IMF, Türkiye ekonomisi için 2026 yılı büyüme tahminini, beklenenden zayıf gelen veriler ve yüksek enerji maliyetlerini gerekçe göstererek yüzde 3,7'den yüzde 3,4'e indirdi.
Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından salı günü yayınlanan Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, Türkiye'ye ilişkin öngörülerde önemli revizyonlara gidildi. Ocak 2026 raporuna kıyasla büyüme tahmini aşağı çekilerek, yüzde 3,7'den yüzde 3,4'e indirildi. 2027 yılı büyüme tahmini de yüzde 4,1'den yüzde 3,5'e düşürüldü.
Raporda revizyonun nedenlerine ilişkin, "2025 yılı büyümesi beklenenden daha zayıf seyretti ve yükselen petrol ile doğalgaz fiyatları ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturuyor," ifadelerine yer verildi. Ocak ayında 2025 için yüzde 4,1 büyüme öngören IMF, mart ayında açıklanan resmi verilerin büyümenin yüzde 3,6'da kaldığını göstermesiyle projeksiyonlarını güncelledi.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, küresel enerji fiyatlarının fırlamasına neden oldu. İki haftalık ateşkese rağmen petrol fiyatlarının hala varil başına 100 doların üzerinde seyretmesi, Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomileri kırılgan bir durumda bırakıyor.
Enflasyon ve cari açık beklentileri
IMF, Türkiye'de enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 28,6 seviyesinde gerçekleşmesini, 2027'de ise yüzde 21,4'e gerilemesini bekliyor. Bu rakam, ekim raporundaki yüzde 24,7'lik beklentinin belirgin şekilde üzerine çıkıldığını gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, mart ayında yıllık enflasyon yüzde 30,87 arttı. Aylık bazda artış ise yüzde 1,94 oldu.
Bağımsız araştırma grubu ENAG tarafından açıklanan mart ayına ilişkin enflasyon verilerine göre, mart ayında enflasyon yüzde 4,10 oranında arttı. Enflasyondaki 12 aylık dönemdeki toplam artış oranı ise yüzde 54,62 oldu.
Raporda ayrıca, Türkiye'de işsizlik oranının da bu yıl yüzde 8,3, gelecek yıl yüzde 8,7 olmasının beklendiği kaydedildi.
Cari açık tarafında ise IMF, 2026'da GSYH'nin yüzde 2,8'i, 2027'de ise yüzde 2,5'i oranında bir açık öngörüyor. Ekim raporunda 2026 cari açık beklentisi yüzde 1,3 olarak açıklanmıştı. Bu durum, enerji maliyetlerinin dış ticaret dengesi üzerindeki yükünün iki katına çıktığına işaret ediyor.
Küresel tahminlerde 'savaş' revizyonu
IMF geçen hafta yaptığı açıklamada, Orta Doğu’da süregelen savaşın etkisiyle küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmeye hazırlandığını duyurmuştu. Kurum Başkanı Kristalina Georgieva, perşembe günü yaptığı açıklamada, en iyimser senaryolarda dahi dünya ekonomisinde "kalıcı hasar" oluşabileceği konusunda uyarıda bulundu.
"En iyi ihtimalde bile, savaş öncesi duruma tertemiz ve sorunsuz bir dönüş olmayacak," diyen Georgieva, enerji maliyetlerindeki tırmanış, altyapı hasarı, tedarik kesintileri ve piyasa güvenindeki çöküşü, çatışmanın nasıl seyrettiğinden bağımsız olarak büyümeyi baskılayacak unsurlar olarak sıraladı.
IMF ayrıca, savaştan etkilenen ülkelere, ödemeler dengesi için acil destek kapsamında 20 ila 50 milyar dolar (17,2–42,9 milyar euro) arasında kaynak sağlamayı öngörüyor. Alt sınır, ateşkesin korunmasına bağlı.
Çatışma nedeniyle en az 45 milyon kişi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.
Perşembe günü Bloomberg TV'ye konuşan Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, kurumunun savaşın vurduğu gelişmekte olan ülkeler için "çok hızlı" bir şekilde 25 milyar dolara (21,4 milyar euro) kadar kaynak harekete geçirebileceğini, daha uzun vadede ise 60 milyar dolara (50 milyar euro) kadar bir paketin mümkün olacağını söyledi.
Bu açıklamalar, IMF ile Dünya Bankası'nın Washington'da dünyanın dört bir yanından üst düzey ekonomi politikası yapıcılarını bir araya getiren yıllık Bahar Toplantıları'na başladığı sırada yapıldı.
ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran savaşı, Orta Doğu'yu şiddet sarmalına sürükledi; Tahran'ın fiilen Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından tedarik zincirlerini altüst etti ve petrol fiyatlarını fırlattı.
Dünya Bankası, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran hariç Orta Doğu ekonomisinin 2026'da artık yalnızca yüzde 1,8 büyümesinin beklendiğini, bunun da savaş öncesi öngörülere kıyasla 2,4 puanlık bir aşağı yönlü revizyon anlamına geldiğini bildirdi.
Küresel manşet enflasyon tahminlerinin de petrol fiyatlarındaki şoklar ve tedarik zinciri aksamaları nedeniyle yukarı yönlü revize edilmesi bekleniyor.
IMF, Dünya Bankası ve Dünya Gıda Programı'nın ortak açıklamasında, yükselen petrol, gaz ve gübre fiyatlarının, taşımacılıktaki tıkanıklıklarla birleşerek "kaçınılmaz olarak artan gıda fiyatlarına ve gıda güvensizliğine yol açacağı" uyarısında bulunuldu.