Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Avrupa'nın tarihi şehirleri sel baskınları ve deniz seviyesinin yükselmesine karşı güvende mi?

euronews_icons_loading
Avrupa'nın tarihi şehirleri sel baskınları ve deniz seviyesinin yükselmesine karşı güvende mi?
©  euronews
 Jeremy Wilks
Metin boyutu Aa Aa

Küresel ısınmanın kendisini iyiden iyiye hissettirdiği son günlerde Avrupa Birliği Kopernik Araştırma Hizmeti bize haziran ayındaki son iklim değişikliklerini rapor etti. Bu veriler ışığında UNESCO'nun dünya mirası listesinde bulunan şehirlerin iklim değişikliğinden kaynaklanan tehdide karşı ne durumda olduğunu ve verebilecekleri yanıtları inceledik. Yükselen deniz seviyelerinin oluşturduğu riske karşı oluşturulabilecek bentler ise kentlerin tarihi karakterlerini olumsuz etkileyebilir.

İlk olarak Avrupa Birliği Kopernik İklim Değişikliği Hizmeti'nin (C3S) sağladığı son verilere bakalım.

Küresel anlamda incelediğimizde 1991 ile 2020 arasındaki sıcaklık ortalamalarının 0,2 derece üzerinde geçen dördüncü en sıcak haziran ayını yaşadık. Ay boyunca birçok sıcak hava dalgası etkili oldu.

Sibirya, ortalamanın üzerinde sıcaklıklar yaşadı. Yakutsk şehri 35.1 derece ile yeni bir haziran rekoru kırdı.

Finlandiya da sıcaklık kayıtlarının tutulmaya başlamasından beri en sıcak haziran ayını yaşadı. Başkent Helsinki, ay içinde 31.7 derecelik rekor sıcaklığa sahne oldu.

Jeremy Wilks
Finlandiya'da rekor sıcaklıklarJeremy Wilks

Kuzey Amerika'da da sıcaklıkların rekor kırdığı bir haziran ayı yaşandı. Kanada'daki Lytton şehri Kanada'nın tüm ısı rekorlarını kıran 49,6 derece sıcaklık nedeniyle gerçekleşen yangınlarda zarar gördü.

Şimdi, Avrupa'da yaşananlara biraz daha ayrıntılı olarak bakalım.

Bu haritada, ortalamanın çok üzerinde olan haziran ayındaki sıcaklık dalgasını Finlandiya ve Baltık ülkelerinin üzerindeki geniş kırmızı alanla görebiliriz.

Karadeniz ve İber Yarımadası boyunca ise havanın ortalamadan daha soğuk olduğu da görülebiliyor.

Yağış oranlarında yine Karadeniz ve Batı Avrupa'nın ortalamanın çok daha üzerinde olduğunu görebilirsiniz.

Tarihi şehirler iklim değişikliği tehdidi ile karşı karşıya

Almanya'nın Lübeck şehri, Trave Nehri'nin geçtiği ve Baltık Denizi'nın kıyısında bulunan sel baskınlarına karşı korunmasız bir yer.

Şehrin konumu, Ortaçağ'da önemli bir ticaret merkezi olmasını sağlarken şu anda ise yükselen su seviyelerine karşı savunmasız kalmasına neden oluyor.

1143'te kurulan Lübeck Gotik tarzı kiliseleri ve tüccar konakları ile ünlü bir şehir.

Şehir yetkilileri, bu zenginlikten asırlar boyunca yararlanılması için iklim değişikliğinin yaratabileceği sorunlarla mücadele edilmesinin şart olduğu kanısında.

Şu anda riskleri "değerlendirme" sürecinde olduklarını söyleyen Dünya Mirası Koordinatörü Catharina Vogel, "Burada sadece deniz seviyesi yükselirse yaşanacak su baskınlarından değil aynı zamanda aşırı yağmurlar, kuraklıklardan da bahsediyoruz. Şu anda detaylandırmaya başladığımız ve üzerinde durduğumuz şey de bu" diyor.

Baskınlar şehirde yeni bir sorun değil. Ama büyüyen bir problem.

Profesör Arne Arns, iklim senaryoları ve tarihsel kayıtlara dayalı olarak şehre gelecekteki riskler konusunda öngörüler sunuyor.

Şehirde en büyük sel felaketimnin 1872'de yaşandığını söyleyen profesör, deniz seviyesinin ortalama bir ya da bir buçuk metre yükselmesinin bölgede görülebilecek "en büyük doğa felaketine" yol açacağının altını çiziyor.

Bu tür iklim değişikliği felaketlerine hazırlanma çalışmaları ise birçok soruyu gündeme getiriyor.

Örneğin sellere karşı bentler şehrin tarihi dokusunu bozup UNESCO statüsünü riske atabilir. Profesör Anres'a göre diğer bir sorun da bölgenin çalışmalar için çok dar olması. "Bu kısıtlı alan nedeniyle koruma mekanizmaları yerleştirmek ya da geliştirmek konusunda yeterli alana sahip olunmadığının altını çizen Arnes, "Burada gerçekten yapabileceğimiz tek şey ya Trave Nehri'ne suların ulaşmasını engellemek ya da su baskınlarına karşı duvar inşa edilmesi" diyor.

Şehrin önündeki seçenekler gözden geçirilirken kent sakinleri ise hazırlıklara şimdiden başlamış. Jan Dohmeyer 6 asırlık evini sel bariyerleri ve su tahliye pompaları yerleştirerek restore ediyor. Deniz seviyesinin yükselmesinin ve sel baskınlarının kendisini fazlasıyla endişelendirdiğini belirten şehir sakini, "Bu durum gelecek 20 yılda çok daha büyük bir sorun haline gelecek. Çocuklarımız üç ve beş yaşında. 50 yıl sonra ne olacak? Biz şimdiden bu konuda endişe duyuyoruz" diyor.