Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB, COP31'e net bir mesajla gidiyor: İklim taahhütleri artık yeterli değil

Kaçak madencilik makinelerine benzin taşıyan bir tekne, Asociacion Nuestra Casa Comun’un yeniden ağaçlandırdığı kazılmış alanın yanından geçiyor, Amazon, 2024.
Amazon'da kaçak madencilik için makinelere benzin taşıyan tekne, Nuestra Casa Comun'un yeniden ağaçlandırdığı eski maden sahasının yanından geçiyor, 2024. ©  AP Photo / Ivan Valencia
© AP Photo / Ivan Valencia
By Marta Pacheco
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Euronews’un gördüğü belgeye göre AB büyükelçileri, COP31’in temiz enerjiyi hızla yaygınlaştırmasını, fosil yakıtlardan çıkışı, elektrifikasyonun artmasını, yenilenebilirin üçe, verimliliğin ikiye katlanmasını ve metan ile diğer CO2 dışı emisyonların 2030’a dek azaltılmasını istiyor.

Euronews'ün gördüğü bir Konsey belgesine göre Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler'in iklim zirvesi COP31'e hazırlanırken ülkelerin mevcut iklim hedeflerini gerçekten uygulayıp uygulamayacağı konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor.

REKLAM
REKLAM

14 Eylül tarihli taslak Konsey sonuçlarında, Paris Anlaşması'na atıfta bulunularak, “mevcut hedeflerin ve uygulamanın küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamak için yetersiz kalması endişeyle karşılanmaktadır” deniliyor.

Benzer kaygıları yakın zamanda Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) de dile getirdi. Program dünyanın 1,5°C küresel ısınma eşiğini aşma yolunda olduğu uyarısında bulunurken, yine de daha yüksek sıcaklıklara sınır konulabileceğini, bu seviyelere uyum sağlanabileceğini ve buradan geri dönülebileceğini vurguladı.

Yaz başında İklim Komiseri Wopke Hoekstra, son COP konferanslarının iklim kriziyle mücadele için gereken acil ilerlemeyi sağlayamadığını söyleyerek sonuçlarını bilimsel beklentilere kıyasla "yetersiz" olarak nitelendirmişti.

Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapacak Antalya'da Brüksel, Paris Anlaşması'nı savunmak ve 1,5°C hedefini uluslararası diplomasinin merkezinde tutmak istiyor. Taslağa göre, aynı zamanda odağı taahhütlerin yerine getirilmesine, yatırımlara ve uygulamaya kaydırıyor.

Yeni hedefler üzerinde uzlaşmak yerine AB, COP31'in somut sonuçlar üretmesini istiyor: temiz enerjinin daha hızlı devreye alınması, fosil yakıtlardan kademeli çıkış, elektrifikasyonun güçlenmesi, yenilenebilir enerjinin üç katına çıkarılması, enerji verimliliğindeki iyileşmelerin iki katına çıkarılması ve 2030'a kadar metan ve diğer CO2 dışı emisyonların azaltılması.

AB büyükelçileri, 27 üyeli blokun yalnızca taahhütlerin değil, etkin eylemin gerektiğini kabul etmesiyle birlikte COP31'in küresel hedef ve uygulama açığını kapatmada "somut ilerleme" sağlamasını ve Paris Anlaşması'nın bir sonraki döngüsünün yönünü belirlemesini talep ediyor.

Taslak metin ayrıca, büyük kirleticileri, hedeflerini yükseltmeye ve UNEP ile birçok iklim bilimcisinin acil müdahale çağrısı yaptığı sıcaklık aşımının hem boyutunu hem süresini en aza indirmeye çağırıyor.

Taslak belgede, "(Konsey) tüm tarafları, özellikle de büyük emitörleri, mümkün olan en yüksek düzeyde hedefler benimsemeye ve 1,5°C ile uyumlu bir çizgiye geri dönmek için azami çabayı göstermeye, aşımın hem büyüklüğünü hem süresini en aza indirmeye çağırıyor" ifadeleri yer alıyor.

COP31'in ev sahibi Türkiye, geniş bir temiz enerji potansiyeline sahip olmasına ve yenilenebilir enerji kapasitesini artırmadaki son başarılarına rağmen enerji sektöründe hâlâ fosil yakıtları önceliklendiriyor. Çarşamba günü yayınlanan ve ülkenin elektrik sektörünü inceleyen Climate Action Tracker raporu da bu duruma dikkat çekiyor.

