Avrupa'nın en büyük animasyon buluşması olan Annecy Festivali'nde bu yıl gündemi filmlerden çok yapay zeka belirledi. Pazar alanından kulislere kadar sektörün geleceği ve değişimin hızı tartışıldı.
Çadırın içindeki sıcaklık 40 dereceye yaklaşıyordu. Dışarıdaysa Fransa'nın son yıllarda gördüğü en şiddetli sıcak hava dalgalarından biri etkisini gösteriyordu. Buna rağmen animatörler, yapımcılar ve film finansmanı ile dağıtımı alanında çalışan yöneticiler çadırı doldurmuştu. Gündemlerinde, sektörlerini kuşaklar boyunca görülmemiş bir hızla dönüştüren yapay zekâ vardı.
Her haziran ayında Fransız Alpleri'ndeki göl kıyısındaki Annecy kasabası, animasyon dünyasının buluşma noktası hâline geliyor. Bu yıl ise katılımcıların aklında yalnızca bunaltıcı sıcaklar yoktu. Yapay zeka festivalin hemen her köşesinde konuşuluyor, ancak resmî programda ve kayıtlarda neredeyse hiç yer almıyordu.
İyimserlerin argümanı
Panelin başlığı umut vericiydi: "Animasyon: Her Zamankinden Daha İnsani." Oturumun moderatörlüğünü kıdemli bilgisayar grafikleri eğitmeni ve VFX Jam'in kurucusu Mark Flanagan üstlendi. Panelde Google Labs'te konuk yönetmen olarak çalışan Henry Daubrez, Paris merkezli Frogbox'un yapımcısı Jade Hautin, teknoloji uzmanı ve sinemacı Benjamin Michel ile yapımcı Leo Neumann yer aldı. Tartışmanın odağındaki soru ise sektörde hemen herkesin aklını kurcalıyordu: Üretim araçları giderek otomatikleşirken animasyon ne kadar "insan" kalabilir?
Daubrez, yapay zekanın yaratıcı üretimi daha erişilebilir hâle getirebileceğini savundu. Ona göre bu teknoloji, stüdyoların ve gelişmiş yazılımların bulunmadığı ülkelerdeki sanatçılara da üretim imkânı sunabilir.
Bununla birlikte sınırlar konusunda temkinliydi. Yapay zekânın özensiz kullanıldığında işleri "vasata" çektiğini söyleyen Daubrez, önemli olanın makineden bir bakış açısı beklemek değil, insanın kendi yaratıcı vizyonunu ona aktarabilmesi olduğunu vurguladı. Kendi çalışmalarında ise "hibrit üretim" adını verdiği modeli benimsediğini anlattı: Render sürecini yapay zekaya bırakırken hareket tasarımı ve yaratıcı kararları insanın kontrolünde tutmak.
Benjamin Michel ise tartışmayı ekonomik boyuta taşıdı. Gelecekte tek bir 50 milyon dolarlık yapım yerine, yaklaşık 5 milyon dolar bütçeyle çalışan çok sayıda küçük stüdyonun film üreteceğini, büyük stüdyoların ise maliyetlerini ve hantal yapılarını azaltmak zorunda kalacağını öngördü.
Michel'in "Teknoloji teknik zanaatin yerini aldığında geriye kalan sizsiniz; sizin zevkiniz, sizin gözünüz" sözleri panelin en çok alıntılanan ifadelerinden biri oldu. Tartışma boyunca konuşmacılar sık sık aynı noktaya döndü: Eser sahipliği ve yaratıcı kontrol. Panelde dile getirilen ifadelerden biriyle, "Kontrol etmek, yaratmaktır."
Flanagan ise yapay zekanın yarattığı kuşaklar arası gerilime dikkat çekti. Deneyimli yönetmenlerin yıllardır fon bulamadıkları projeleri bu teknoloji sayesinde hayata geçirebileceklerini umduklarını, genç sanatçıların ise kariyerlerinin başında iş bulup bulamayacaklarını sorguladıklarını söyledi.
Son iki yıldır yapay zekayı gerçek yapımlarda test eden Frogbox yapımcısı Jade Hautin de salondaki ikilemi özetledi: "İçinizin bir yanı bunun işe yaramasını istiyor, bir yanı da istemiyor."
Yapay zekanın verimlilik sağlayacağı yönündeki yaygın beklentiye ise Leo Neumann farklı yaklaştı. Küçük ekipler için bazı süreçlerde yapay zeka kullanmadan daha hızlı ilerleyebildiklerini söyledi.
Panel boyunca yapay zekanın animasyon sektörü için yaratabileceği en iyimser ve en karamsar senaryolar masaya yatırıldı. Ancak konuşmacıların üzerinde uzlaştığı tek nokta şuydu: Üç yıl sonra sektörün nasıl görüneceğini bugün kimse kesin olarak öngöremiyor.
