Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Rapor: Dünyada yalnızca 13 ülke temiz hava soluyor

Hava kirliliğinden korunmak için maske takan bir adam, smogun kapladığı Bosna'nın başkenti Saraybosna’da, 22 Ocak 2025 Çarşamba günü karşıya geçiyor.
Hava kirliliğine karşı maske takan bir adam, smogun Saraybosna'yı kapladığı 22 Ocak 2025 Çarşamba günü, kirlilik pusuna bürünmüş caddeden geçiyor. ©  AP Photo/Armin Durgut
© AP Photo/Armin Durgut
By Angela Symons
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

IQAir'ın yeni yayımladığı Küresel Hava Kalitesi Raporu'na göre, dünyanın en kirli kentine ev sahipliği yapan ülke Hindistan.

Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca yüzde 14’ü güvenli hava soluyabiliyor. Bu oran bir önceki yıl yüzde 17'ydi.

REKLAM
REKLAM

İsviçre merkezli hava kirliliği izleme şirketi IQAir, yeni yayımlanan 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu için 143 ülkede yer alan 446 şehrin verilerini analiz etti.

Rapor, hava kalitesinin dünya genelinde bozulduğunu ortaya koyuyor. Bunda başlıca etken insan kaynaklı iklim değişikliği. Özellikle orman yangınlarından çıkan duman, 2025’te kötü hava kalitesinin başlıca nedeniydi. Buna, fosil yakıtların yakılmasıyla şiddetlenen toz fırtınaları ve diğer aşırı hava olayları da eklendi.

AB kayıtlarındaki en kötü orman yangını yılında, alevler Avrupa’yı kasıp kavurdu, ağustos ayında rekor seviyeye ulaşarak çiftlikleri, ormanlık alanları ve evleri harap etti. Öldürücü sıcak hava dalgaları, seller ve kuraklıkların tetiklediği aşırı hava koşulları, kıta genelinde kısa vadede en az 43 milyar euroluk ekonomik kayba yol açtı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO), beraberinde getirdiği sağlık riskleri nedeniyle PM2,5 ya da ince partikül madde için güvenli sınırlar belirliyor. Çapları 2,5 mikrometrenin altında olan bu küçücük, solunabilir PM2,5 parçacıkları, akciğerlerin derinliklerine kadar inip kan dolaşımına karışabiliyor. Solunum problemleri, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi uzun süreli rahatsızlıklarla ilişkilendiriliyor.

Artık yalnızca üç Avrupa ülkesi güvenli kabul edilen sınırlar içinde kalıyor.

Avrupa’da hava kalitesinin en iyi ve en kötü olduğu yerler neresi?

Avrupa’da, 2025’te DSÖ’nün yıllık PM2,5 sınırı olan metreküp başına 5 mikrogramı (µg/m³) karşılayabilen tek ülkeler Andorra, Estonya ve İzlanda oldu.

Bunlar, dünya genelinde güvenli sınırlar içinde kalmayı başaran yalnızca 13 ülke ve bölgeden biri. Diğerleri arasında Avustralya, Barbados, Bermuda, Fransız Polinezyası, Grenada, Yeni Kaledonya, Panama, Porto Riko, Reunion ve ABD Virjin Adaları yer alıyor.

Bu da kapsanan 143 ülkenin 130’unun (yüzde 91’inin) güvenli kabul edilen sınırların üzerinde kaldığı anlamına geliyor.

Hava kirliliğinin en yüksek olduğu beş ülke Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş (66,1 µg/m³), Tacikistan (57,3 µg/m³), Çad (53,6 µg/m³) ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (50,2 µg/m³) oldu.

Dünyanın en kirli 25 kentinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin’de yer alırken, en kirli dört kentten üçüne ve listenin zirvesindeki istenmeyen birinciliğe Hindistan ev sahipliği yaptı.

Kuzeydeki Uttar Pradesh eyaletinde bulunan Loni’de yıllık ortalama PM2,5 konsantrasyonu 112,5 µg/m³ seviyesindeydi; bu, 2024’e göre yaklaşık yüzde 23’lük bir artış anlamına geliyor ve DSÖ kılavuz değerinin 22 katından fazla. 2024’te yapılan bir araştırma, başlıca kirlilik kaynaklarının trafik, sanayi emisyonları, yol tozu ve kaçak çöp dökümü olduğunu ortaya koydu.

