Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İngiltere'de 'net sıfır' kültür savaşı: iklim politikalarına destek neden düşüyor

Birleşik Krallık öğrencileri, 12 Nisan 2019 Cuma günü Londra’da Parlamento binası önünde iklim krizi için düzenlenen protestoya katılıyor.
Birleşik Krallık'tan öğrenciler, 12 Nisan 2019 Cuma günü Londra'daki Parlamento binası önünde iklim krizine karşı bir protestoya katılıyor. ©  AP Photo.
© AP Photo.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Yeni bir ankete göre Reform UK seçmenleri, 2050'ye kadar ya da daha erken net sıfır hedefini destekleyen çoğunluğu olmayan tek siyasi grup.

Yeni bir ankete göre, Birleşik Krallık’ta net sıfıra ulaşma ve iklim politikalarını destekleme konusundaki “aciliyet duygusu” ciddi biçimde azalmış durumda.

2019’da Birleşik Krallık, küresel ısınmaya katkısını sona erdirmeyi hedefleyen yasaları kabul eden ilk büyük ekonomi oldu. Bu iddialı hedef, ülkeyi sera gazı emisyonlarının tamamını 2050’ye kadar net sıfıra indirmeyi yasal olarak bağlayarak, 1990 seviyelerinin en az yüzde 80 altına düşürmeyi öngören önceki hedefin yerini aldı.

Muhafazakâr Parti lideri Theresa May döneminde, net sıfır hedefi, “yeşil yaka işleri”nin sayısını iki milyona çıkarmayı ve düşük karbonlu ekonominin yıllık büyüklüğünü 2030’a kadar 170 milyar sterline (yaklaşık 195,32 milyar avro) ulaştırmayı amaçlıyordu.

Birleşik Krallık’ta net sıfıra bakış nasıl değişiyor?

2021’de yapılan anketler, Britanya kamuoyunun yüzde 54’ünün hükümetin 2050 hedefinden önce net sıfıra ulaşması gerektiğini düşündüğünü ortaya koymuştu. Bugün ise bu oran sadece yüzde 29.

King’s College London’daki Policy Institute (Politika Enstitüsü), Ipsos ve İklim Değişikliği ve Toplumsal Dönüşümler Merkezi tarafından yürütülen çalışma* aynı zamanda, Birleşik Krallık’ın ya 2050’ye kadar net sıfıra ulaşmasına gerek olmadığını ya da hiç net sıfır hedefi olmaması gerektiğini düşünenlerin oranının aynı dönemde yüzde 9’dan yüzde 26’ya yükseldiğini de ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, 2024 ile 2025 arasında, düşük trafikli mahalleler, daha sık uçanlara vergi, elektrikli araç (EV) alımlarına sübvansiyonlar ve çevreye zararlı gıdalara vergi gibi iklim odaklı politikalara verilen desteğin gerilediği uyarısında bulunuyor.

Aynı zamanda, bu önlemlerden bazılarında karşı çıkanların oranı artık destekleyenleri geçmiş durumda; bu da önceki tutumlara kıyasla “çarpıcı bir tersine dönüşe” işaret ediyor.

Net sıfıra en çok hangi siyasi partilerin seçmenleri karşı çıkıyor?

2024’te Reform UK seçmenleri, 2050’ye kadar ya da daha önce net sıfıra ulaşılmasını destekleyenlerin çoğunlukta olmadığı tek siyasi grup olarak öne çıkıyor. Bu seçmenler, diğer iklim politikalarının geniş bir yelpazesini destekleme olasılığı en düşük kesim ve iklim değişikliği konusunda kaygı duyduğunu söyleyenlerin oranının yarısından bile az olduğu tek grup.

Reform UK ve Muhafazakâr Parti seçmenleri, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik adımların yavaşlatılmasını destekleme konusunda en büyük yön değişimini sergileyen gruplar arasında. 2024’te Muhafazakâr Parti’ye oy verenlerin yüzde 49’u artık eylemi yavaşlatacak bir partiyi tercih ediyor; bu oran daha önce yüzde 39’du. Reform UK seçmenleri arasında ise bu oran şimdi yüzde 68; daha önce yüzde 54’tü.

Yeşiller, Liberal Demokratlar ve İşçi Partisi seçmenleri ise iklim değişikliğiyle güçlü biçimde mücadele eden bir partiyi tercih etme konusunda “nispeten istikrarlı” kalmış durumda, anket bunu da ekliyor.

Tüm yaş gruplarının çoğunluğu hâlâ 2050’ye kadar net sıfır hedefini desteklemeye devam etse de, bu hedefi destekleyen 16–34 yaş arasındakilerin oranı 2021’deki yüzde 59’dan bugün yüzde 37’ye gerilemiş durumda.

İleri yaştakilerde muhalefetteki artış en sert: Artık yüzde 35’i, bu hedefin 2050’ye kadar – ya da hiç – gerekli olmadığını söylüyor. Bu, 2021’e kıyasla 24 puanlık bir sıçrama.

