ABD federal mahkemesi, Trump yönetiminin girişiminin geçerli seçmenlerin anayasal oy hakkını kullanmasını engelleme riski taşıdığını ve Amerikalıların mahremiyet haklarını ihlal ettiğini belirtti.
ABD'de bir federal yargıç, Trump yönetiminin seçimleri ulusal düzeyde merkezileştirme çabalarının merkezinde yer alan ve yakın zamanda yenilenen bir federal aracın artık kullanılamayacağına hükmetti.
Pazartesi günü ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Sparkle L. Sooknanan, Hak Sahiplikleri İçin Sistematik Yabancı Doğrulaması (Systematic Alien Verification for Entitlements - SAVE) adlı programa yapılan son güncellemelerin, Amerikalıların hassas kişisel verilerini seçmenlerin hatalı şekilde seçmen kütüklerinden silinmesine yol açabilecek biçimde bir araya getirdiğini savunan hak örgütlerini haklı buldu.
Sooknanan, kararını açıkladığı hükümde, "Sonuç olarak federal hükümet, Amerikan vatandaşlarının mahremiyet haklarını, kutsal oy hakkını tehdit edecek şekilde bilerek çiğnemiştir. Bu mahkeme, böyle bir şey olurken sessiz kalamaz," dedi.
Sooknanan, Kongre’nin hükümetin Amerikalıların kişisel kimlik bilgilerini merkezileştirmesini açıkça yasakladığını belirtti. Yargıç, SAVE programını oluşturan federal kurumların da veri tabanının bu yasal korumaları ihlal ettiğini bildiğini ifade etti.
Karar, ABD Başkanı Donald Trump’ın federal kurumları kullanarak vatandaş olmayan kişilerin eyalet seçmen kütüklerinde yasa dışı şekilde yer almasına karşı ülke çapında baskı kurulmasını teşvik etme çabalarına yönelik büyük bir hukuki darbe niteliği taşıyor.
Eleştirmenlerin yasa dışı merkezi bir federal seçmen bilgi veri tabanı olarak nitelendirdiği değiştirilmiş SAVE sistemi, Cumhuriyetçi başkanın bu yılın başlarında imzaladığı ikinci seçim kararnamesinin temel dayanaklarından biriydi. Kararla birlikte sistemin geleceği belirsiz hale geldi.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı Başhukuk Müşaviri James Percival, sosyal medya paylaşımında karara ilişkin olarak, "Solun, var olmadığında ısrar ettiği sorunları çözmemizi engellemek için bu kadar sert mücadele etmesi şaşırtıcı," dedi.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, karara ilişkin yorum olarak Percival’ın paylaşımını gösterdi. Adalet Bakanlığı ise e-postayla gönderdiği açıklamada, "Başkan Trump’ın göçmenlik uygulama gündemini ve İç Güvenlik Bakanlığı’nın vatandaşlığı doğrulamak için SAVE sistemini kullanmasını kararlılıkla savunmaya devam edeceğini" bildirdi.
Ulusal bir seçmen listesi oluşturmayı hedefleyen kararname, Trump’ın ikinci döneminde seçimlerin yürütülme biçimini değiştirmek için attığı çok sayıda adımdan biri.
Trump ayrıca seçmen kaydı için vatandaşlığın belgeyle kanıtlanmasını zorunlu kılmaya çalıştı. Seçim Günü’nden sonra ulaşan posta oylarının sayılmasını yasaklamayı ve ABD Posta Servisi’nin onaylı seçmen listesinde yer almayan kişilere oy pusulası göndermesini engellemeyi de denedi.
Bu adımların çoğu farklı mahkemeler tarafından engellendi. Bunun nedenlerinden biri, Anayasa’nın seçim kurallarını belirleme yetkisini eyaletlere ve Kongre’ye vermesi, ancak başkana böyle bir yetki tanımamasıydı.
Vatandaş olmayan kişilerin oy kullanması halihazırda yasa dışı. Bu fiil, sınır dışı edilmeye yol açabilecek olası bir ağır suç olarak cezalandırılabiliyor. Ancak bu durum nadir görülüyor ve eyalet seçmen kütüklerinde yer alan kişilerin yalnızca çok küçük bir bölümünü oluşturuyor.
SAVE programı, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın federal, eyalet ve yerel kurumlara kamu yardımlarının vatandaş olmayan kişilere gitmesini önleme konusunda destek vermesini zorunlu kılan bir göçmenlik yasası kapsamında oluşturuldu.
Trump yönetiminin Nisan 2025’te programın arama kabiliyetlerini önemli ölçüde genişletmesinin ardından, yarım düzineden biraz fazla eyalet seçmen kütüklerini kontrol etmek için sistemi kullandı. O tarihten bu yana program üzerinden en az 67 milyon seçmen kaydı tarandı.