Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB, ticaret geriliminde neden ABD hizmetlerini hedef almaktan çekiniyor?

ABD, 2024 yılında AB ile hizmet ticaretinde 148 milyar euroluk fazla verdi.
ABD, 2024 yılında AB ile hizmet ticaretinde 148 milyar euroluk fazla verdi. ©  (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
© (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
By Peggy Corlin
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Washington’un gümrük vergisi tehditlerini yeniden gündeme getirmesiyle birlikte Avrupa misilleme seçeneklerini tartışıyor. ABD hizmet sektörünü hedef almak Washington’u en fazla zorlayacak adım olurken, aynı zamanda yüksek riskler de barındırıyor.

ABD ile ticaret geriliminin geçen yıl tırmanmasından bu yana Avrupa Birliği, bu alanlarda ABD’nin ciddi bir ticaret fazlası bulunmasına rağmen Amerikan hizmet sektörlerini hedef almaktan sürekli kaçındı.

AB liderleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden yönelttiği gümrük vergisi tehditlerine verilecek yanıtı görüşmek üzere perşembe gecesi bir araya gelmeye hazırlanırken, aynı soru yeniden gündemde: Hizmetler neden dokunulmaz?

Yetkililer, geçen yıl hazırlanan ve mallara odaklanan karşı önlemler paketinin, ABD tehditlerinin hayata geçmesi halinde ilk savunma hattı olarak görüldüğünü söylüyor. Hizmetleri hedef almanın ise çok daha sert bir tırmanmayı tetikleyebilecek bir adım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

Bu temkinli yaklaşım, ABD’nin 2024’te AB ile hizmet ticaretinde 148 milyar euroluk fazla vermesine rağmen sürüyor.

Bu durum, finansal hizmetler ya da büyük teknoloji şirketleri gibi sektörlere yönelik bir misillemenin, 450 milyon tüketicilik AB pazarına erişime büyük ölçüde bağımlı olan Washington için çok daha can yakıcı olabileceği anlamına geliyor.

Euronews’in edindiği bilgilere göre, pazar günü yapılan AB büyükelçileri toplantısında Fransa, Almanya ve İspanya, AB’nin bugüne kadar hiç kullanılmamış bir aracı olan “anti-zorlama mekanizmasının” devreye sokulması seçeneğini gündeme getirdi.

Üçüncü ülkelerden gelen ekonomik baskılara karşı tasarlanan bu mekanizme, son çare olarak görülüyor ve ABD hizmetlerine yönelik lisansların ya da fikri mülkiyet haklarının kısıtlanmasına imkân tanıyabiliyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de geçen yılki bir önceki gümrük vergisi krizinde, dijital reklam gelirlerine vergi getirilmesi ihtimalini dile getirmişti.

Böyle bir adım, gelirlerinin büyük bölümünü dijital reklamlardan elde eden Meta, Google ve Facebook gibi teknoloji devlerini doğrudan etkileyebilir.

Buna karşın, AB çevrelerinde hizmetleri hedef almanın mallara kıyasla çok daha riskli olduğu ve kontrolü zor bir misilleme sarmalına yol açabileceği görüşü hâkim.

Avrupa’nın ABD hizmetlerine bağımlılığı

Euronews’e konuşan Avrupa Politika Merkezi uzmanı Varg Folkman, "Hizmetleri hedef almak daha büyük bir etki yaratma potansiyeline sahip, ancak mallara gümrük vergisi uygulamaya kıyasla daha az başvurulan bir yöntem ve bu nedenle bir tırmanma adımı olarak görülebilir," dedi.

Folkman, “Teknoloji ve finans şirketleri güçlü aktörler ve Trump’a doğrudan erişimleri var. Bu şirketlerden herhangi birini hedef almak çok sert bir adım olur ve ciddi yankı uyandırır,” diye ekledi.

Avrupalı yetkililer ayrıca, sonunda AB tüketicileri için fiyatları artıracak tam ölçekli bir ticaret savaşından endişe ediyor. Bu riski büyüten bir diğer unsur ise, Avrupa’nın ABD merkezli şirketlere olan yüksek bağımlılığı ve birçok alanda yerli alternatiflerin sınırlı olması.

Folkman, “Amerikan bulut hizmeti sağlayıcılarını ya da bankacılık hizmetlerini dışlarsanız, onların bıraktığı boşluğu dolduracak AB seçenekleri her zaman bulunmuyor,” dedi.

AB’de kullanılan pek çok temel hizmet, Visa ve Mastercard gibi ödeme sistemleri dahil olmak üzere, ABD merkezli. Aynı durum bulut hizmetleri için de geçerli; Microsoft ve Amazon Web Services bu alanda baskın konumda.

Ticaret savunma araçlarının ötesinde Brüksel’in elinde rekabet politikası ve dijital düzenleme araçları da bulunuyor.

Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi düzenlemeler, Komisyon’a rekabeti engelleyen ya da yasa dışı içerik ve dezenformasyonla yeterince mücadele etmeyen büyük teknoloji şirketlerine para cezası kesme yetkisi veriyor.

Folkman, "AB kuralları gerçekten sıkılaştırabilir. Komisyon’un şu anda X’i incelediğini biliyoruz. Bu soruşturmayı hızlandırabilir, daha sert davranabilir. Brüksel, ABD’li teknoloji devlerine yönelik bekleyen para cezalarını da kararlılıkla uygulayabilir," değerlendirmesini yaptı.

Buna karşın, Trump’ın teknoloji kurallarının uygulanması nedeniyle AB düzenleyicilerine sert çıkışlar yapmış olması nedeniyle, Komisyon ABD şirketlerini hedef almadığını defalarca vurguladı.

Brüksel, yaklaşımının ayrımcı olmadığını ve kuralların tüm ülkelerden şirketlere eşit şekilde uygulandığını savunuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump'tan Fransa'ya gözdağı: Gazze Barış Kurulu'na katılmaması halinde Fransız şarabına yüzde 200 gümrük vergisi

AB'den Trump'ın 'gümrük vergisi' tehdidine karşı çifte strateji

Grönland krizi: Trump'tan 8 Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi