Starmer’ın istifası, kamuoyunda aylardır düşen destek, İşçi Partisi’nin yerel seçimlerde yaşadığı tarihi kayıplar ve parti içindeki liderlik tartışmalarının ardından geldi.
İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer, yaklaşık 23 aylık iktidarının ardından görevinden istifa ettiğini açıkladı. Starmer, halefinin belirlenmesine kadar başbakanlık görevini sürdüreceğini belirtirken, kararıyla birlikte İngiltere son 10 yılda görevinden ayrılan 6. başbakanını görmüş oldu.
Starmer’ın istifası, kamuoyunda aylardır düşen destek, İşçi Partisi’nin yerel seçimlerde yaşadığı tarihi kayıplar ve parti içindeki liderlik tartışmalarının ardından geldi.
Son darbeyi ise geçen hafta yapılan Makerfield ara seçimlerinde eski Manchester Büyükşehir Belediye Başkanı Andy Burnham’ın elde ettiği dikkat çekici zafer vurdu.
Burnham’ın zaferi liderlik yarışını ateşledi
Makerfield’daki ara seçimde Reform UK adayını açık farkla geride bırakan Burnham, birçok İşçi Partili tarafından partinin yükselen sağ-popülist rakibi Reform UK’ye karşı seçim kazanabilecek en güçlü isim olarak görülmeye başlandı. Burnham’ın başarısı, Starmer’a yönelik liderlik baskısını hızla artırırken, parti içindeki birçok isim başbakanın görevi bırakması çağrısında bulundu.
Başlangıçta liderlik yarışına gireceğini ve görevde kalacağını söyleyen Starmer, hafta sonu boyunca milletvekilleri ve parti yöneticileriyle yaptığı görüşmelerin ardından İşçi Partisi’nin bir sonraki genel seçime farklı bir liderle gitmek istediği sonucuna vardı.
Yerel seçimlerde tarihi hezimet
İşçi Partisi’nin son dönemde elde ettiği seçim sonuçları, Starmer üzerindeki baskının temel nedenlerinden biri. Parti İngiltere genelinde 1496 belediye meclisi üyesi kaybederek tarihinin en ağır yerel seçim yenilgilerinden birini aldı. Parti ayrıca 38 yerel yönetimin kontrolünü kaybetti.
Bu kayıpların büyük bölümü, Nigel Farage liderliğindeki Reform UK’nin yükselişine bağlandı. Reform UK aynı seçimlerde 1451 sandalye ve 14 belediye kazanarak dikkat çekici bir çıkış yaptı.
İşçi Partisi yalnızca İngiltere’de değil, İskoçya ve Galler’de de geriledi. Parti İskoçya’da beklenen yükselişi gerçekleştiremezken, Galler’de ise 1999’da kurulan parlamentonun tarihindeki ilk büyük iktidar kaybını yaşadı.
Savunma harcamaları krizi hükümeti sarstı
Starmer hükümetini zayıflatan bir diğer gelişme ise savunma harcamaları konusunda yaşanan anlaşmazlık oldu. Savunma Bakanı John Healey ve ardından Silahlı Kuvvetler Bakanı Al Carns görevlerinden ayrıldı.
İstifaların merkezinde hükümetin Savunma Yatırım Planı için ayırdığı para var. Hükümetten 23 milyar sterlin talep ediliyordu, ancak yalnızca 10 milyar sterlin ayırma kararı alındı.
Bu karar, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların sürdüğü bir dönemde savunma harcamalarının artırılması gerektiğini savunan parti içindeki isimlerin tepkisini çekti.
Healey’nin istifası, Starmer’ın parti üzerindeki otoritesinin ciddi şekilde aşındığının ilk işareti olarak yorumlandı.
'Sevgisiz seçim zaferi'nin sonu
Siyaset bilimcilere göre Starmer’ın düşüşü aslında göreve gelmeden önce başlamıştı.
Exeter Üniversitesi'nden siyaset bilimci Nicholas Dickinson, The Conversation'da kaleme aldığı yazıda, 2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nin büyük bir parlamento çoğunluğu elde etmesine rağmen, oyların yalnızca yüzde 34’ünü aldığını hatırlattı. Bu oran, İngiltere tarihinde çoğunluk hükümeti kuran partiler arasında kaydedilen en düşük oy oranlarından biri.
Analistler, İşçi Partisi’nin başarısının büyük ölçüde Muhafazakâr Parti’nin zayıflamasından kaynaklandığını, seçmenlerin önemli bölümünün ise Starmer liderliğine hiçbir zaman güçlü bir destek vermediğini belirtiyor.
Dickinson'a göre, Starmer liderliğindeki İşçi Partisi zamanla iki farklı cepheden baskı altında kaldı. Bir yandan Reform UK, partinin geleneksel işçi sınıfı bölgelerindeki oylarını aşındırırken, diğer yandan Jeremy Corbyn döneminden kalan ilerici seçmen tabanının bir kısmı Yeşiller Partisi ve bağımsız adaylara yöneldi.
"Özellikle Gazze savaşı sonrasında bazı büyük şehirlerde bağımsız adayların elde ettiği başarılar, İşçi Partisi’nin kentli seçmen desteğinde de erozyona işaret ediyor."
Yeni lider temmuz ayında belli olabilir
İşçi Partisi’nin yeni liderini seçmek için resmi takvim henüz açıklanmadı. Ancak Starmer’ın verdiği bilgilere göre adayların 9-16 Temmuz tarihleri arasında gerekli desteği toplaması gerekecek.
Parti kurallarına göre adayların en az 81 milletvekilinin desteğini alması gerekiyor. Şu ana kadar adaylığını resmen açıklayan tek isim Burnham oldu. Sağlık Bakanlığı görevinden kısa süre önce ayrılan Wes Streeting ise liderlik yarışına girmeyeceğini duyurarak Burnham’a destek verdi.
Başka bir aday çıkmaması halinde Burnham’ın doğrudan İşçi Partisi lideri olması ve temmuz ayı ortasında İngiltere’nin yeni başbakanı olarak Downing Street’e taşınması mümkün görünüyor.
Brexit sonrası siyaset hâlâ belirleyici
Uzmanlar, Starmer’ın istifasının, Brexit referandumunun İngiliz siyasetinde yarattığı fay hatlarının hâlâ etkisini sürdürdüğünü gösterdiğini belirtiyor. Seçmenlerin Brexit konusunda şekillenen kimlik temelli bloklar içinde hareket etmeyi sürdürdüğü, ancak bu blokların kendi içinde giderek daha fazla parçalandığı ifade ediliyor.
Bu durumun hem Corbyn hem de Starmer dönemlerinde İşçi Partisi’ni farklı yönlere çekilen seçmen gruplarını aynı çatı altında tutmakta zorladığı değerlendirilirken, Starmer’ın istifası da bu uzun siyasi gerilimin son halkası olarak görülüyor.