Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Yüz yaşını geçenlerin sırrı: Araştırma bağışıklık hücrelerinde izleri ortaya koyuyor

100 yaşından uzun yaşayan kişiler aynı nadir hücreyi paylaşıyor olabilir.
100 yaşının üzerinde yaşayan kişiler aynı nadir hücre tipini paylaşabilir. ©  Cleared/Canva
© Cleared/Canva
By Marta Iraola Iribarren
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Araştırmacılar, 100 yaşını aşan kişilerde çok daha sık görülen nadir bir bağışıklık hücresi tespit etti; bu, sağlıklı yaşlanmaya dair yeni ipuçları sunuyor.

Bazı insanlar, hatta 100 yaşını aşarak, diğerlerinden onlarca yıl daha uzun yaşıyor. Peki onları farklı kılan ne?

REKLAM
REKLAM

Japonya’daki Osaka Üniversitesi’nden araştırmacılar, süper asırlıların ortak bir özelliğini belirledi: belirli ve nadir bir hücre türünün olağandışı yüksek sayıda bulunması.

CD4 CTL’ler – vücudun bağışıklık yanıtının parçası olan beyaz kan hücreleri – araştırmaya göre insanlar 100 yaşına ulaştığında sayıca artıyor.

Cell Reports (kaynak İngilizce) dergisinde yayımlanan çalışmada, bu hücrelerin söz konusu yaşlı nüfus içinde genişlediği ve uyum sağladığı görüldü.

Genç bireylerde T hücrelerinin yüzde 5’inden daha azını oluştururken, süper asırlılarda – yani 110 yaş ve üzerindekilerde – medyan oran yaklaşık yüzde 17,6’ya ulaşıyor.

Araştırmacılar yaşları 70–99, 100–109 ve 110 ve üzeri olan 28 yetişkinin kan örneklerini analiz ederek CD4 CTL oranının yaşla birlikte arttığını; medyan değerlerin sırasıyla yüzde 4, yüzde 9,6 ve yüzde 17,6 olduğunu tespit etti.

Yaşlanma, zamanla biriken moleküler ve hücresel hasarın sonucunda ortaya çıkar; bu da fiziksel ve zihinsel kapasitede kademeli bir azalmaya ve hastalık ile ölüm riskinin artmasına yol açar.

Bununla birlikte, yazarların belirttiği gibi, yaşlanmanın kendisi bir hastalık değildir ve zorunlu olarak temel fizyolojik sistemlerin bozulmasına neden olmaz.

Süper asırlılar sağlıklı yaşlanmanın bir modeli olarak görülüyor: bağışıklık, kardiyovasküler ve epigenom profilleri yaşlarına göre beklenenden daha genç görünerek, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi başlıca yaşa bağlı rahatsızlıklardan kaçınırken ya da bunları geciktirirken uzun ömürlülüğe ulaşabiliyorlar.

“CD4 CTL’ler, alışılmadık ve nispeten nadir görülen bir T hücre popülasyonudur” diyor çalışmanın birinci yazarı, Osaka Üniversitesi’nden doçent Kosuke Hashimoto; süper asırlılarda bu hücrelerde görülen belirgin artışın, bağışıklık sisteminin aşırı ileri yaşlarda nasıl korunduğuna dair önemli ipuçları sağlayabileceğini ekliyor.

“Bazı T hücrelerinin seçici biçimde çoğalması, bağışıklık sisteminin, aşırı ileri yaşlarda bile, yaşa bağlı zorluklara uyum sağlamaya devam edebileceğini gösteriyor.”

Çalışma, bu hücrelerin vücutta biriken yaşlanmış hücreleri hedefleyerek ve tümörlere karşı immün gözetim sağlayarak sağlıklı yaşlanmaya ve uzun ömürlülüğe katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.

Yazarlar, kanda dolaşan T hücrelerinin varlığına odaklanan bu araştırmanın, CD4 CTL’lerin bolluğunun kanseri önlediğini ya da bir kişinin daha uzun yaşamasına neden olduğunu kanıtlamadığının altını çiziyor. Hashimoto, ekibin bir sonraki adımının bu hücrelerin insan dokusunda nasıl davrandığını incelemek olduğunu söylüyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Yeme bozuklukları kilo ve beden algısından çok daha fazlası

Kişiye özel aşılama için yeni umut: Bağışıklık yanıtı önceden öngörülebilir

İspanya verem ve uyuz vakaları sonrası Ceuta'ya aşı gönderiyor