Yine de genel olarak, ankete katılanların önemli bir çoğunluğu (yüzde 64), hükümetin net sıfır hedefinin en geç 2050 olması, hatta mümkünse daha erken bir tarihe çekilmesi gerektiğine inanıyor.

Birleşik Krallık’ın net sıfır üzerindeki ‘kültür savaşı’

“Bu araştırma, kamuoyunun iklim eylemi konusunda hissettiği aciliyet duygusundaki çarpıcı düşüşü ortaya koyuyor” diyor King’s College London’daki Politika Enstitüsü’nden Profesör Bobby Duffy.

“2050’den önce net sıfıra ulaşmamız gerektiğini düşünenlerin oranı 2021’den bu yana neredeyse yarı yarıya azaldı ve bu süre içinde izlediğimiz her iklim politikasına verilen destek geriledi.”

Duffy’ye göre, insanların hissettiği aciliyet ve günlük hayatlarını ya da mali durumlarını etkileyebilecek politikalara destek verme isteği zayıflamış durumda. Bu değişimin, iklim politikasının giderek daha fazla geniş çaplı kültür savaşı tartışmalarının içine çekilmesiyle aynı döneme denk geldiğini söylüyor.

Hatta Britanya kamuoyu artık, Brexit’te ayrılma ya da kalma yanlıları arasındakinden daha fazla gerilimi, iklim şüphecileri ile iklim değişikliğine inananlar arasındaki çekişmede görüyor.

“Bu durum, ortaya çıkan siyasi ayrışmada da kendini gösteriyor: Reform UK seçmenleri diğer tüm gruplardan ayrışıyor; yalnızca dörtte biri 2050’ye kadar ya da daha önce net sıfırı destekliyor ve yarıdan azı iklim değişikliği konusunda kaygı duyduğunu söylüyor” diye ekliyor Duffy.

İpsos’ta Birleşik Krallık siyaseti kıdemli direktörü Gideon Skinner, enflasyon, göç ve Ulusal Sağlık Hizmeti’nin (NHS) kamuoyunun günlük kaygılarına damga vurduğunu ve iklim değişikliğinin öncelik sıralamasında geriye düştüğünü söylüyor.

“Bu durum, özellikle daha zor fedakârlıklar gerektiren alanlarda, tek tek iklim politikalarına verilen desteğe de yansıyor” diye ekliyor.

Suç Britanya medyasında mı?

Anket, Britanya’daki en etkili medya kuruluşlarının net sıfır ile iklim değişikliği arasındaki bağı kurmakta başarısız olduğunu ortaya koyan bir çalışmanın üzerinden sadece birkaç ay geçmişken yayımlandı.

Enerji ve İklim İstihbarat Birimi’nin (ECIU) siparişiyle yapılan bir analiz, Birleşik Krallık ulusal gazetelerinde net sıfıra odaklanan makalelerin sayısı artarken, bunların giderek daha fazlasının doğrudan bağlantıya rağmen iklim krizine hiç atıfta bulunmadığını ortaya koydu.

Araştırmacılar, bulgularının, iklim değişikliğinin, emisyonların artmasını engelleme çözümünden adeta “ayrıştırıldığını” gösterdiğini ve bunun, net sıfırın gerçekte ne anlama geldiğine dair düşük düzeydeki bilgiyle aynı döneme denk geldiğini savunuyor.

Analiz, yasa imzalanmadan bir yıl önce, dokuz büyük yayında “net sıfır” ifadesini en az üç kez (başlık dahil) kullanan makalelerin yüzde 100’ünün ayrıca “iklim değişikliği” ya da “küresel ısınma” gibi benzer terimlere de yer verdiğini ortaya koydu. Ancak 2024’e gelindiğinde bu oran sadece yüzde 59’a düştü.

2024’te incelenen 323 makale, başlık dahil olmak üzere “net sıfır” ifadesini en az üç kez kullandığı halde, iklim değişikliğine ya da benzer terimlere hiç atıfta bulunmadı.

Bunların yaklaşık yarısını (166’sını) The Telegraph kaleme aldı. Aynı yıl, “net sıfır” ifadesini en az beş kez kullanıp bunu iklim değişikliğiyle ilişkilendirmeyen 88 makale yayımlandı. Broadsheet gazeteler arasında iklim değişikliğine atıf oranı en düşük olan ise yüzde 64 ile The Times oldu.

*Çalışma, Ağustos 2025’te gerçekleştirildi ve 16 yaş ve üzeri 4 bin 27 kişiyle yapılan temsili bir ankete dayanıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İklim krizi, Arjantin ve Şili'de yangın riskini üç kat artırdı

Arktik’te kara karbon tehdidi: İklim politikaları jeopolitik engellerle karşı karşıya

Danimarka'dan İngiltere'ye: Avrupa kentleri neden kırmızı sokak lambalarına geçiyor?