Facebook ve Instagram'da meme uçlarına uygulanan sansür kalkabilir

Access to the comments Yorumlar
 Sarah Palmer
2017 yılında düzenlenen Memelere Özgürlük kampanyası
2017 yılında düzenlenen Memelere Özgürlük kampanyası   -   ©  AP Photo

Meta’ya bağlı bağımsız bir denetim kurulu, kadınların çıplak meme uçlarına karşı Facebook ve Instagram’da uygulanan katı kuralların ifade özgürlüğünü kısıtladığına karar verdi. Sosyal medya platformlarındaki bu uygulamalara karşı yaklaşık 10 yıl önce "Memelere Özgürlük" kampanyası başlatılmıştı.

Akademisyenler ve hukukçulardan oluşan ve şirkete içerik politikaları konusunda tavsiyelerde bulunan kurul, yasağın platformlarda özellikle kadınlar, interseks, non-binary ve transseksüel bireyler için kapsayıcılığı engellediği görüşünü bildirdi.

Platformun yetişkinlere yönelik çıplaklık politikasını "ayrımcı" olarak nitelendiren kurul, Meta'ya bu politikayı "uluslararası insan hakları standartlarına saygılı net kriterlerle yönetilecek şekilde" değiştirmesi tavsiyesinde bulundu.

Karar, kurulun Meta'nın göğsü açık transseksüel ve non-binary kişilerin yer aldığı iki Instagram paylaşımını kaldırma kararını bozmasının ardından geldi.

'Meme Uçlarına Özgürlük' kampanyası nedir?

Meta şimdiye kadar kadınların göğüs uçlarının teşhir edilmesine yönelik katı bir politika izliyordu. Geçmişte bebeklerini emziren annelerin görüntüleri de sansürlenmişti.

AP Photo
Paraguay'da kadınlar günü eylemiAP Photo

Bu durum kimi kadınlar tarafından protesto edildi ve 2012 yılında bazı kampanyalara konu edildi.

Daha sonra emzirme, doğum ve doğum sonrası anlar, sağlıkla ilgili durumlar (örneğin meme kanseri farkındalığı) gibi durumar için istisnalar getirilmiştir.

Sosyal medya platformlarının "nefret söylemiyle yeterince mücadele etmeden' meme uçlarını sansürlemesi de tepki çekmişti.

Mark Zuckerburg, 2018'de bu durumu "Meme ucunu tespit edecek bir yapay zeka sistemi kurmak, nefret söylemini tespit etmekten daha kolay" diyerek gerekçelendirmeye çalışmıştı.

Peki kurul neden fikrini değiştirdi?

Meta'nın gözetim kurulu, mevcut politikanın ikili bir cinsiyet görüşüne ve erkek ve kadın bedenleri arasındaki bir ayrıma dayandığını savundu.

Kurul kararında, "Böyle bir yaklaşım, kuralların interseks, ikili olmayan ve trans bireyler için nasıl uygulanacağını belirsiz hale getiriyor" dedi.