Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Küresel kampanya, sosyal medyanın 'berbatlaşması'na karşı harekete geçti

ARŞİV - Bu fotoğraf kolajında, sol üstte eski adıyla Twitter olan X'in, sağ üstte Snapchat'in, sol altta Facebook'un, sağ altta ise TikTok'un logoları görülüyor.
ARŞİV - Bu fotoğraf kolajı, üst solda eski adıyla Twitter olan X'in, sağ üstte Snapchat'in, sol altta Facebook'un ve sağ altta TikTok'un logolarını gösteriyor. ©  AP Photo, File
© AP Photo, File
By Anna Desmarais
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bir platform, ücretli özellikler veya abonelikler getirip kullanıcıların deneyimini eskisinden daha kötü hale getirdiğinde 'enshitified' olur.

Norveç Tüketici Konseyi'nin (NCC) yayımladığı bir viral video, popüler dijital platformlarda kalite düşüşüyle ilgili artan endişeye dikkat çekiyor.

REKLAM
REKLAM

Kendini “profesyonel enshitificator” olarak tanımlayan bir kişi, bilerek internet sitelerine açılır pencereler ekliyor, YouTube videolarına reklam araları yerleştiriyor ve telefonlara kullanıcıyı rahatsız eden güncellemeler yüklüyor.

Milyonlarca kez izlenen video, bir zamanlar kullanıcı dostu olan çevrimiçi platform ve hizmetlerin bozulmasını ifade eden “enshitification” konusunda uyarı niteliğindeki daha geniş kapsamlı bir küresel kampanyanın parçası.

ABD, Avrupa Birliği ve Norveç’ten 70’i aşkın savunucu kuruluş, 14’ten fazla ülkedeki siyasetçilere mektup göndererek “enshitification” eğilimine karşı daha sıkı önlemler talep etti.

“Daha iyi bir dijital dünyaya sahip olabiliriz,” NCC'nin AB yetkililerine Şubat ayında gönderdiği mektupta deniliyor (kaynak İngilizce). “Tüketiciler, Büyük Teknoloji şirketleri ve alternatif hizmet sağlayıcılar arasındaki güç dengesini yeniden kurmalıyız.”

Enshitification nedir?

Gazeteci Cory Doctorow, 2023 yılında ‘enshitification’ terimini ilk kullanan kişi oldu. Platformların önce kullanıcılarına iyi davrandığını, ardından iş müşterileri için koşulları iyileştirmek adına onları suistimal etmeye başladığını savundu (kaynak İngilizce).

Son aşamada ise platformlar, tüm geliri kendilerine çekebilmek için bu kez iş ortaklarını suistimal ediyor.

NCC'nin dijital politika direktörü Finn Lützow-Holm Myrstad’a göre bu, pratikte, az sayıdaki platformun kullanıcıları reklamlara, ödeme duvarlarına ya da eskiden ücretsiz olan özellikler için aboneliklere maruz bırakması anlamına geliyor.

​“Bu kasıtlı bir süreç; şirketlerin, bizim bu platformlara mahkûm olmamızdan ve başka seçeneğimiz kalmamasından yararlanmak için bilinçli olarak yaptığı bir tercih,” dedi Myrstad.

Bir hizmetin ne zaman “enshitified” sayılacağına ilişkin genel kabul görmüş bir eşik bulunmadığını, dolayısıyla bunun kişisel bir yargı meselesi olduğunu da ekledi Myrstad.

NCC raporu (kaynak İngilizce), örnek olarak Facebook’u gösteriyor ve platformun, başlangıçta arkadaşları ve aileleri birbirine bağlama amacından uzaklaşıp kârı artırmak için kasıtlı bir çabayla öne çıkarılan içeriklere ve reklamlara öncelik vermeye başladığını savunuyor.

Rapora göre Facebook akışı “artık zorunlu reklam araları, büyük miktarda yapay zekâ ürünü çöplük içerik ve çeşitli başka paylaşımlarla” dolu.

Myrstad’a göre ‘enshitification’ dijital ürünlerde daha kolay gerçekleşiyor, çünkü bunlar, fiziksel ürünlerde mümkün olmayan şekillerde kolayca değiştirilebiliyor. Bu da pek çok dijital üründe tüketici karşıtı ve rekabeti bozan uygulamaların yaygınlaşmasına yol açıyor.