Enerji dönüşümü ve iklim uyumu

Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle yaşanan arz kesintilerinin yol açtığı küresel fiyat dalgalanmalarının adeta esiri haline gelen AB, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı artık sadece çevresel bir iklim politikası olarak değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve enerji maliyeti meselesi olarak çerçeveliyor.

AB'ye göre yenilenebilir kaynaklar, düşük karbonlu enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyon, aynı anda enerji güvenliğini güçlendirebilir, stratejik bağımlılıkları azaltabilir ve direnci artırabilir.

Uluslararası iklim politikasında Konsey, Avrupa Komisyonu'nun savunduğu enerji çizgisini izliyor ancak AB içinde, karbon piyasasının geleceği ya da dizel ve benzinle çalışan yeni otomobil ve hafif ticari araçların yasaklanması gibi önemli yasal dosyalarda görüş ayrılıkları sürüyor.

AB, iklim karşısında dayanıklı olmanın güvenli ve müreffeh ekonomiler için temel bir ön koşul olduğunu savunuyor ve azaltım ile uyum çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Avrupalılar bu gerçeği, aşırı sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve kuraklıkla geçen bir yazın ardından artık kendi ülkelerinde daha fazla hissediyor.

Bu sorunla başa çıkmak için AB, COP31'de tüm ülkelerin Ulusal Uyum Planlarını, ulusal yatırım planları ve kalkınma stratejilerine entegre etmesini istiyor. Bu yaklaşım, iklim politikasının yalnızca gelecekteki ısınmayı engellemekten ibaret olmadığını, aynı zamanda hâlihazırda yaşanan zararlarla başa çıkmayı gerektirdiğini kabul eden daha geniş bir anlayışı yansıtıyor.

Bununla birlikte iklim finansmanının, siyasi müzakerelerin en zorlu başlıklarından biri olması bekleniyor.

Görmezden gelinen asıl konu

Brezilya'da düzenlenen COP30'un yankılarını taşıyan AB, gelişmekte olan ülkeler için azaltım, uyum ve kayıp ve zararı kapsayacak şekilde finansmanın artırılması çağrısında bulunacak. Aynı zamanda uyum finansmanını 3 katına çıkarma çabalarını da yeniden teyit edecek. Ancak taslak metin, kamu kaynaklarının tek başına ihtiyaç duyulan yatırım ölçeğini karşılayamayacağını da vurguluyor.

Taslak, emisyonları azaltmada ve finansal akışları iklim eylemine yönlendirmede etkili bir araç olarak karbon fiyatlandırmasının altını çiziyor.

Geçen yılki COP30'a en büyük kirleticilerin katılmamasının ardından AB, çok taraflılığa bağlılığını yeniden teyit edecek ve sistemi daha etkili ve kapsayıcı hale getirecek reformlar talep edecek – bu da son derece tartışmalı bir başlık olmaya aday.

Mevcut jeopolitik ortamda AB'nin çok taraflılığa vurgu yapması, COP31'in hem uluslararası iklim mimarisini savunmak hem de tek tek emisyon önlemlerini müzakere etmekle ilgili olacağını gösteriyor.

Taslak belgeye tepki gösteren, sivil toplum kuruluşu İklim Eylem Ağı Avrupa'nın iklim sorumlusu Sven Harmeling, AB'nin 1,5°C hedefi, yenilenebilir enerjiyi üç katına çıkarma, adil dönüşüm ve iklim uyumuna verdiği desteği olumlu karşıladığını ancak iklim finansmanındaki süregelen hedef eksikliğini eleştirdi.

Harmeling, "Taslak hâlâ temel sorudan kaçınıyor: AB masaya fiilen ne koyacak?" dedi.

"Uyum finansmanını üç katına çıkarma hedefinin yeniden teyit edilmesi olumlu; ancak Avrupa'nın kendi katkısına dair netlik olmadan bu yetki, başkalarından kendisinden fazlasını isteme riskini taşıyor."

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AIIB Başkan Yardımcısı Pandey: Türkiye'deki yeşil altyapı hattımız COP31'e doğru hız kazanıyor

Tavşan Adası’ndaki 11 yıllık deniz koruma modeli COP31 ile dünyaya duyurulacak

İstanbul’da COP31 öncesi sıfır atık yol haritası ele alındı