluslararası ölçekte kabul görecek birleşik bir çerçevenin oluşturulmasını şu ana kadar sekteye uğrattı.”
'Zamanlaması tam da şimdi'
Makaleye imza atan diğer başyazar Profesör Peter Scott, İngiltere'deki Meteoroloji Kurumu ve Exeter Üniversitesi'nden bir iklim bilimci.
Scott, dünyanın şu anda emisyonları azaltma yönündeki küresel çabalarında bir yol ayrımında olduğunu savunuyor. “Küresel risk değerlendirmesindeki mevcut boşluğu kapatmak acil bir öncelik” diye ekliyor.
“İklim değişikliğinin önlenebilir risklerine ilişkin, uluslararası yetkiyle yürütülen şeffaf bir değerlendirme, risklerin boyutunu ve en kötü senaryolardan kaçınmak ve ortak geleceğimizi güvenceye almak için sahip olduğumuz fırsatları netleştirmek açısından hayati önem taşıyor. Bunun zamanı şimdi.”