Güney Afrika’daki Nieuwoudtville, listede en az kirli yer oldu. Burada yıllık ortalama PM2,5 konsantrasyonu 1,0 µg/m³ olarak ölçüldü. Karoo’nun Namaqualand bölgesinin geniş ve engebeli coğrafyasının bir parçası olan Nieuwoudtville, her yıl yaşanan çiçeklenme dönemi sayesinde çiçek meraklılarının gözde duraklarından biri.

Avrupa’da hava kirliliğinin en yoğun olduğu yer neresi?

Avrupa genelinde 2025’te 23 ülkede yıllık ortalama PM2,5 seviyeleri artarken, 18 ülkede düştü; bir ülke ise rapora yeni eklendi.

İsviçre ve Yunanistan’da PM2,5 kirliliği, Kuzey Amerika’daki orman yangınlarından yükselen duman ile Afrika’dan taşınan Sahra tozu nedeniyle yüzde 30’dan fazla arttı. En büyük düşüş ise yaklaşık yüzde 24 ile Malta’da kaydedildi. Bunun arkasında, enerji üretimini ağır fuel oil’den yenilenebilir kaynaklara kaydırmaya yönelik uzun vadeli çabaların yanı sıra trafik emisyonlarını hedefleyen politikalar da bulunuyor.

IQAir ayrıca gerçek zamanlı hava kalitesi ölçümlerine dayanan canlı sıralamalar yayımlıyor. Haberin yazıldığı sırada Paris, Pekin, Dakka, Wuhan ve Seul ile birlikte dünya genelinde en kirli ilk beş şehir arasında yer alıyordu. Londra da ilk 10 içindeydi.

19 Mart perşembe günü AB’nin Copernicus Atmosfer İzleme Servisi (CAMS), Avrupa’da mevsimsel tarımsal gübrelerden kaynaklanan amonyak emisyonları, bazı polen türlerindeki artış ve durağan hava koşullarının etkisiyle Avrupa’da yüksek PM2,5 kirliliği seviyeleri görüldüğü uyarısında bulundu.

Copernicus’un açıklamasına göre, Özellikle Doğu Avrupa ve Balkanların bazı kesimlerinde fosil yakıt yakımından kaynaklanan arka plan kirliliği de hava kalitesinin sürekli olarak kötü seyretmesine katkı sunuyor.

Önümüzdeki günlerde Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İngiltere ve İrlanda’nın da aralarında bulunduğu ülkelerin bu durumdan etkilenmesi bekleniyordu.

Hava kalitesi verilerinde hâlâ büyük boşluklar var

Yeni Dünya Hava Kalitesi Raporu’na göre 54 ülkede yıllık ortalama PM2,5 düzeyi artarken, 75 ülkede azaldı, iki ülkede ise değişiklik olmadı.

Bu yılki rapora, geçen yıl yer almayan 12 ülke daha dahil edilmiş olsa da büyük veri boşlukları sürüyor. IQAir’e göre, dünya nüfusunun yalnızca küçük bir kısmı, mahalle ölçeğinde, gerçek zamanlı hava kalitesi bilgilerine erişebiliyor.

Bazı yerlerde ise durum daha da kötüleşiyor. Mart 2025’te Trump yönetimi, ABD Dışişleri Bakanlığının küresel hava kalitesi izleme programını iptal ederek milyonlarca insanı veriye erişimden mahrum bıraktı.

Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA), 44 ülkede izleme çalışmalarının zayıflatıldığını, altı ülkenin ise tamamen gözetimsiz kaldığını bildirdi.

IQAir Küresel CEO’su Frank Hammes, “İzleme yapmadan soluduğumuz havada ne olduğunu tam olarak anlayamayız,” diyor.

“Gerçek zamanlı verilere erişimi yaygınlaştırmak, topluluklara harekete geçme gücü veriyor. Emisyonları azaltarak ve iklim değişikliğiyle mücadele ederek küresel hava kalitesinde anlamlı ve kalıcı iyileşmeler sağlayabiliriz.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AB, Mercosur anlaşmasının 1 Mayıs'tan itibaren geçici olarak uygulanacağını açıkladı

Von der Leyen, AB'nin Avustralya ile ticaret anlaşmasını tamamladı

Hahn, AB’nin Kıbrıs Özel Temsilciliği görevinden istifa etti