Sahne dışında: Tabu
Çadırın dışına çıkıldığında ise aynı tartışma daha düşük sesle devam ediyordu. Yapay zeka, animasyon sektörünün adeta "açık sırrı" hâline gelmiş durumda. Pek çok yapım sürecinde kullanılıyor ancak bunu kamuoyu önünde dile getirmek hâlâ riskli görülüyor. Sektörde birçok kişi yapay zekâyla dikkat çekici işler üretmek isterken, olası tepkilerden çekindiği için bu araçları kullandığını açıkça söylemekten kaçınıyor.
Bu çekingenliğin nedenleri yakın zamanda yaşanan bir olayla yeniden görünür oldu. Festivalden birkaç hafta önce Amazon MGM Studios ile Amazon Web Services, yapay zekâyla geliştirilen dizileri desteklemek amacıyla bir fon kurduklarını ve Prime Video için üç projeye onay verdiklerini duyurdu. Projelerden biri, "Hayat Kitabı "ve "Maya" ve "Üç"ün yönetmeni Jorge R. Gutierrez'in geliştirdiği "Punky Duck"tı.
Duyurunun ardından sosyal medyada sert tepkiler yükseldi. Tepkinin odağında yalnızca yapay zeka kullanımı değil, projeyi üstlenen ismin kendisi de vardı.
Gutierrez, yıllardır animatörlerin en güçlü savunucularından biri olarak tanınıyordu. Daha 2024 yılında yaptığı açıklamalarda, yapay zekaya aşırı bağımlılığın genç sanatçıların sektöre giriş yollarını kapatacağını ve yeni kuşakların kendilerini kanıtlama fırsatlarını ellerinden alacağını savunmuştu.
Yoğun eleştirilerin ardından Gutierrez, kendisi ve ailesinin de tehditlere maruz kaldığını belirterek iki gün içinde Amazon'un yapay zeka programından çekildiğini açıkladı. Kararını duyurduğu mesajında, "Sözlerden daha güçlü olan eylemlerdir" ifadelerini kullandı ve hayal kırıklığına uğrattığını düşündüğü kişilerden özür diledi.
Verimsiz verimlilik
Verilen sözleri bu kadar doğrudan sınayan çok az kişi vardı; bunlardan biri, Almanya’da yaklaşık 30 kişilik bir stüdyo işleten Leo Neumann’dı. “The Amazing Kitsuverse” adlı uzun metrajında, dudak senkronu ve lisanslı seslendirme gibi işler için yapay zekayı denedi ve işin öbür ucunda keşke denemeseydim noktasına geldi. Filmi elinde tutmak isteyen küçük bir ekip için, araçları denemek ve üretim hattına eklemek, sağladığı tasarruftan daha fazla zaman aldı.
Yapay zekayı etik biçimde kullanmak için kuralı kısa: yaratıcı denetimi devretmemek ve kimsenin telif hakkını ihlal etmemek. Daha derindeki itirazı ise sahiplikle ilgili. Bir komut yazmak, diyor, internette tanımadığınız birini işe almak gibi; size geri gelen her neyse, aslında tam anlamıyla sizin sayılmaz.
Dürüstlüğün bedelini ise acı şekilde öğrendi. Stüdyosu, kullandığı tüm araçları jenerikte tek tek sayınca, Annecy’deki bir ön gösterimde yapay zekâ ibaresi belirir belirmez salondaki hava filme karşı döndü; buna karşılık kullandığını gizleyen stüdyolar, ortaya çıkana kadar hiçbir sorun yaşamadan yoluna devam etti. Durumu açıklamak için müzikten örnek veriyor: Bir parçayı bir insan değil de bir makinenin çaldığını öğrendiğiniz anda, gözünüzdeki değeri hızla düşer.
Eksik ilk basamak
İçeri girmeye çalışanlar için kaygı daha basit. Meksikalı animatör Quique Gasca kısa süre önce animasyon okulundan mezun oldu ve onun uykusunu kaçıran şey bir mekanizma. Yapay zeka, işe önce arasında kalan karelerden, yani gençlerin mesleği öğrenmesinin, deneyimli animatörlerin de bildiklerini aktarmasının yolu olan angarya işlerden başlıyor.
En alt basamağı çekip aldığınızda, tırmanılacak merdiven kalmıyor. Dahası var, diyor. Her şeyi yutmuş bir model “bütün seslere” zaten sahip olduğundan, yeni giren birinin en çok ihtiyaç duyduğu şey, yani kendine özgü bir ses bulmak, en zor edinilen şey hâline geliyor.
Onun ve pek çok genç meslektaşının yanıtı, makinenin yapamadığı işlere yüklenmek. Stop-motion tekniğinin geri dönüşünden, gerçek malzemelerin ve gerçek hataların, hiçbir modelin kopyalayamayacağı bir bütüne dönüşmesinden söz ediyor.
