Uzmanlar, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alan oyanın kuşaktan kuşağa aktarılan bir değer olduğuna dikkat çekti.
Eskişehir, Kültür Yolu Festivali kapsamında Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olan İmren Erşen Oya Müzesi’nde 'Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya' etkinliğine ev sahipliği yaptı. Festivalin Eskişehir’deki ilk duraklarından biri olan programda, somut olmayan kültürel mirasın önemli unsurlarından oya sanatı çok yönlü olarak ele alındı.
Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen etkinlikte, müzenin koleksiyonerlerinden İmren Erşen ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’nden Ahmet Tan konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşiyi Geleneksel Sanatlar Derneği Genel Sekreteri Sona Tomaç yönetti.
Katılımcılar, oya sanatının yalnızca bir el işi geleneği olmadığını, sözlü kültürden toplumsal hafızaya, gündelik yaşamdan kimlik inşasına kadar uzanan geniş bir anlam dünyası taşıdığını vurguladı. Anadolu’nun en zarif el sanatlarından biri olarak kabul edilen oyaların, kadınların duygu ve düşüncelerini sembolik bir dille aktardığı ifade edildi.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında koruma altına alınan oya sanatının, aynı zamanda güçlü bir iletişim biçimi olduğu ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürel hafıza niteliği taşıdığına dikkat çekildi.
Etkinliğe katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise müzenin kente kazandırdığı değere işaret ederek, “İmren Erşen Oya Müzemizin Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olması Eskişehir adına ayrı bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.