İran dışındaki binlerce gönüllü, ülkedeki kullanıcıların internete erişebilmesi için 'Conduit' adlı uygulamayı kullanıyor. Uygulama, yurt dışındaki kullanıcıların internet bant genişliğinin bir bölümünü İran’daki kullanıcılara aktarmasına olanak tanıyor.
İran’da 20 gündür ciddi biçimde kısıtlanan internet erişimi, çarşamba günü itibarıyla kısmen yeniden sağlanmaya başladı. Öte yandan, internet özgürlüğünü izleyen kuruluşlar ve ülke içindeki kullanıcılar, bazı bağlantı işaretleri gözlemlense de erişimin hâlâ son derece sınırlı, dengesiz ve filtreli olduğunu bildiriyor.
İnternet kısıtlamalarını raporlayan NetBlocks, İran’ın uluslararası bağlantının küçük bir bölümünü yeniden açtığını, ancak sitelerin büyük kısmının hâlâ ya tamamen engelli ya da VPN gibi araçlar olmadan erişilemez durumda olduğunu belirtiyor. Kuruluşa göre, “beyaz liste” sistemi nedeniyle sıradan kullanıcılar ağır filtreleme ve sık sık kesintilerle karşı karşıya.
Beyaz liste uygulaması, yalnızca devlet kurumları, bankalar ve yetkililer gibi belirli kesimlere tam ya da görece serbest internet erişimi tanınması anlamına geliyor. İran Dışişleri Bakanı ve üst düzey yetkililerin kesinti süresince sosyal medya paylaşımlarına devam etmesi de bu ayrıcalıklı erişimi doğrular nitelikte.
İranlı yetkililer, 8 Ocak’ta başlayan internet kesintisinin “yabancı müdahale” ve “terör faaliyetleri” gerekçesiyle hayata geçirildiğini savunuyor. İçişleri Bakanlığı Güvenlikten Sorumlu Yardımcısı Ali Ekber Pur-Cemşidiyan, internetin ne zaman tamamen normale döneceği sorusuna, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ekonomik kaygılar yerine “kamu güvenliğini” öncelediğini söyleyerek yanıt vermişti.
Bazı uzmanlar ise İran'da "katmanlı internet" yapısının artık kalıcı hale geleceğinden endişeleniyor. Katmanlı internet, erişimin kullanıcıların “ihtiyacına” göre belirlenmesini öngörüyor. Örneğin devlet kontrolündeki medya kuruluşlarına Telegram gibi platformlara sınırlı erişim sağlanırken, genel kullanıcı trafiği varsayılan olarak engelleniyor.
Protestolar boyunca internete erişmeye çalışan kullanıcıların başlıca umudu Elon Musk'ın uydu internet ağı Starlink'ti. Ancak hükümet, halihazırda yasak olan Starlink antenlerine ev baskınlarıyla el koydu. Bu da uydu interneti imkanının da büyük ölçüde ortadan kalkmasına yol açtı.
Öte yandan, yurt dışında yaşayan İranlıların girişimleriyle internet kısıtlamalarını aşmanın başka yolları da denendi. Bunların başında Psiphon girişiminin 'Conduit' adlı aracı geliyor.
Dijital dayanışma
İran dışındaki binlerce gönüllü, ülkedeki kullanıcıların internete erişebilmesi için Conduit adlı uygulamayı kullanıyor. Uygulama, yurt dışındaki kullanıcıların internet bant genişliğinin bir bölümünü İran’daki kullanıcılara aktarmasına olanak tanıyor.
Conduit, VPN benzeri bir işlev görüyor çünkü internet trafiğini şifreleyerek ülke dışına çıkarıyor ve engelleri aşmayı sağlıyor. Ancak bu, klasik anlamda bir VPN değil.
