Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Avrupa’da satılan elmalar ‘çoklu pestisit karışımıyla’ kirlenmiş durumda

Bir çiftçi pazarında tezgahda bulunan elmalar
Bir çiftçi pazarında tezgahda bulunan elmalar ©  AP2014
© AP2014
By Marta Pacheco
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Yeni bir araştırma, Avrupa Birliği’nin pestisitleri meyve ve sebzelerde bir arada bulunan çoklu kalıntıların oluşturduğu 'kokteyl' etkisi yerine tek tek değerlendiren risk analiz yöntemini eleştirdi.

Sivil toplum kuruluşu Pestisit Eylem Ağı (Pesticide Action Network - PAN) Avrupa ofisinin yayımladığı rapora göre, Avrupa’da 13 ülkede pazarlarda ve süpermarketlerde satılan elmalarda “pestisit kokteyli” olarak bilinen çoklu kimyasal kalıntılar endişe verici düzeylere ulaştı.

Rapor, Avrupa Birliği’ni bu kimyasallara maruziyeti düzenlemeye çağırıyor.

Belçika, Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, İspanya ve İsviçre’de satılan elmalarda kontaminasyon tespit edildi.

PAN Europe, AB’nin risk değerlendirme yöntemini pestisitleri tek tek ele aldığı ve “kokteyl etkisini” göz ardı ettiği gerekçesiyle eleştirdi.

Kuruluşun kampanyacılarından Gergely Simon, “En çarpıcı sonuçlardan biri, test edilen elmaların yüzde 85’inde birden fazla pestisit kalıntısı bulunması” dedi.

Simon, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) 20 yıl önce pestisitlerin birleşik etkilerini düzenleyecek bir metodoloji geliştirmekle görevlendirildiğini ancak bu yasal yükümlülüğün hâlâ yerine getirilmediğini savundu.

Rapora göre bu elmalar işlenmiş bebek maması olarak satılsaydı, yüzde 93’ü üç yaş altı çocuklar için belirlenen AB yasal pestisit limitlerini aşacaktı.

Simon, genç ebeveynlerin geleneksel yöntemlerle üretilmiş taze meyve ve sebzelerin çocukların pestisitlere maruziyetini bazen 600 kata kadar artırabildiğinin farkında olmadığını belirterek kamu otoritelerini bilgilendirme yapmaya ve öncelikli olarak organik gıdaları teşvik etmeye çağırdı.

Rapor, “pestisit kokteyllerini” ele alacak AB kurallarının hâlâ belirsizliğini koruduğu bir dönemde yayımlandı. Çok sayıda kampanya grubu, Avrupa Komisyonu ve EFSA’ya pestisitlerin kümülatif risk değerlendirmesini hızlandırma çağrısında bulunuyor.

Birden fazla pestisitin birleşik etkilerinin değerlendirilmesi konusu ilk kez 2005’te kabul edilmiş olsa da EFSA ancak 2020’de tiroid ve sinir sistemi üzerindeki ortak etkileri inceleyen bir pilot çalışma gerçekleştirdi.

2021’den bu yana Komisyon ve EFSA, bu değerlendirmeleri daha fazla pestisit grubuna genişletmek ve 2030’a kadar mevzuata tamamen entegre etmek için çalışıyor.

EFSA sözcüsü, “pestisit kokteyli” sorununun değerlendirilmesinin büyük veri setleri, yeni yazılım araçları ve AB ile uluslararası ortaklarla kapsamlı iş birliği gerektirdiği için karmaşık olduğunu söyledi.

Sözcü ayrıca, pestisitin planlanan kullanımına izin verilmeden önce kümülatif risk değerlendirmesinin nasıl yapılacağına dair rehber hazırladıklarını belirtti.

EFSA’ya göre, geliştirilen araç ve metodolojinin test edilmesi amacıyla 2026’nın sonuna doğru AB ülkeleriyle bir pilot uygulama yapılması planlanıyor.

Pestisitler ve 'kalıcı kimyasallar'

Pestisit Eylem Ağı (PAN) Avrupa’nın bilimsel çalışması, 1–20 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Araştırmacılar bu süreçte süpermarket ve pazarlardan yerel olarak üretilmiş üç ila beş farklı geleneksel elma örneği seçti; toplamda ulusal üretime ait 59 elma numunesi incelendi.

Bulgulara göre elma örneklerinin yüzde 71’i AB’nin en toksik pestisitler kategorisine giren en az bir kalıntı içerirken, yüzde 64’ünde “kalıcı (sonsuz) kimyasallar” olarak da bilinen PFAS türü pestisitlere rastlandı. Numunelerin yüzde 36’sında ise nörotoksik bir pestisit tespit edildi.

Rapora göre bir PFAS pestisiti olan fludioxonil, örneklerin yaklaşık yüzde 40’ında bulundu. Tehlikeli kimyasalın 2024’te AB tarafından endokrin bozucu olarak sınıflandırıldığı hatırlatıldı.

PAN Avrupa, raporun duyurulduğu açıklamada, “Yasaklanmış olması gerekiyordu ancak AB üyesi ülkeler yaklaşık bir yıldır bunu engelliyor. İnsanlarda karaciğer ve böbrekler için toksik, sucul ortamlarda ise balık ve amfibileri yok edici etkisi var,” ifadelerini kullandı.

Avrupa Komisyonu ise Aralık 2025’te pestisit düzenlemelerini zayıflatabileceği belirtilen değişiklikler önerdi.

Buna göre onayların süresiz hale getirilmesi ve pestisitlerin toksisitesinin her 10–15 yılda bir yeni bilimsel kanıtlara göre yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunun kaldırılması gündeme geldi.

Teklif ayrıca AB ülkelerinin pestisit risklerini değerlendirirken en güncel bilimsel bulguları göz ardı edebilmesine de kapı aralayabilir.

Simon, “Gıdalar yoluyla pestisitlere maruz kalmanın kısırlıkla ve muhtemelen bazı kanser türleriyle bağlantılı olduğuna dair bilimsel kanıtlar artıyor,” dedi. Vatandaşların gıda, hava veya toz aracılığıyla zehirli maddelerin karışımlarına sürekli maruz kalmasının yeterince hesaba katılmadığını belirten Simon, bu sorunun düzenleyici kurumlar tarafından ele alınması gerektiğini vurguladı.

Euronews, konuya ilişkin yorum almak için Avrupa Komisyonu’na başvurdu ancak haber yayımlanmadan önce yanıt alamadı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Teyit: Mercosur Anlaşması ile AB’ye pestisitli gıda girişi artacak mı?

Gıda güvensizliğine karşı gizli silah: Okyanuslardaki mercan resifleri

BM Dünya Gıda Güvenliği raporu: 2023'te 733 milyon kişi açlıkla mücadele etti