Loader
Bize Ulaşın
Reklam

DEM Parti'den Meclis Başkanı'na çağrı: SDG lideri Mazlum Abdi Türkiye'ye davet edilmeli

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ©  owner/dempartibasin
© owner/dempartibasin
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

SDG’nin feshi ve Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atanmasının ardından konuşan Ayşegül Doğan, gelişmelerin Türkiye’deki çözüm süreciyle birlikte ele alınmasını istedi. Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi ve gazetecilerle görüşebilmesi çağrısı yaptı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan cuma günü yaptığı basın açıklamasıyla, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) feshedildiğini duyuran eski SDG lideri Mazlum Abdi'nin Türkiye çağrılması için Meclis Başkanlığı'na çağrı yaptı.

REKLAM
REKLAM

Asıl adı Ferhat Abdi Şahin olan Mazlum Abdi, geçen hafta Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını açıklamıştı. Ardından SDG'nin feshedildiğini duyuran Abdi, Suriye'de bugün yayımlanan kararnameyle Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandı.

Türkiye'de ise cuma günü Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameyle Suriye diplomatik pasaport sahiplerine vize muafiyeti getirildi. Bu iki gelişmenin arka arkaya gelmesi Abdi'nin Türkiye'ye olası bir ziyaretinin önünün açılıp açılmadığına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Bu gelişmeler ışığında DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı çözüm süreci çerçevesinde şöyle konuştu:

"‘Mazlum Abdi Türkiye'ye gelecek mi? İlham Ahmed Türkiye'ye gelecek mi?’ diye soruluyor. Gelmeli, davet edilmeliler. Biz DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz, daha önce de yapmıştık. Tabii ki gelmeliler, buraya davet edilmeliler. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosu üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?"

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşuyor, 25 Ağustos 2026
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşuyor, 25 Ağustos 2026 AP Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved

Danışmanlığına dair atamayla ilgili kararnamede Mustafa Halil Abdi adı kullanılan Mazlum Abdi, Türkiye’nin aranan teröristler listesinde yer alıyor. Hakkında ödül ve Interpol kırmızı bülteni bulunuyor.

İlham Ahmed kimdir?

Afrin doğumlu Suriyeli Kürt siyasetçi İlham Ahmed, 1990’lı yıllardan bu yana Kürt siyasi hareketi ve kadın hakları alanında faaliyet gösteriyor.

Ahmed, SDG’nin siyasi kanadı olarak nitelenen Suriye Demokratik Meclisinin kurucu isimleri arasında yer aldı ve 2015-2018 döneminde eş başkanlık yaptı.

Son olarak özerk yönetimin Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı olarak ABD, Fransa, Rusya ve Şam yönetimiyle temasları yürüttü.

Mazlum Abdi ile birlikte Suriye devletine entegrasyon müzakerelerinde rol alan Ahmed'in yeni görevinin ise Halk Meclisi'nde milletvekilliği olabileceği iddia edilmişti.

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabawat, X hesabından Arapça ve Kürtçe bir paylaşım yaparak Ahmed’i Suriye Halk Meclisi üyeliğine seçilmesi dolayısıyla kutladı.

Kabawat, "Milletvekili meslektaşım İlham Ahmed’i tebrik ederim. Kendisiyle yaptığım görüşmelerde saygın, deneyimli, Kürt halkını seven ve kadın haklarını destekleyen bir siyasetçi gördüm. Yeni görevinde başarılar dilerim," ifadelerini kullandı.

'Türkiye’nin barışı Orta Doğu’da modele dönüşebilir'

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’de yürütülen süreçle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, kalıcı bir barışın Orta Doğu için örnek oluşturabileceğini savundu.

"Türkiye eğer kendi barışını sağlayabilirse, bunu kalıcı hale getirebilirse tüm bu gelişmeler Orta Doğu’da da bir modele dönüşebilir," diyen Doğan, Suriye Kürtlerinin ülkenin geri kalanıyla bütünleşmesi konusunda önemli bir eşiğin aşıldığını belirtti.

Doğan, SDG’nin feshi ve entegrasyon sürecinin diyalogla yürütülmesini sağlayan aktörleri tebrik ettiklerini söyledi.

Mazlum Abdi’nin hayatının büyük bölümünü çatışma alanlarında geçirdiğini belirten Doğan, "Rojava meselesini hukuk ve siyaset zemininde çözme iradesi göstermesi hafife alınamayacak bir kararlılık örneği," dedi.

İlham Ahmed’in süreçteki rolüne de değinen Doğan, Ahmed’in kadınların yok sayıldığı bir coğrafyadan çıkarak diplomasi becerisi ve siyasi mücadelesiyle uluslararası alanda saygı duyulan bir aktöre dönüşmesini "büyük bir başarı" olarak nitelendirdi.

'Süreç bürokratik bir alana sıkışmamalı'

Doğan, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti’nin ise "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak adlandırdığı girişimin yalnızca devlet kurumları arasında yürütülmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de barış ve demokrasi için uzun süredir çalışan önemli bir toplumsal birikim bulunduğunu belirten Doğan, sivil toplumun ve bu konuda deneyim sahibi kişilerin oluşturulacak kurullara katkı sunabilmesinin önünün açılmasını istedi.