VPN'ler temelde kullanıcının internet trafiğini şifreleyerek IP adresini maskeliyor. IP adresleri ev adresine benzer şekilde kullanıcının fiziksel konumunu gösteren, internete bağlı her cihazın sahip olduğu benzersiz bir sayısal kimlik. İnternet üzerindeki cihazlar (bilgisayarlar, telefonlar vb.) bu adres aracılığıyla birbirleriyle iletişim kuruyor. VPN kullanımında ise kullanıcın çevrimiçi etkinliği gerçekte olduğundan farklı bir ülkedeymiş gibi görünüyor. Yani internet servis sağlayıcıları, uygulamalar veya web sitelerinin, kullanıcının farklı bir bölgede olduğunu düşünmesini sağlıyor.
Kısacası, VPN'lerde kullanıcı, tek bir sunucuya bağlanarak hız ve süreklilik elde ediyor. Ancak internetin İran'daki gibi topyekun engellendiği koşullarda VPN'ler işlevsiz kalıyor.
Conduit ise tam kapanma koşulları için tasarlandı. Burada kullanıcı tek bir sabit sunucuya değil, sürekli değişen bir ağa bağlanıyor. Trafik, gönüllülerin sağladığı küçük “çatlaklardan” geçiriliyor. Ülkelerdeki kapsamlı internet engellemelerinde bile bankalar, devlet sistemleri, bazı CDN’ler ve beyaz liste siteleri açık kalıyor. Conduit, işte bu kapatılamayan dar geçitleri kullanıyor.
Conduit'te bağlantı şu yolları izliyor: İran'daki kullanıcı - küçük açık geçit - yurt dışındaki gönüllü - Psiphon sunucusu -internet. Bu dolaylı yol, IP bazlı engellemeyi zorlaştırıyor.
Conduit'te amaç hız değil, erişimin tamamen kesilmesini engellemek. Her bir dış kullanıcı yaklaşık 25 kişiye düşük hızda internet erişimi sağlayabiliyor. Psiphon’a göre İran, dünyada en fazla kullanıcıya sahip ülke konumunda. 22 Ocak’ta Psiphon Conduit bağlantı denemelerinin yarıdan fazlası İran’dan geldi.
Bu sayede, haftalarca çevrimdışı kalan birçok İranlı WhatsApp ve Telegram üzerinden yakınlarıyla yeniden iletişim kurabildi, sosyal medyada paylaşımlar yapabildi.
İran'daki internet kısıtlamalarını gözlemleyen Filterbaan derneğine göre tek bir günde 11 milyon kullanıcı, Conduit'e başvurdu:
"Psiphon, tek bir günde İran'dan 11 milyon kullanıcıyı bağlayarak rekor kırdı. Bu sayı sadece üç gün önce, 27 Şubat'ta 4 milyondu ve yurt dışında Conduit kullanan İranlılar ve Psiphon'un İran'daki iyi performansı göz önüne alındığında, bu sayının 11 milyona ulaştığı görülüyor."
Ekonomik kayıp: Günde 50 trilyon riyal
İran'da internetin hâlâ son derece istikrarsız olduğu belirtiliyor. Yerel siteler ve devlet bağlantılı platformların bile sık sık koptuğu; bankacılık ve idari işlemler zaman zaman yapılamadığı bildiriliyor.
İran İletişim Bakanı Sattar Haşimi, internet kesintisinin ülke ekonomisine günlük yaklaşık 50 trilyon riyal zarar verdiğini açıkladı. Haşimi, yerli platformların uluslararası internet olmadan ayakta kalamayacağını kabul ederek, “Küresel internete gerek yok demek acı bir şakadan ibaret,” dedi.
Birçok şirket iflas riskiyle karşı karşıya kalırken, bazıları çalışanlarını işten çıkarmaya başladı. Haft-e Sobh gazetesi, kapanan şirketlerin ofis mobilyalarını satmak için verdikleri ilanların gazeteleri doldurduğunu yazdı.
Uluslararası ticaret de ciddi biçimde aksadı; sınır kapılarında bozulabilir ürün taşıyan kamyonların mahsur kaldığı belirtiliyor.