Washington yüzde 10’luk genel ithalat tarifesini uygulamaya başladı ancak bunu yüzde 15’e çıkarabilir. Ekonomistler, Portekiz’in fiili artıştan en fazla etkilenen ülkelerden biri olabileceği uyarısında bulunuyor.
Washington’ın yeni genel ithalat vergisini yüzde 15’e çıkarması halinde Portekiz’in ABD’nin ihracatına uyguladığı fiili tarifelerde en yüksek artışla karşılaşabilecek AB ülkeleri arasında yer alabileceği belirtiliyor. Jornal de Negocios’un aktardığı tahminlere göre, nihai orana ilişkin belirsizlik ise ihracatçıları tedirgin ediyor.
ABD, Başkan Donald Trump’ın tarifeyi yüzde 15’e çıkarma isteğini dile getirmesinin ardından 24 Şubat’ta küresel ölçekte yüzde 10’luk ithalat vergisini uygulamaya başladı.
Bu adım, ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Trump’ın önceki kapsamlı gümrük tarifesi planını iptal etmesinin ardından geldi.
Uygulamanın yürürlüğe girmesinden saatler önce ABD Gümrük ve Sınır Koruma İdaresi, ithalatçılara gönderdiği notta "özel olarak muaf tutulmadıkça tüm ülkelere 150 gün boyunca yüzde 10 vergi uygulanacağını" bildirdi.
Amerikan basınının federal hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre Trump, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 122. maddesi uyarınca yüzde 15’lik tarifeyi yürürlüğe koymayı planlıyor. Ancak artışı resmileştirecek başkanlık kararnamesinin ne zaman yayımlanacağına ilişkin bir tarih verilmedi.
Oranın yüzde 15’e yükselmesi durumunda Portekiz’in, AB içinde tarifeden kaynaklanan maliyet artışını en fazla hissedecek ülkeler arasında yer alacağı belirtiliyor. Jornal de Negocios, bu değerlendirmede Fransa’daki IESEG School of Management’ta görev yapan Belçikalı ekonomist Eric Dor’un tahminlerine atıfta bulundu.
Muafiyetler tarifelerin etkisini hafifletebilir
Belçikalı ekonomist Eric Dor, Euronews’e yaptığı açıklamada manşetteki tarife oranının yanıltıcı olabileceğini söyledi. Dor’a göre fiili vergi yükü, "ülkelerin ABD’ye ihraç ettiği ürünlerin bileşimine bağlı olarak" ülkeden ülkeye önemli ölçüde değişiyor.
ABD yönetiminin cuma günü yayımladığı ve yüzde 10’luk tek bir vergi oranı öngören yasal metinde, ilaç ve elektronik ürünler dahil olmak üzere çeşitli mallar için muafiyetler de yer alıyor.
Dor, ihracatının daha büyük bölümünü muaf ürünlerden oluşturan ülkelerin, ağırlıklı olarak muafiyet kapsamı dışında kalan ürünleri satan ülkelere kıyasla daha düşük ortalama tarife yüküyle karşılaşacağını belirtti.
Ayrıca yüksek oranda çelik veya alüminyum içeren ürünlerin yüzde 50’lik vergiye tabi olmaya devam ettiğini hatırlattı.
Bu durum önemli çünkü geçen temmuz ayında varılan AB–ABD ticaret düzenlemesi, AB’den ABD’ye yapılan ihracatın büyük kısmı için yüzde 15’lik temel bir oran belirlerken, çelik ve alüminyuma yüzde 50’lik vergiyi korumuş ve ayrı bir muafiyet listesi oluşturmuştu.
Dor, söz konusu anlaşma kapsamında aralık ayında "Portekiz’den yapılan ithalata uygulanan ortalama ABD gümrük vergisi oranının yüzde 8,54 olduğunu", buna karşılık "İsveç’ten yapılan ithalatta bu oranın yüzde 12,71’e ulaştığını" söyledi.
Muafiyet kapsamındaki ilaç ürünlerini yoğun şekilde ihraç eden İrlanda, Belçika ve Fransa gibi ülkelerde ise ortalama tarife oranının daha da düşük olduğunu kaydetti.
Bu çerçevede Dor, temmuz anlaşması yürürlükteyken Portekiz’in ABD’ye ihracatta ortalama tarife oranı en düşük AB ülkeleri arasında yer alacağını savundu.
Bunun nedeni olarak da bazı Portekiz ürünlerinin muafiyet kapsamında bulunmasını ve ülkenin yüzde 50’lik çelik ve alüminyum vergisinden etkilenen ürünleri nispeten az ihraç etmesini gösterdi.
Ancak Dor’a göre asıl sorun, yeni yüzde 10’luk küresel vergiye eklenen muafiyet listesinin AB–ABD anlaşmasındaki muafiyetlerden farklı olması. Bu durum Avrupa’daki ihracatçılar için "büyük bir belirsizlik" yaratıyor.
“AB ülkeleri için muafiyet dışı mallara uygulanan yüzde 15’lik temel tarifenin yüzde 10’a düşürülüp düşürülmeyeceği ya da yüzde 15’te kalıp kalmayacağı da net değil," diyen Dor, nihai orana ilişkin belirsizliğin sürdüğünü vurguladı.
Dor’a göre, eğer tüm ürünlere tek tip yüzde 15’lik bir tarife uygulanırsa Portekiz, AB içinde en büyük artışla karşılaşacak sekizinci ülke olabilir.
Artış oranının yaklaşık yüzde 6,5 düzeyinde olabileceğini belirten Dor, ancak bu senaryonun tüm ürünlere vergi uygulanması durumunda geçerli olacağını, cuma günü yayımlanan yasal metinde ise çok sayıda muaf ürün bulunduğunu ve bunun etkiyi sınırlayabileceğini ifade etti.
Yüzde 10’luk vergi farklı bir etki yaratır mı?
Dor’a göre, AB ülkelerine uygulanacak tarife oranı yüzde 10’da kalırsa Portekiz’in konumunda bir değişiklik olmayacak.
"Teknik olarak Portekiz yine sekizinci en büyük farkı yaşayan ülke olur,” diyen Dor, ancak Portekiz’in AB içinde en çok etkilenecek sekizinci ülke olacağı yönündeki iddiaların, muafiyetleri hesaba katmadığı için "yanlış ya da belirsiz varsayımlara" dayandığını vurguladı.
Dor, cuma günü yayımlanan yasal belgede "çok sayıda muafiyet" bulunduğuna dikkat çekerek, bu muafiyetlerin geçen yaz imzalanan AB – ABD anlaşmasında öngörülenlerden önemli ölçüde farklı göründüğünü söyledi.
Dor, "Bu nedenle, her bir AB ülkesinden yapılan ithalata uygulanacak yeni ortalama gümrük vergilerinin hesaplanabilmesi için netlik sağlanması gerekiyor," değerlendirmesinde bulundu.