"Yalnızca bürokratik bir alana sıkışmış bir koordinasyondan değil, toplumsallaşan bir süreçten ve toplumun farklı kesimlerini de bu kurulların içerisine dahil edebilecek mekanizmaların etkin bir biçimde devreye konulmasından bahsediyorum," dedi.

Doğan, sürecin aynı zamanda bir "inşa süreci" olduğunu belirterek toplumun desteğinin doğrudan ve görünür biçimde sağlanmasının kritik önem taşıdığını söyledi.

'Öcalan’ın süreçteki pozisyonu belirginleştirilmeli'

Abdullah Öcalan’ın süreçte "ağır ve tarihî bir sorumluluk" üstlendiğini savunan Doğan, bu sorumluluğu yerine getirebilmesi için gerekli imkân ve koşulların oluşturulmasını istedi.

Öcalan ile ilgili süren statü tartışmalarıyla ilgili olarak, rolünün yalnızca silahsızlanmanın koordinasyonuyla sınırlandırılmaması gerektiğini söyleyen Doğan, "Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini kalıcı hale getirmek için de bu sürecin içerisindeki pozisyonunun belirginleştirilmesi ve koordinasyonu sağlayabilecek hale getirilmesi partimiz açısından oldukça kritik," dedi.

Öcalan’ın, "Sabırla bu yolu açmanın tarihî bir fırsat olduğunun bilincinde olarak basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek birlikte ortak yaşamı öğrenelim," mesajını hatırlatan Doğan, yeni dönemde siyasi dilin de değişmesi gerektiğini söyledi.

"Bu yeni dönemin dili yeni sözlerle, yeni kelimelerle olmalı. Sürekli itham eden, sorgulayan, yargılayan bir dil yerine empati yapabileceğimiz bir dili, karşılıklı hassasiyetleri gözeterek geliştirebilmeliyiz," ifadelerini kullandı.

'Gazeteciler Öcalan’la görüşebilmeli'

Öcalan’a atfedilerek kamuoyuna sızdırılan bazı metinlerin gerçek olmadığını belirten Doğan, bu durumun İmralı’dan ve Kandil’den yapılan açıklamaların yanı sıra Öcalan’ın mesajıyla da yalanlandığını söyledi.

Öcalan’ın mesajında kullandığı "bana yönelik komplo" ifadesinin ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Doğan, buna doğrudan Öcalan’ın yanıt vermesi gerektiğini belirtti.

DEM Parti heyetinin henüz İmralı’ya gitmediğini söyleyen Doğan, "Neden bunu böyle değerlendirdiğini doğrudan kendisine sorma imkânımız olmadı. Sizler de soruyu yöneltemiyorsunuz. Biz ancak yorum yapabiliyor oluyoruz," dedi.

Gazetecilerin Öcalan’la doğrudan görüşebilmesi çağrısını yineleyen Doğan, "Gazeteciler artık özgürce sorularını Sayın Öcalan’a yöneltebilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli," ifadelerini kullandı.

Doğan, doğrudan iletişimin kamuoyundaki soru işaretlerini gidereceğini ve "provokatif girişimlerin" oluşturduğu riskleri azaltacağını savundu.

Erdoğan ve Bahçeli ile yeni görüşme planı yok

Doğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan veya MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile şu aşamada planlanmış yeni bir görüşme bulunmadığını açıkladı. Önümüzdeki günlerde benzer temasların gündeme gelebileceğini belirtti.

Sürecin hızlanmasını istediklerini söyleyen Doğan, ülkeye dönüşleri sağlayacak mekanizmaların kısa sürede işler hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Riskler, provokasyonlar ve hep söylendiği üzere sürecin enfekte edilmesi riskine karşı süreci çok da sarkıtmamak gerekiyor," dedi.

SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon süreci

SDG lideri Mazlum Abdi, geçtiğimiz haftalarda Kamışlı’da yaptığı konuşmada örgütün askerî, güvenlik ve idari yapılarının Suriye devletine entegrasyonunun tamamlandığını açıklamıştı.

Abdi, bundan sonraki aşamada Kürtlerin haklarının anayasada güvence altına alınmasına odaklanacaklarını belirtmişti.

Süreç, tarafların ocak ayında imzaladığı entegrasyon anlaşmasına dayanıyor. Ahmed eş-Şara da 16 Ocak’ta Kürtlerin ulusal haklarını güvenceye alan, Kürtçeyi ulusal dil ve Nevruz’u resmî tatil olarak tanıyan bir kararname imzalamıştı.

Türkiye, SDG’nin ana bileşeni YPG’yi PKK’nin Suriye kolu olarak kabul ediyor. PKK; Türkiye, Avrupa Birliği, ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın terör örgütleri listesinde bulunuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

SDG lideri Mazlum Abdi, Suriye lideri eş-Şara'nın danışmanı olarak atandı

Kürtlerin öncülüğündeki SDG güçleri, Suriye ordusuna katılarak kendini feshettiğini duyurdu

SDG güçleri, Şam yönetimi ile entegrasyonun tamamlandığını bildirdi