Almanya ve Japonya’nın da aralarında olduğu G7 ülkeleri, çatışma başlangıcından bu yana fiyatların yüzde 20 artması üzerine, IEA da tarihindeki en büyük eşgüdümlü müdahale olabilecek stratejik petrol rezervi salımına hazırlanıyor.
Almanya ve Avusturya, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) üyelerinden İran savaşı nedeniyle tırmanan enerji fiyatlarını dizginlemek için 400 milyon varil petrol piyasaya sürmelerini isteyen talebinin ardından, petrol rezervlerinin bir bölümünü devreye sokacaklarını bildirdi.
Japonya da pazartesiden itibaren rezervlerinin bir kısmını piyasaya süreceğini duyurdu.
Almanya ve Japonya, ABD, İngiltere, İtalya, Kanada ve Fransa'nın da yer aldığı hükümetler arası ekonomik forum Yediler Grubu'nun (G7) üyesi; G7, son 2 gün içinde petrol fiyatlarındaki sert yükselişi ele almak üzere acil görüşmeler yaptı.
G7, kendi rezervlerini hemen devreye sokma konusunda ise uzlaşmaya varmadı.
Bunun yerine IEA'dan durumu değerlendirmesini ve stratejik stokların eşgüdümlü biçimde piyasaya sürülmesine ilişkin seçenekler hazırlamasını istedi.
Ajans da bunun üzerine, harekete geçilip geçilmeyeceğine karar vermek için 32 üye ülkenin hükümetlerini olağanüstü toplantıya çağırdı.
Çarşamba günü tamamlanması beklenen işte bu toplantıda, 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesini öngören öneri şekillendi.
G7'nin rolü, yönü belirleyip bir plan talep etmek anlamında siyasi oldu. IEA'nın rolü ise resmi onayı verip, gerçekten piyasaya petrol akışı sağlayacak bir serbest bırakmayı koordine etmek bakımından teknik nitelik taşıyor.
Açıklama, uluslararası gösterge niteliğindeki Brent petrolünün fiyatı pazartesi günkü zirvelerin belirgin şekilde altına inse de savaşın başlangıcına kıyasla hâlâ yaklaşık yüzde 20 daha yüksek seyrediyorken yapıldı.
Dünyanın dört bir yanındaki tüketiciler ise akaryakıt istasyonlarında bu etkinin faturasını şimdiden hissediyor.
IEA üyesi ülkeler tarafından daha önce yapılan en büyük ortak acil durum stok tahliyesi, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı topyekûn işgalinin yol açtığı enerji şokunun ardından piyasaya sürülen 182,7 milyon varil olmuştu.
IEA üyelerinin elinde şu anda kamuya ait acil durum petrol stoklarından 1,2 milyar varilden fazlası bulunuyor; buna ek olarak, hükümet yükümlülüğü kapsamında tutulan 600 milyon varillik sanayi stoku daha var.
Yediler Grubu'nun enerji bakanları, salı günü yaptıkları açıklamada "stratejik rezervlerin kullanılmasını da kapsayan, duruma yönelik proaktif tedbirlerin hayata geçirilmesini" ilke olarak desteklediklerini bildirerek, Berlin ve Viyana'dan çarşamba günü gelecek eşgüdümlü adımın zeminini hazırladı.
İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme olarak tüm Basra Körfezi'nde ticari gemileri hedef aldı; küresel enerji endişeleri artarken, petrol zengini bölgeyi sıkıştırmaya yönelik kampanyasını tırmandırdı.
İran, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin Basra Körfezi'nden Hint Okyanusu'na taşındığı Hürmüz Boğazı'ndaki yük trafiğini fiilen durdurmuş durumda.
ABD ordusu, salı günü yaptığı açıklamada, boğaz yakınlarında İran'a ait 16 mayın döşeme aracını imha ettiğini duyurdu ancak Başkan Donald Trump, sosyal medya paylaşımlarında İran'ın geçiş yoluna mayın döşediğine dair doğrulanmış bir ihbar bulunmadığını söyledi.
Uzmanlara göre, boğaza gerçekten mayın döşenmiş olması halinde, çatışmalar sona erdikten sonra dahi temizliğin en az birkaç hafta sürmesi gerekebilir.
Karanlık filolar mı?
Aksaklıklara rağmen bir miktar trafik sürüyor.
Güvenlik şirketi Neptune P2P Group, çarşamba günü yaptığı açıklamada, 8 Mart'tan bu yana boğazdan yedi geminin geçtiğini, bunlardan beşinin İran bağlantılı deniz taşımacılığıyla ilişkili olduğunu bildirdi.
Normal zamanlarda ise boğazdan günde genellikle 100'den fazla gemi geçiş yapıyor.
Bazı tankerler, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) takip cihazlarını kapatarak sözde 'karanlık' geçişler yapıyor; bu uygulama genellikle yaptırımlara tabi İran petrolünü taşıyan gemilerle ilişkilendiriliyor.
Emtia takip şirketi Kpler, bu arada İran'ın Umman Denizi kıyısındaki Jask petrol terminali üzerinden ham petrol ihracatına yeniden başladığını, 7 Mart'ta terminalde yaklaşık 2 milyon varil yükleme yapan bir tankerin bulunduğunu belirtti; bu da Tahran'ın boğazı baypas ederek petrol sevkiyatı yapma kapasitesini kısmen koruduğuna işaret ediyor.
Tahran ayrıca Körfez'deki Arap ülkelerinin petrol sahalarını ve rafinerilerini hedef alarak, ABD ile İsrail'i saldırılarını sonlandırmaya zorlayacak düzeyde küresel ekonomik acı yaratmayı amaçlıyor.
IEA'ya göre, ham petrol ve rafine ürünlerin ihracat hacmi şu anda savaş öncesi seviyelerin yüzde 10'unun bile altında.