AB'nin en etkili siyasi grubu, Çin'le diyaloğu sürdürürken ticari baskı araçlarının daha güçlü kullanılmasını ve ticari gerilimin tırmandırılmamasını savunan bir belge hazırlıyor.
Merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP), Çin'le ilişkilerin açık bir çatışmaya ya da bağların tamamen koparılmasına varmadan yeniden dengelenmesi çağrısında bulunmaya hazırlanıyor.
Euronews'ün gördüğü taslak içeriğe göre EPP'nin üst düzey milletvekilleri, hazırlanmakta olan belgede, gerilimi tam anlamıyla tırmandırmadan AB'nin mevcut ekonomik baskı araçlarından daha kapsamlı yararlanarak ekonomik ilişkilerin genel olarak yeniden dengelenmesini savunacak.
EPP, Avrupa Parlamentosu'nda en fazla milletvekiline sahip olmasının yanı sıra Avrupa Komisyonu'ndaki 27 komiserden 14'ünü bünyesinde barındıran, AB düzeyindeki en büyük ve en etkili siyasi aile konumunda.
Brüksel, Pekin'le ekonomik ilişkilerdeki dengesizliklerden giderek daha fazla endişe duyuyor. AB yetkilileri, büyüyen ticaret açığını Çin'deki aşırı sanayi kapasitesine ve Avrupalı rakipleri zor durumda bırakan yüksek devlet sübvansiyonlarına bağlıyor.
AB, Çin hükümetinden taviz alınması için ekim ayını son tarih olarak belirledi. AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič'e göre bu tarihten sonra Avrupa Komisyonu "daha sert önlemler" almaya hazır.
Bu bağlamda Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi'nde görev yapan EPP milletvekilleri, bir sonraki Avrupa Konseyi zirvesinin ardından ekim ortasında tamamlanması planlanan bir tutum belgesi hazırlıyor.
Belge dört ana alana odaklanıyor: Ticaret ve yatırımların yeniden dengelenmesi, ihracat kontrol önlemleri, fikri mülkiyet hakları ve Dünya Ticaret Örgütü'nün reformu.
Belgenin ilk taslağında dengeli bir yaklaşım savunuluyor: Çin'le diyaloğun sürdürülmesi, ancak aynı zamanda özellikle ticaret savunma araçlarının daha kararlı kullanılması ve haksız rekabete karşı yeni araçların geliştirilmesi yoluyla Avrupa'nın ekonomik çıkarlarının daha güçlü biçimde korunması.
EPP milletvekilleri aynı zamanda ticari önlemlerin orantılı ve geçici olması gerektiğini, kalıcı korumacılığa yol açmak yerine AB'nin pazarlık gücünü artıracak şekilde tasarlanması gerektiğini vurguluyor.
Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve kritik ham maddelerde bağımlılığın azaltılması da Çin'in ekonomik nüfuzunu sınırlamanın yollarından biri olarak gösteriliyor. Bu kapsamda özellikle Mercosur, Hindistan, Endonezya ve Avustralya gibi ortaklarla serbest ticaret anlaşmalarının onaylanması ve kapsamlarının genişletilmesi öneriliyor.
Belgede ayrıca gümrük denetimlerinin sıkılaştırılması ve e-ticaret platformlarının daha yakından denetlenmesi çağrısı yapılıyor. Avrupa Komisyonu da yasa dışı ürünlerin AB pazarına girmesine olanak tanıyan denetim açıklarını kapatmak amacıyla kapsamlı bir reform planlıyor.
Havacılık, yarı iletkenler, ilaç ve biyoteknoloji ise AB'nin Pekin'e ekonomik bağımlılığını azaltmak için daha fazla geliştirmesi gereken sektörler olarak öne çıkarılıyor.