EventsEtkinliklerPodcasts
Loader

Bize Ulaşın

REKLAM

Restoran ve oteller gıda israfını azaltmak için neler yapıyor?

Restoran ve oteller gıda israfını azaltmak için neler yapıyor?
© euronews
© euronews
By Euronews
Haberi paylaşın
Haberi paylaşınClose Button
Aşağıda yerleştirilen video haber linkini kopyalayın/yapıştırınCopy to clipboardCopied

Dünya net sıfır hedefine bir an önce ulaşmaya çalışırken otel ve restoranlar sürdürülebilir bir gıda devrimine öncülük ediyor. The Exchange'in bu bölümünde, bildiğimiz anlamda konukseverliği değiştirmeye hazırlanan kampanyanın ardındaki vizyoner insanlarla tanışıyoruz.

REKLAM

Daha sürdürülebilir yiyeceklere olan talep giderek artıyor ve hükümetlerle uluslararası kuruluşlar gezegene yardımcı olmak için beslenme şeklimizi değiştirmemizi istiyor.

Peki ya sıradan insanlardan çok daha fazla kaynak tüketen büyük işletmelere ne demeli?

Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar açlığın olmadığı bir dünya çağrısında bulunuyor. Ve şirketleri, hâlâ düzenli olarak yeterli gıdaya erişim mücadelesi veren 2,4 milyar insana yardım etmek için üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyor.

Tüketicilere sunulan toplam gıdanın yüzde 17’si kadarının israf edildiği tahmin ediliyor. Potansiyel olarak 931 milyon tonluk bir yemek israfından bahsediliyor. BM, vatandaşları, şirketleri ve hükümetleri atıkları azaltmak ve daha döngüsel yeni bir ekonomi şekillendirmek için birlikte çalışmaya çağırıyor.

Ulusal karbon emisyonu taahhütlerinin, küresel ısınmayı sınırlamak ve 2050’ye kadar net sıfır bir dünya oluşturmak için yeterli olmaması nedeniyle, daha acil bir eylem talep ediliyor. 

Ünlü şef ve Birleşmiş Milletler Gıda İsrafı Savunucusu Leyla Fathalla şeflerin gıda israfını azaltmak için yapması gerekenleri şöyle anlatıyor:

"Öncelikle alışveriş aşamasından başlayalım. Tariflerimiz için alışverişe çıkmadan önce haftamızı planlamalıyız. Malzemelerimizi, o hafta pişireceğimiz tariflerin listesine göre almalıyız. Böylece, hafta sonuna kadar çöpe gidecek hiçbir malzeme almamış oluruz. Tıpkı matematikte olduğu gibi ailemizin ne kadar tüketeceğini hesaplamalı ve ona göre yemek yapmalıyız. Eğer fazla kalırsa diğer insanlara verebiliriz. Her şeyden önce, halihazırda dolabımızda ve mutfağımızda olanları pişirelim veya kullanalım. Böylelikle daha az gıda atığı çıkarırız."

The Walfort Astoria Lusail’in gıda sürdürülebilirliği stratejisi

Uluslararası bir otel, sürdürülebilir bir gıda stratejisi benimsediğinde neler olur?

Emma Banks, Katar’daki The Walfort Astoria Lusail Otel'de yiyecek ve içecek tüketim şeklimizi değiştiren vizyonerlerden biri.

Banks, "Araştırmalar, ramazan ayında ve diğer bayram ve kutlamalar sırasında gıda israfının yüzde 25 ila 50 artabildiğini gösteriyor. Otellerimiz, iftar ve sahur menülerine değişimin reçetesi olan sürdürülebilirlik mesajını koydu. Bunu misafirlerini gıda israfı üzerine düşündürmek için yaptık. Mümkün olduğunca çok yerel ve bitkisel ürün kullanmak için yerel çiftliklerle ortaklık kurduk, bu da kilometreleri en aza indirdiğimiz için yine daha karbon dostu. Ayrıca, plastik kullanımını da mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyoruz. Winnow ile iş birliği yaparak, atıkları izleyip takip etmek ve gelecekte gıda israfını nasıl en aza indirebileceğimiz konusunda fikir edinmek için yapay zeka teknolojilerini kullandık." şeklinde konuşuyor.

Otelin ortaklık kurduğu teknoloji şirketi Winnow'dan David Jackson ise çalışmalarını şöyle anlatıyor:

"Winnow'da şeflerin gıda israfını yarı yarıya azaltarak daha kârlı ve sürdürülebilir bir mutfakta çalışmalarına yardımcı olmak için yapay zeka araçları geliştiriyoruz. Çalıştığımız yapay zeka alanı bilgisayar görüşü, makineye mutfakta çöpe atılan yiyecekleri görmeyi ve tanımayı öğretiyoruz. 67 ülkeden binlerce şefle çalışıyoruz. Yeşil Ramazan kampanyasının bir parçası olarak Hilton ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz; verilerimiz ekiplerin gıdaların tam olarak nerede israf edildiğini tespit etmelerine yardımcı oluyor ve sonra onlara değişimi yönlendirecek içgörüler sağlıyor. Davranış bilimi öncülüğünde, gıda israfını azaltırken müşteri memnuniyetini artıracak çözümler uygulamak için büfelerdeki belirli öğeleri ve belirli alanları tanımlayabilirler."

Lusail’deki The Waldorf Astoria Otel, lüks ve sürdürülebilirliğin gerçekten de bir arada var olabileceğini gösteriyor.

Avrupa Birliği Yeşil Haftası

Avrupa'ya kaydettiğimiz ilerlemeyi kutlama ve bireyleri, toplulukları ve kuruluşları gelecekte çevremizi korumak ve eski haline getirmek için daha güçlü adımlar atmaya teşvik etme fırsatı veren AB Yeşil Haftası, mayıs sonunda başladı. 

Avrupa Birliği çevre sözcüsü Adalbert Janhz, bu etkinliğin daha sürdürülebilir olma çabasında neden bu kadar önemli olduğunu şöyle özetliyor:

"AB Yeşil Haftası yaklaşık yirmi yıldır düzenlediğimiz bir etkinlik. Ana fikri, tüm Avrupa’da politika yapıcılar ve karar vericilerden oluşan çevre topluluğunu, genel olarak çevre politikalarında nasıl ilerleyeceğimizi tartışmak üzere büyük bir konferans için Brüksel'de bir araya getirmek. Kolektif düşünme ve sürdürülebilirlik yolunda ilerleme açısından gerçekten önemli bir an. AB yeşil anlaşması bu Avrupa komisyonunun ilk önceliği ve bunun önemli bir nedeni var. Doğayı ve iklimimizi tahrip etmeden refahımızı daha sağlam bir temele oturtacak daha sürdürülebilir bir dünyaya ulaşmak için şu anda gerçekten küçük bir fırsata sahibiz."

Birleşmiş Milletler 2030’a kadar açlığın olmadığı bir dünya hedeflerken tüm şirketler üzerine düşeni yapmaya çağrılıyor. Ancak dünyada hâlâ yılda bir milyar tona yakın gıda israfı yapılıyor. Hâlâ yeterli gıda bulmakta zorlanan 2,4 milyar insana yardımcı olmanın yollarını bulmak için, tüm dünyanın iş yapma biçiminde büyük bir zihniyet değişikliği gerekecek.

Haberi paylaşın

Bu haberler de ilginizi çekebilir

ABD'de laboratuvarda üretilen tavuk eti satışına onay