Patti Smith, 12'inci yüzyıl Benedikten rahibesi Azize Hildegard von Bingen’in metin ve ilahilerini, Vatikan’ın Kutsal Makam Pavyonu’nun resmi açılışı kapsamında seslendirdi.
Santa Maria di Nazareth Kilisesi’nde adeta ritüeli andıran bir performansa imza atan Patti Smith ile Soundwalk Collective, Venice Biennale kapsamındaki Vatikan Kutsal Makam Pavyonu’nun resmi açılışında sahne aldı.
Onassis Culture işbirliğiyle gerçekleştirilen yaklaşık yarım saatlik performans, bu etkinlik için özel olarak üretilen üç eserden oluşuyordu. Patti Smith’in seslendirdiği metinler ve ilahiler ise 12. yüzyılda yaşamış Benedikten rahibesi, şair, besteci ve şifacı Hildegard von Bingen’e aitti.
Almanya’daki manastırı bugün hâlâ faaliyetini sürdürüyor. Yaklaşık 30 rahibe onun öğretilerini takip ediyor, ilahilerini seslendiriyor ve manastır bahçelerini işliyor. Hildegard von Bingen’in eserleri yüzyıllardır bestecilere, müzisyenlere ve vokalistlere ilham vermeyi sürdürüyor. Dinsel tek sesli müzik geleneğinin en önemli bestecileri arasında gösterilen Hildegard, aynı zamanda modern dönemde eserleri en çok kaydedilen tarihsel figürlerden biri kabul ediliyor.
Etkinlik, Vatikan’ın Kutsal Makam Pavyonu’nda yer alan “Kulak, Ruhun Gözüdür” (“The Ear is the Eye of the Soul”) başlıklı sergi kapsamında düzenlendi. Serginin kavramsal çerçevesi, bu yılki Bienal için Koyo Kouoh tarafından önerilen, ritmi yavaşlatmayı, dinginliğe alan açmayı ve daha sakin bir frekansa uyumlanmayı hedefleyen küratöryel yaklaşımla örtüşüyor.
Bu doğrultuda pavyon, adeta işitsel bir dua mekânına dönüşüyor. Ziyaretçileri, Hildegard von Bingen’in yaşamı ve mirasından ilham alan bir dinleme ve tefekkür deneyimine davet ediyor.
Vatikan Pavyonu’nun sergisi, Hans Ulrich Obrist ve Ben Vickers’ın küratörlüğünde, Soundwalk Collective işbirliğiyle hazırlandı. Venedik’te iki mekâna yayılıyor: Venedik’e yayılan sergi iki ayrı mekânda konumlanıyor: Cannaregio’daki Yalınayak Karmelitler’in Gizli Bahçesi ve Castello’daki Santa Maria Ausiliatrice kompleksi.
Toplam 24 sanatçının sipariş üzerine ürettiği yeni işlerden oluşan seçki, farklı disiplinleri bir araya getiriyor. Katılımcılar arasında Jim Jarmusch, Brian Eno, FKA twigs, Kali Malone ve Meredith Monk gibi isimler yer alıyor.
Vatikan Pavyonu’ndaki eserlerin 21’i işitsel. Gizli Bahçe’de ziyaretçiler, derin bir dinleme ve içe dönüş deneyimi yaşamaya davet ediliyor. Kulaklıklarını takıp bu harika bahçede dolaşırken, Soundwalk Collective’in tek bir ses bütünü hâline getirdiği yeni eserleri dinliyorlar.
Patti Smith’le gerçekleşen müzik etkinliğinin hemen ardından, Soundwalk Collective’in ruhu sayılan Stephan Crasneanscki Euronews'e konuştu:
“Vatikan Pavyonu’nun açılışı ve Hildegard von Bingen için bir saygı duruşu niteliğinde işitsel bir dua gerçekleştirmek istedik. Burada, bir parkın içindeki bir manastırda dolaşır gibi olduğunuz bir ses sergisi kurguladık. Hildegard’ın ilaçları ve bitkileri hâlâ burada. Bu yüzden manastırın şapelinde Hildegard’a saygımızı sunmak ve Vatikan Pavyonu’nu açmak istedik. Pavyon ve Venedik Bienali bağlamında, ziyaretçilere tefekkür etme imkânı sunuyoruz.”
