Kısa süreli kiralamalar son yıllarda Avrupa’da konut krizinin önemli başlıklarından biri haline geldi.
Avrupa genelinde konaklama platformu Airbnb tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, İtalya’da kısa süreli kiralamalar hızla artıyor. Araştırma, 2025 yılında İtalyanların büyük bölümünün turistik amaçların ötesinde, orta ve uzun süreli geçici konaklama ihtiyaçları için rezervasyon yaptığını ortaya koydu.
Verilere göre 2025 yılında Avrupa Birliği genelinde Airbnb üzerinden 114 milyondan fazla misafir konakladı. Bu faaliyetlerin AB ekonomisine 53,2 milyar eurodan fazla katkı sağladığı ve 904 binden fazla istihdamı desteklediği belirtildi.
İtalya’da geçici konaklama ihtiyacı artıyor
Airbnb araştırmasına katılanların yüzde 84’ü, 2025 yılı içinde en az bir kez geçici konut çözümüne ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu oran Avrupa ortalamasında yüzde 81 seviyesinde.
İtalya Kısa Süreli Kiralama Yöneticileri Derneği (Aigab) verilerine göre ülkede kısa süreli kiralamaya sunulan konut sayısı önceki yıllara göre artış gösterdi.
Ülkede yaklaşık 35 milyon konut bulunuyor. Bunların yaklaşık 500 bini, yani yüzde 1,4’ü kısa süreli kiralama için kullanılıyor.
Bu durum özellikle turistik şehirlerde yoğunlaşıyor ve son yıllarda yerel halk için konut arzını daralttığı gerekçesiyle siyasi tartışmalara yol açıyor.
Turizm dışındaki ihtiyaçlar öne çıkıyor
Araştırmaya göre kısa süreli kiralamalar artık yalnızca turistik amaçlarla değil, geçiş dönemlerinde konut çözümü olarak kullanılıyor.
Katılımcıların başlıca nedenleri şöyle sıralandı:
- Uzun dönemli ev arama süreci: %27
- Eğitim veya öğrenim: %24
- İş nedeniyle geçici konaklama: %24
- Tıbbi tedavi: %23
- Mesleki eğitim: %21
Airbnb’nin Avrupa Birliği Hükümet İlişkileri Başkanı George Mavros, Avrupa’daki konut tartışmalarının çoğu zaman turist ya da kalıcı sakin olmayan milyonlarca kişinin ihtiyaçlarını göz ardı ettiğini belirterek, geçici konaklamanın birçok kişi için “lüks değil zorunluluk” olduğunu söyledi.
Öğrenciler ve sağlık hizmetleri için de kullanılıyor
Araştırmaya göre platform özellikle öğrenciler ve sağlık hizmeti için seyahat eden kişiler tarafından da yoğun şekilde kullanılıyor.
İtalya’da her yıl yaklaşık 1 milyon hasta, yani hastaneye yatanların %8,8’i, tedavi için kendi yaşadığı bölgenin dışına gitmek zorunda kalıyor.
Avrupa genelinde de benzer bir eğilim görülüyor. Örneğin Paris’te La Pitié-Salpêtrière ve Necker Enfants hastanelerinin çevresinde, bir kilometre yarıçapındaki 2.200’den fazla konaklama birimi 2025 yılında yaklaşık 25 bin kişiyi ağırladı.
Büyük etkinliklerde kapasiteyi artırıyor
Araştırmaya göre kısa süreli kiralamalar, şehirlerin büyük uluslararası etkinliklerde konaklama kapasitesini geçici olarak artırmasına da yardımcı oluyor.
Örneğin Paris Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları sırasında Airbnb tarihinin en büyük konaklama etkinliği yaşandı ve 160 ülkeden yaklaşık 700 bin kişi platform üzerinden konakladı.
Benzer şekilde Milano ve Cortina’daki 2026 Kış Olimpiyatları sırasında da bu modelden yararlanıldı.
Avrupa’da konut tartışmasının merkezinde
Kısa süreli kiralamalar son yıllarda Avrupa’da konut krizinin önemli başlıklarından biri haline geldi. Artan turizm talebi ve dijital platformların yaygınlaşması, büyük şehirlerde kiraların yükselmesi ve konut erişiminin zorlaşmasıyla ilişkilendiriliyor.
Eurostat verilerine göre 2024 yılında Avrupa Birliği’nde Airbnb ve Booking.com gibi platformlar üzerinden 854 milyondan fazla geceleme kaydedildi. Bu sayı pandemi öncesi seviyelerin üzerine çıkarken 2023’e göre yaklaşık yüzde 19 artış anlamına geliyor.
Bu gelişmeler üzerine Barcelona, Venedik, Lizbon ve Amsterdam gibi birçok Avrupa kenti yeni düzenlemeler getirdi.
Bu düzenlemeler arasında lisans zorunluluğu, izin sistemleri, kiralanabilecek konut sayısına sınırlamalar yer alıyor. Bazı şehirlerde ise turistik kiralamaların kademeli olarak azaltılması dahi tartışılıyor.
AB’den “erişilebilir konut” planı
Konut sorunu Avrupa Birliği kurumlarının da gündemine girmiş durumda. Avrupa Komisyonu, Erişilebilir Konut Eylem Planı üzerinde çalışıyor.
Plan kapsamında önümüzdeki yıllarda AB’de her yıl 2,25 milyon yeni konut inşa edilmesi gerekiyor. Bu sayı mevcut üretimin 650 bin üzerinde.
Program, 2027’ye kadar 43 milyar euro yatırım öngörürken, 2029’a kadar özel sektörden 375 milyar euroya kadar finansman mobilize edilmesi hedefleniyor.
Plan kapsamında ayrıca sosyal konut yatırımlarının artırılması ve özellikle konut baskısının yüksek olduğu şehirlerde kısa süreli kiralama piyasasında şeffaflığın güçlendirilmesi gibi adımlar da değerlendiriliyor.