Onu asıl korkutan ise elde yapılmış bu yolun, ne kadar güzel olursa olsun, niş kalması; ucuz yapay zeka “fast food”unun ise gelecek kuşağın beslendiği şeye dönüşmesi.
Aynı panelde yer alan Jade Hautin ise tartışmaya farklı bir perspektiften yaklaşıyor. Yapımcılığını üstlendiği Frogbox, üretken yapay zeka kullanmıyor. Hautin'e göre, Fransa'da bu teknolojiyi bilinçli olarak tercih etmeyen çok sayıda animasyon stüdyosu bulunuyor. Aynı zamanda, adını "Creative Machines?" sorusundan alan Fransız kolektifinin elçilerinden biri olan Hautin, oluşumun amacının teknolojiyi pazarlamak değil, eleştirel biçimde incelemek olduğunu söylüyor.
2023'ün sonunda birkaç kişinin birbirine bağlantılar göndermesiyle başlayan girişim, bugün 1.100'den fazla üyeye ulaşmış durumda. Kolektif, üyelerinin yapay zeka araçlarını gerçek prodüksiyon süreçlerinde test ederek pazarlama vaatleriyle pratikte yaşananlar arasındaki farkı değerlendirdiği çalışma grupları düzenliyor. Bunun yanı sıra sosyologlar, hukukçular ve ekonomistlerin katıldığı tartışma toplantılarına da ev sahipliği yapıyor.
Hautin'i en çok şaşırtan ise yapay zeka tartışmalarındaki giderek derinleşen kutuplaşma. Bir tarafta yapay zekayı günlük üretimin ayrılmaz parçası olarak gören ve sektörün bunu kabul etmesi gerektiğini savunanlar, diğer tarafta ise bu teknolojinin meşrulaştırılmasını bile yanlış bulanlar yer alıyor.
Creative Machines? bu iki uç arasında bir diyalog zemini oluşturmaya çalışıyor. Ancak Hautin'e göre bunun da bir bedeli var: Yapay zeka savunucuları onları fazla temkinli bulurken, karşıtları ise teknolojiyi normalleştirmekle suçluyor.
Bu sırada teknolojinin gelişim hızı da tartışmayı daha karmaşık hâle getiriyor. Hautin, Nisan 2024'te bir yapay zeka modeline basit bir göz kırpma hareketi yaptırmanın bile mümkün olmadığını, iki yıl sonra ise ortaya çıkan sonuçların "nefes kesici" düzeye ulaştığını söylüyor.
Ona göre, yapay zeka kullanımının giderek kapalı kapılar ardında konuşulmasının temel nedeni de bu hızla değişen ortam ve yarattığı güvensizlik. Festival kapsamında düzenledikleri, 40 ila 60 uluslararası katılımcının yer aldığı çalışma grubunda birçok kişinin ilk kez yapay zeka hakkında kendini güvende hissederek konuşabildiğini aktardığını belirtiyor.
Hautin, asıl tartışmanın yıllardır animasyon sektöründe kullanılan yardımcı dijital araçlar etrafında değil, internetteki büyük veri kümeleriyle eğitilen üretken yapay zeka sistemleri etrafında dönmesi gerektiğini savunuyor. Ona göre bu teknolojilerin çevresel maliyeti "dehşet verici". "Özellikle de böylesi bir sıcak hava dalgası yaşanırken," diyerek sözlerini tamamlıyor.
Aslında neyi tartışıyoruz?
Hafta bir şeyi kesinleştirdiyse, o da sektörün, tanımını yapmadığı bir kelime üzerine sağlıklı tartışamayacağı. Çok fazla şey “yapay zeka” şemsiyesi altına tıkıştırılıyor, diyor Hautin.
Uzman üretim hatlarının derinlerine gömülü üretken araçlar, herkesin tarayıcıdan ulaşabildiği araçlarla aynı şey değil ve ilk tür, animasyonun parçası olalı yıllar oldu.
Kavga aslında ikincisiyle ilgili; eser sahiplerinin hiçbir zaman devretmeyi kabul etmediği işlerle eğitilmiş modellerle. Hautin’e göre, şeyi doğru adıyla anmak, sektörün nihayet dürüstçe tartışabilmesinin önünü açabilir.
Dışarıda ise sıcak hava dalgası etkisini sürdürüyordu. Festival alanının bir köşesinde toplanan İspanyol ve İtalyan animasyon profesyonelleri, yapay zeka tartışmasının çoğu zaman göz ardı edilen bir boyutunu, teknolojinin çevresel maliyetini konuşuyordu.
Hepsi yaptıkları işi seviyordu; animasyon onların mesleği olduğu kadar yaşamlarının da merkezindeydi. Ancak ortak görüşleri şuydu: Eğer bu mesleği gelecekte sürdürebilmenin bedeli çevresel yıkımı hızlandırmak olacaksa, bunun kabul edilebilir bir bedel olmadığına inanıyorlardı. Bu konuda aralarında görüş ayrılığı yoktu.