Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İzlanda rekor sıcaklıklar yaşıyor: Bilim insanları neden 'buz çağı' uyarısı yapıyor

İzlanda’da bir su kıyısındaki dağlık arazi.
İzlanda’da bir su kenarındaki dağlık arazi. ©  Norris Niman via Unsplash.
© Norris Niman via Unsplash.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bilim insanları, çökerek Kuzey Avrupa’yı yeni bir Buzul Çağına sürükleyebilecek büyük bir Atlas Okyanusu akıntısı konusunda artan kaygı dile getiriyor.

Avrupa'nın büyük kısmında olduğu gibi, İzlanda da 2025'te en sıcak yılını yaşadı; ısı tutan gazlar gezegeni ısıtmaya devam ediyor.

REKLAM
REKLAM

İzlanda Meteoroloji Ofisi'ne göre, ülkede geçen yıl ortalama sıcaklık 5,2°C oldu. Bu, 1991-2020 dönemi ortalamasının 1,1°C üzerinde ve ölçümlerin başlangıcından bu yana kaydedilen en yüksek değer.

Sıcaklıklar yılın neredeyse tüm aylarında, özellikle de ilkbaharda, "ortalamanın oldukça üzerindeydi". Hatta mayıs ortasında ülke 10 gün süren bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi ve Egilsstaðir Havalimanı'nda sıcaklık 26,6°C ile kavurucu seviyelere ulaştı.

Ülkenin büyük bölümünde son 10 yılda yıllık yağış miktarı ortalamanın altında kalsa da, pek çok noktada hâlâ 1991-2020 ortalamasının üzerine çıktı. Hava sıcaklığındaki her 1°C'lik artış, atmosferin yaklaşık yüzde yedi daha fazla nem tutabilmesi anlamına geliyor; bu da daha şiddetli ve yoğun yağışlara yol açabiliyor.

Artan sıcaklıklara rağmen bilim insanları, küresel ısınmanın uzun vadede Kuzey Avrupa'da bunun tam tersine bir etki yaratmasından endişe ediyor.

AMOC'un yavaşlaması tehdidi

Ani bir soğuma korkusunun merkezinde, Atlas Okyanusu boyunca sıcak suyu kuzeye, soğuk suyu güneye taşıyarak su kütlelerini dolaşıma sokan okyanus akıntıları sistemi, Atlantik Meridyen Devridaim Sirkülasyonu (AMOC) bulunuyor.

Sıcaklıkların artması Arktik buzlarının çözülmesini hızlandırıp Grönland buz tabakasından eriyen suların okyanusa boşalmasını tetikledikçe, bu akıntı sisteminin işleyişi bozulabilir.

Böyle bir durumda bilim insanları, Kuzey Avrupa genelinde bir "günümüz buzul çağı"nı tetikleyebileceği ve İzlanda gibi ülkeleri yeni soğuk ekstrem değerlerin içine sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. AMOC, yaklaşık 12 bin yıl önce sona eren son Buzul Çağı'ndan önce de çökmüştü.

Bu nedenle İzlanda Ulusal Güvenlik Konseyi, Eylül 2025'te AMOC'un olası çöküşünü resmen bir güvenlik riski olarak tanımladı.

İzlanda 'kocaman bir buzul'a mı dönüşecek?

5 Şubat'ta Kuzey Konseyi'nin internet sitesinde yayımlanan yeni bir rapor, AMOC'un çökmesinin, küresel iklim değişikliğinden beklenen etkilerden farklı, hatta kısmen bunların tersine giden "aşırı etkiler"i İskandinav ülkelerinde tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.

İklim modelleri, İzlanda'da kışın ekstrem sıcaklıkların ilik donduran eksi 45°C'ye kadar düşebileceğini gösteriyor. Bu da ülkenin, Viking çağından bu yana ilk kez deniz buzuyla çevrilmesine yol açabilir.

Washington Post'a konuşan İzlanda Meteoroloji Ofisi Genel Direktörü Hildigunnur Thorsteinsson, "O noktada İzlanda baştan sona tek bir kocaman buzul olur" diyor.

Elbette bu, pek çok olası senaryodan yalnızca biri; ancak bilim insanları artık bunun felaket tellallığı sayılıp bir kenara itilemeyeceği uyarısında bulunuyor.

"AMOC, Nordik bölgenin iklim sisteminin kilit bir parçası. AMOC'un geleceği belirsiz olsa da hızla zayıflaması ya da çökmesi olasılığı ciddiye almamız gereken bir risk" diyor, Finlandiya Meteoroloji Enstitüsü'nden Araştırma Profesörü Aleksi Nummelin.

İzlanda dondurucu bir soğuk dönemden nasıl çıkarılabilir?

Rapor, karbonsuzlaşma ve net negatif emisyon hedeflerine ulaşmak için "güçlü azaltım" çağrısı yapıyor ve küresel sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerine çıktığı sürenin uzamasının, AMOC için bir devrilme noktasını tetikleme riskini artırdığı uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar ayrıca, Dünya gözlemlerini model simülasyonlarıyla "birleştiren" bir AMOC erken uyarı sistemi kurulabilmesi için daha uzun vadeli finansman sağlanmasını talep ediyor.

"Bu erken uyarı sistemi, bilgiyi hızla eyleme dönüştürecek kapasiteyi yaratmak için politika yapım süreçlerine entegre edilmeli" deniliyor raporda. "Yeni AB Okyanus Yasası, bu çabayı koordine etmek için imkânlar sunuyor."

Çalışma, 2024'te iklim bilimcilerin AMOC çökme riskinin daha önce göz ardı edilmiş olabileceğini öne süren mektubunun ardından gerçekleştirildi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Yapay zekada yeşil aklama: Teknoloji devlerinin iklim vaatleri boşa mı çıktı?

Vanuatu’nun iklim tazminatı girişimi ABD sanayisi için 'büyük tehdit'

İzlanda rekor sıcaklıklar yaşıyor: Bilim insanları neden 'buz çağı' uyarısı yapıyor