İran savaşı kaynaklı enerji krizinin tetiklediği 'kömüre dönüş' endişeleri, verilerle desteklenmiyor.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) tarafından yayınlanan bir rapora göre, enerji krizi nedeniyle beklenen "kömürün geri dönüşü" senaryosu gerçekleşmedi.
Neredeyse gerçek zamanlı elektrik verilerini paylaşan ülkeleri analiz eden CREA, Mart ayında küresel kömür üretiminin değişim göstermediğini saptadı. Veriler, bazı santrallerin gazdan kömüre geçtiği Çin'deki yüzde 2'lik mütevazı artışa rağmen, Çin dışındaki ülkelerde kömür kullanımının yüzde 3,5 oranında düştüğünü ortaya koyuyor.
Bu süreçte, deniz yoluyla kömür taşımacılığı hacmi küresel çapta yüzde 3 oranında azalarak, COVID-19 salgınının zirve yaptığı 2021'den bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Toplam fosil yakıt kaynaklı elektrik üretimi bir önceki yıla göre yüzde 1 azalırken, doğal gazdan elektrik üretimi ise yüzde 4 oranında düştü.
Analiz, küresel kömür enerjisinin yaklaşık yüzde 87'sini, doğal gaz enerjisinin ise yüzde 60'ından fazlasını temsil eden Çin, ABD, AB ve Hindistan gibi dünyanın en büyük enerji piyasalarını kapsıyor.
Yenilenebilir enerji kaynakları enerji krizini hafifletmeye yardımcı oluyor
Bu tablo, Hürmüz Boğazı ablukasının neden olduğu büyük bir küresel enerji krizine rağmen gerçekleşti.
Kilit petrol ve gaz sevkiyat rotasının ablukaya alınması yakıt tedarikini sekteye uğrattı ve fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Yenilenebilir enerji kaynakları bu etkinin hafifletilmesinde önemli bir rol oynadı. Sadece güneş enerjisi mart ayında Avrupa'ya 3 milyar euro tasarruf sağladı.
Güneş enerjisi üretimi geçen ay yaklaşık yüzde 14 artarken, rüzgar enerjisi de analiz edilen ülkelerde yaklaşık yüzde 8 artış gösterdi.
Kapatılmadan önce Hürmüz Boğazı küresel Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) taşımacılığının neredeyse beşte biri için kullanılıyordu ki CREA'nın tahminlerine göre bu miktar Fransa'nın yıllık elektrik üretimine eşdeğer bir güç üretmeye yetiyor.
Ancak CREA'ya göre, sadece 2025 yılında küresel olarak eklenen güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi bunu iki kat daha fazla dengelemeye yetecektir.
Neden 'kömüre geri dönülmedi'?
Benzer bir "kömüre geri dönüş" öngörüsü, Rusya 'nın Ukrayna'yı tamamen işgal etmesinin ardından Avrupa'ya gaz ihracatının düşmesiyle ortaya çıktı.
CREA'ya göre bu tahminler başlangıçta doğru çıktı ancak krizin uzun vadeli sonucu temiz enerjide keskin bir ivme ve 2023 yılında Avrupa'nın kömür kullanımı ve CO2 emisyonlarında rekor bir düşüş oldu.
CREA'ya göre, Hürmüz'ün etkin bir şekilde kapatılmasının ardından mart ayında, kömür yakıtlı elektrik üretimi en keskin şekilde ABD, Hindistan, AB, Türkiye ve Güney Afrika'da düştü. Bunun en büyük nedeni, kömürün krizden önce bile gazdan daha ucuz olması, yani kalan santrallerin halihazırda yoğun bir şekilde kullanılması ve daha fazla artış için çok az alan bırakmasıdır.
Bazı ülkeler enerji arz krizine yanıt olarak kömürlü termik santralleri yeniden açmayı, kapatmayı ertelemeyi ya da kullanımını artırmayı planladıklarını açıklasa da, birçok ülkede kömürlü termik santrallerin kademeli olarak devre dışı bırakılması, bu santrallerin üretimi hızla artırmakta zorlanacağı anlamına geliyor. Nitekim CREA'ya göre, mart ayında hiçbir ülkede kömürlü termik santraller hizmete geri dönmedi ya da kapanışları ertelenmedi.
CREA'ya göre, enerji krizi nakliye maliyetlerini artırarak kömürü yenilenebilir enerji üretmek ve depolamaktan daha pahalı hale getirdikçe kömüre yatırım yapmanın ekonomik gerekçesi de zayıflıyor.
İthal yakıtlara bağımlılığı azaltmak için elektrifikasyon, ısı pompaları ve güneş enerjisine hız veren ülkeler arasında Fransa ve İngiltere'nin de yer aldığı Avrupa, şimdiden önlem almaya başladı. Dünya çapındaki benzer hamleler, enerji güvenliğinin fosil yakıtlardan ziyade yenilenebilir enerji kaynaklarına giderek daha fazla bağlı olduğunu gösteriyor.
Bunun bilincinde olan hükümetler 24-29 Nisan tarihlerinde Kolombiya'nın Santa Marta kentinde düzenlenecek Birinci Uluslararası Fosil Yakıtlardan Adil Geçiş Konferansı'nda fosil yakıtlardan nasıl uzaklaşılacağını tartışmak üzere bir araya gelecek.