Merkez Bankası’nın mart ayı anketine göre hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 49,89’a çıktı. Ankete katılanların büyük bölümü enflasyonun daha da yüksek seyredeceğini düşünürken, fiyat baskısında gıda ve enerji başı çekti, yatırım tercihlerinde altın açık ara ilk sırada kaldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) her ay düzenli olarak kamuoyuyla paylaştığı Hanehalkı Beklenti Anketi'nin çarşamba günü yayımlanan Mart 2026 sonuçlarına göre hanehalkı enflasyon beklentisi yüzde 50'ye yaklaştı.
12 ay sonrasına yönelik enflasyon beklentisi, mart ayında 1,08 puanlık artışla yüzde 49,89'a ulaştı. Bu oran ocak ve şubat aylarında yüzde 48,81 seviyesinde yatay seyretmişti.
Psikolojik açıdan kritik bir eşik olarak değerlendirilen yüzde 50 sınırına yaklaşılması, kamuoyunda enflasyonist baskıların ne ölçüde içselleştirildiğinin somut bir göstergesi olarak görülüyor.
5-13 Mart tarihleri arasında 2 bin 985 hanenin yanıtladığı ankette öne çıkan tablo, fiyat baskısının hem geriye dönük değerlendirmelerde hem de ileriye dönük beklentilerde güçlü biçimde hissedildiğini ortaya koyuyor.
Demografik kırılımlara bakıldığında enflasyon beklentisindeki farklılaşma da dikkat çekiyor. Kadınların enflasyon beklentisi yüzde 52,2 ile erkeklerin beklentisinin (yüzde 48,1) belirgin biçimde üzerinde seyrediyor.
Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde ise 55 yaş ve üzeri kesimin beklentisi yüzde 51,5 ile en yüksek seviyede bulunuyor Bu grubu yüzde 50,5 ile 40-54 yaş grubu izliyor.
Gelir düzeyi ile enflasyon algısı arasında da ters yönlü bir ilişki göze çarpıyor.
Asgari ücret ve altında gelir elde edenlerin 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 51,8 iken, iki asgari ücret ve üzerinde gelir elde edenlerde bu oran yüzde 48,6’da kalıyor.
Eğitim düzeyi arttıkça da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Yükseköğretim mezunlarının enflasyon beklentisi yüzde 49,1 ile genel ortalamanın altında seyrediyor.
Katılımcıların yüzde 69,3’ü ise gelecek 12 ay sonunda enflasyonun mevcut seviyenin üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor.
Bu oran ocakta yüzde 59,3, şubatta yüzde 63,4 düzeyindeydi. Veriler, her geçen ay daha geniş bir kesimin enflasyonun mevcut düzeyin üstünde kalacağını düşündüğüne işaret ediyor.
'Elinde nakit olsa ne yapardın?'
Yatırım tercihlerinde ise son günlerde gündemden düşmeyen altın, TCMB anketinde ilk sırada yer alarak yurttaşlar için rakipsiz bir güvenli liman olmayı sürdürüyor.
TCMB anketinde yer alan "Elinde nakit olsa ne yapardın?" sorusuna katılımcıların yüzde 55,2'si "altın alırım" yanıtını verdi. Bu oran şubattaki yüzde 55,5'ten yalnızca 0,3 puan geriledi; dolayısıyla altına olan ilgi, aylık dalgalanmalara karşın yapısal bir tercih olarak güçlü seyrini koruyor.
İkinci sırada ise yüzde 28,5 ile gayrimenkul (ev/dükkan/arsa) yer alıyor. Ocak'ta yüzde 31,2 olan bu oran şubatta yüzde 30,0'a, martta ise yüzde 28,5'e indi.
Üç aylık sürekli geri çekilme, yüksek konut fiyatlarının ve finansmana erişimdeki güçlüklerin gayrimenkule olan yatırım iştahını kademeli olarak törpülediğine işaret ediyor.
Diğer yatırım araçları ise oldukça geride kalıyor. Borsa tercihi yüzde 2,5, döviz yüzde 2,0, vadeli mevduat yüzde 3,5 seviyesinde. TL ve dövize dayalı yatırım fonlarına ilgi ise toplamda yüzde 2,3 gibi son derece düşük bir düzeyde.
Gıda liderliğini korurken yakıt endişesi sıçrama yaptı
Fiyat artışlarının en sert hissedildiği alan sorulduğunda, gıda mart ayında da ilk sıraya yerleşti.
Katılımcıların yüzde 40,5'i son bir yılda en fazla fiyat artışı yaşanan kategori olarak gıdayı işaret etti. Her ne kadar bu oran şubattaki yüzde 41,1'e kıyasla 0,6 puanlık hafif bir gerileme sergilese de gıda, vatandaşın bütçesindeki baskının sembolü olmayı sürdürüyor.