“Ben ses dünyasından geliyorum; yaklaşık 30 yıldır bununla uğraşıyorum. Bu yüzden bu pavyonun etrafında inanılmaz bir heyecan var. Ve bu harika, çünkü ses hep gölgede kalmıştı. Her zaman görüntünün hizmetindeydi ya da başka bir şeyin gerisinde tutuluyordu. Ses sanatı ve ses, hak ettikleri değeri pek görmedi. Oysa burada, bu bahçede birdenbire, başka hiçbir şey yok, sadece ses var. Ve ses size daha önce tatmadığınız bir deneyim yaşatıyor. Hiçbir sanat eseri, tablo ya da başka bir şey görmüyorsunuz, yalnızca doğa var, dolayısıyla ses gerçekten öne çıkıyor. Tüm potansiyeliyle orada ve sesin kendisine gerçek bir saygı duruşu niteliğinde.”
“Hildegard von Bingen’in odağında esas olarak müzik, şarkı ve doğa var. Bunun için ‘Viriditas’ kelimesini kullanıyordu. Bu, yeşil güç, canlılık ve dünyanın gözlerimizin önünde açılabilmesi için bütünüyle şimdide olmak fikriyle ilgili. Şarkıyı, bahçeciliği ve doğayı bizi yere bastırmak, bizi ana getirmek için kullandı.”
“Bizim Patti Smith’le yaptığımız bu işitsel duada da, bu tefekkür hâlini genişletmek ve kalbin açılmasına izin vermek istedik.”
Soundwalk Collective, 2001’de Stephan Crasneanscki tarafından kurulan, 2008’de Simone Merli’nin katıldığı uluslararası bir deneysel ses sanatı kolektifi. Grup Berlin ve New York merkezli. Patti Smith’le birçok kez işbirliği yaptılar:
“Patti Smith’le neredeyse 15 yıla uzanan uzun soluklu bir ortaklığımız var. Uçakta tesadüfen tanıştık ve bunun bir kader buluşması olduğuna inandık. O günden beri defalarca birlikte çalıştık. Vatikan için çalışma fırsatı elime geçtiğinde, hemen Patti’yi aradım ve bu işi yapmasını, bu projeye katılacak sanatçı grubunun bir parçası olmasını teklif ettim.”
“Sonra bu bahçeye geldiğimizde ve bahçenin sonunda Santa Maria’ya adanmış küçük şapeli gördüğümde, Patti’yi aradım ve ona ‘Burası senin şapelin. Sesini burada kaydetmeli ve eserini burada yaratmalıyız’ dedim. Kaydı New York’ta yaptık ve Meryem Ana’ya adanmış bir eser ortaya çıkardık. Burada Patti Meryem Ana’ya dönüşüyor. Meryem’i bir kadın, bir anne olarak bedeninde somutlaştırıyor.”
Pavyonu gezen ziyaretçinin yanında “Hildegard’ın ruhu kalıyor. Fikrimiz bu ve Gizli Bahçe’deki yürüyüşün bütün tasarımı bunun üzerine kuruldu. Sanki zamana ve mekâna, sese ve müziğe giriyorsunuz. Oysa sesin zamanı yoktur. Ses her zaman burada. Denizin sesi bizden çok önce de buradaydı, bizden çok sonra da olacak. Ses bizim zamanımızla işlemez. Zamanı icat eden biziz, ses zamanı tanımaz.”
26 Ekim’de Atina’da da onları dinleme fırsatı olacak. Jim Jarmusch ile birlikte, Onassis Stegi tarafından hazırlanan özel bir projeye imza atıyorlar.