Başbakan Keir Starmer, İngiltere genelindeki yerel seçimlerde alınan ağır yenilginin sorumluluğunu üstlendiğini, ancak mücadeleye devam edeceğini açıkladı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, salı günü siyasi geleceğini belirleyebilecek kritik görüşmeler kapsamında kabine üyeleriyle bir araya gelirken, görevde kalmayı planladığını açıkladı.
Starmer, geçen hafta yapılan yerel seçimlerde İşçi Partisi’nin ağır kayıplar yaşamasının ardından kabine içindeki desteğini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Bu sonuçların genel seçimde tekrarlanması halinde parti iktidardan büyük farkla uzaklaştırılabilir.
Toplantı, parlamentodaki parti grubunun yaklaşık beşte birini temsil eden 70’ten fazla İşçi Partili arka sıra milletvekilinin Starmer’ın istifa etmesi ya da en azından görevi bırakmak için bir takvim açıklaması gerektiğini söylemesinin ardından yapıldı.
Salı günü bakan yardımcısı Miatta Fahnbulleh görevinden ayrıldı ve Starmer’a "ülke için doğru olanı yapma" ve görevi bırakmak için bir takvim belirleme çağrısında bulundu.
Konut, Topluluklar ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’nda görev yapan Fahnbulleh, görev yapmaktan gurur duyduğunu ancak hükümetin seçmenlerden aldığı değişim yetkisine uygun bir vizyon, hız ve kararlılıkla hareket etmediğini söyledi.
Fahnbulleh, "Değerlerimiz konusunda net ve inançlarında güçlü bir İşçi Partisi olarak da yönetmedik," dedi.
Ancak Starmer, görevde kalma kararlılığını yineledi.
Starmer, kabine bakanlarına geçen hafta ülke genelindeki yerel seçimlerde alınan ağır yenilgilerin sorumluluğunu üstlendiğini, ancak mücadeleye devam edeceğini söyledi.
Bir liderin görevden alınması için bir süreç bulunduğunu ve bu sürecin başlatılmadığını belirten Starmer, "Ülke bizden yönetmeye devam etmemizi bekliyor. Benim yaptığım da bu, bizim yapmamız gereken de bu," ifadelerini kullandı.
Starmer, pazartesi günü Londra’da yaptığı ve kendisini eleştirenlere yanıt niteliği taşıyan konuşmasında, istifa çağrılarını reddetti. Starmer, "büyük zorluklarla yüzleşeceğini" ve İngiltere'ye umudu yeniden kazandıracağını söyledi.
İşçi Partisi, geçen hafta İngiltere genelindeki yerel seçimlerde ve İskoçya ile Galler’deki parlamento seçimlerinde yaşanan ağır kayıpların ardından paniğe sürüklendi.
Seçimler, iki yıldan kısa süre önce ezici bir zaferle iktidara gelen Starmer için gayriresmi bir referandum olarak görüldü. Starmer’ın popülaritesi iktidara gelmesinden bu yana hızla düştü.
Starmer hükümeti, vaat edilen ekonomik büyümeyi sağlamakta, yıpranmış kamu hizmetlerini onarmakta ve halkı artan yaşam maliyetinden korumakta zorlandı.
Starmer’a duyulan güven, sosyal yardım reformu dahil bazı konulardaki politika değişiklikleri ve Jeffrey Epstein’ın skandallarla anılan arkadaşı Peter Mandelson’ı ABD büyükelçisi olarak atama yönündeki kararı nedeniyle de zarar gördü.
Geçen haftaki seçimlerde İşçi Partisi hem sağdan hem soldan baskı altında kaldı; göçmen karşıtı Reform UK’ye ve "eko-popülist" Yeşiller Partisi’ne oy kaybetti.
Sonuçlar, uzun süredir İşçi Partisi ve Muhafazakârlar’ın hâkim olduğu İngiltere siyasetindeki artan parçalanmayı yansıtıyor.
Starmer, pazartesi günkü konuşması ve Kral 3. Charles’ın çarşamba günü parlamentonun açılışında açıklayacağı iddialı yasama planlarıyla yeniden ivme kazanmayı umuyordu.