Ankette öne çıkan asıl sürpriz ise yakıt ve enerji cephesinden geldi. Son bir yılda en fazla fiyat artan kalem olarak yakıt ve enerjiyi gösteren katılımcıların oranı, şubattaki yüzde 24,0 seviyesinden martta yüzde 30,8'e fırladı.
Tek ayda gerçekleşen bu yaklaşık 6,8 puanlık sıçrama, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş nedeniyle küresel enerji piyasalarında ortaya çıkan dalgalanmaların ve yurt içi enerji fiyatlarındaki hareketlenmelerin vatandaş algısına ne kadar hızlı yansıdığını açıkça ortaya koyuyor.
Önümüzdeki 12 ayda da fiyatların en fazla artmasını beklediği ürün grupları sorulduğunda yakıt ve enerji yüzde 33,2 ile ikinci sıraya yerleşti. Bu oran Şubat'ta yüzde 24,8'di. Yüzde 36,1 ile birinci sırayı koruyan gıdayla aradaki fark giderek kapanıyor.
Diğer kategorilere bakıldığında kiralar, mart ayında fiyatı en çok artan üçüncü kalem olarak yüzde 16,2 ile öne çıktı; Şubat'ta bu oran yüzde 18,7'ydi.
Eğitim, otel-lokanta ve dayanıklı tüketim malları ise hem geçmiş değerlendirmelerinde hem de gelecek beklentilerinde görece daha düşük paylarda kaldı.
Konut fiyat beklentisi yatışıyor ama karamsar tablo sürüyor
Türkiye'nin kronik gündem maddelerinden biri olan konut fiyatlarında beklentiler bir ölçüde yumuşama sinyali veriyor. 12 ay sonrasına yönelik konut fiyat artış beklentisi, ocaktaki yüzde 39,23 ve Şubat'taki yüzde 35,41 seviyelerinden martta yüzde 35,05'e geriledi.
Ancak bu görece toparlanma tabloyu temelden değiştirmiyor. Ankete katılanların yüzde 64,5'i konut fiyat artışının mevcut oranın üzerinde kalacağını öngörüyor.
Bu oran ocakta yüzde 58,7, Şubat'ta ise yüzde 63,0'dı; yani her ne kadar beklenen artış miktarı gerilemişse de fiyatların yükseleceğine inananların sayısı artıyor. Yalnızca yüzde 13,4'lük bir kesim konut fiyat artışının mevcut oranın altına ineceğini düşünüyor.
Demografik tabloya bakıldığında kadınların konut fiyat artış beklentisinin (yüzde 37,3) erkeklere (yüzde 33,2) kıyasla daha yüksek olduğu dikkat çekiyor.
Gelir düzeyi düştükçe konut fiyatı beklentisinin arttığı da göze çarpan bir diğer bulgu: Asgari ücret ve altında gelir elde edenler yüzde 37,2'lik artış beklerken iki asgari ücret ve üzeri kazananlar bu beklentiyi yüzde 33,1 ile daha ölçülü tutuyor.
Dolar beklentisi 52 TL'nin üzerine çıktı
Döviz cephesinde de beklentiler yukarı yönlü seyrini koruyor. 12 ay sonrasına yönelik dolar/TL kuru beklentisi şubatta 51,56 TL iken martta 0,59 TL'lik artışla 52,15 TL'ye yükseldi.
Ocak ayında 52,27 TL olan beklentinin şubatta 51,56'ya gerilediği ve ardından yeniden 52,15'e çıktığı dikkat çekiyor.
Kırılımlara göre dolar beklentisinde demografik farklılıklar görece sınırlı kalıyor.
55 yaş ve üzeri grubun beklentisi 52,4 TL ile en yüksek seviyede bulunurken yükseköğretim mezunlarının beklentisi 52,1 TL, ilkokul ve altı eğitim düzeyindekilerin beklentisi ise 51,8 TL olarak gerçekleşti.
Gelir grupları arasındaki fark da oldukça dar: Asgari ücret ve altı gelir grubunun beklentisi 52,6 TL iken yüksek gelir grubunun beklentisi 51,9 TL seviyesinde.
Ankete katılımcıları
Ankete katılanların demografik dağılımı incelendiğinde yüzde 54,1'inin erkek, yüzde 45,9'unun kadın olduğu görülüyor.
Yaş dağılımında 18-39 yaş grubu yüzde 38,7 ile en büyük payı alırken 40-54 yaş grubu yüzde 33,6, 55 yaş ve üzeri ise yüzde 27,7 oranında temsil ediliyor.
Gelir gruplarına göre dağılım ise birbirine oldukça yakın: Asgari ücret ve altı yüzde 34,8, bir ile iki asgari ücret arası yüzde 31,8, iki asgari ücret ve üzeri ise yüzde 33,4.