Bruegel düşünce kuruluşundan araştırmacı Paul Richter’a göre platformlar kullanıcı deneyimini kasıtlı olarak kötüleştirmiyor; ancak daha iyi hizmet ile paraya çevirme arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarında, kârı her zaman öne koyuyorlar.

“Rekabet her zayıfladığında, bu platformların kullanıcılara daha düşük standartta hizmet sunmasını kolaylaştırdığını düşünüyorum,” dedi Richter.

Platformlar tüketiciyi ‘kilitliyor’

Sosyal medyanın ilk yıllarında yoğun rekabet, platformları aynı anda hem kullanıcılara, hem içerik üreticilerine hem de reklamverenlere hitap etmeye zorluyordu. Ancak zamanla birleşme ve satın almalar piyasayı birkaç elde topladı ve rekabet baskısını azalttı, diye belirtti hem Myrstad hem de Richter.

İkisi de, Facebook’un 2012’de Instagram’ı satın almasını dönüm noktası olarak görüyor. Bu satın alma engellenmiş olsaydı, platformlar arası rekabetin daha güçlü kalabileceğini savunuyorlar.

NCC raporuna göre bu dinamiğin temel itici gücü, bir platformu kullanan kişi sayısı arttıkça değerinin de arttığı sözde ağ etkisi.

Richter, sosyal medya kullanıcılarının, en sevdikleri içerik üreticileri başka yerde yoksa platformdan ayrılmakta isteksiz olduğunu, içerik üreticilerinin de kitleleri olmadan taşınmaya yanaşmadığını söylüyor.

Raporda, aileyle iletişimde kalmak ya da yerel grupları ve etkinlikleri takip etmek gibi pratik bağların da kullanıcıları büyük sosyal medya platformlarına bağlı tuttuğu, taşınabilecekleri makul alternatif platformların ise çok az olduğu belirtiliyor.

Sonuç olarak kullanıcıların, daha iyi hizmetlere geçerek “ayaklarıyla oy verme” imkânı sınırlı kalıyor, diyor Myrstad ve Richter.

Raporda, şirketlerin ayrıca rakip bir hizmete geçmek için gereken zaman, emek ya da para anlamına gelen geçiş maliyetleri yarattığı vurgulanıyor.

Myrstad, “Örneğin, kullanıcıların bir hizmetten daha kolay ayrılmasına izin verselerdi, tüketici memnuniyetsizliğine çok daha duyarlı olmak zorunda kalırlardı” dedi. “Tüketiciyi içeride tutmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.”

Bu döngüyü kırmak için, platformların yeniden kullanıcıları önceliklendirmesini sağlayacak teşviklere ihtiyaç olduğunu, bunun da yaşanabilir alternatif platformların ortaya çıkmasını içerebileceğini söylüyor Myrstad ve Richter.

Ancak Richter, bunu yalnızca piyasa güçlerinin sağlayamayacağı, hükümetlerin devreye girmesi gerekeceği uyarısında bulunuyor.

Enshitification’a karşı halihazırda neler var?

Avrupa’da, ‘enshitification’ tartışmasının gündeme getirdiği bazı sorunları kapsayan mevcut düzenlemeler bulunuyor. Örneğin Dijital Piyasalar Yasası (DMA), Richter’in anlattığına göre Apple ve Google gibi büyük “bekçi” şirketlerin, işletim sistemlerindeki bazı temel işlevleri rakiplerine açmasını zorunlu kılan birlikte çalışabilirlik şartları içeriyor.

Bunun, yeni platformlardaki kullanıcıların Facebook gibi yerleşik platformlardaki kişilerle etkileşime girmesine imkân tanıyarak daha rekabetçi bir sosyal medya ortamı yaratmaya yardımcı olabileceğini de ekledi.

Ancak bu birlikte çalışabilirlik kurallarının tek başına yeni oyuncular için pazara giriş engellerini tamamen ortadan kaldırmayacağı uyarısında bulundu.

İşte bu noktada Dijital Hizmetler Yasası (DSA) devreye giriyor. AB’nin çevrimiçi platformlara yönelik kuralları, şirketlerin verileri paylaşmasını, tasarım tercihlerini toplum üzerindeki etkileri açısından değerlendirmesini ve riskleri azaltmak için düzenleyicilerle birlikte çalışmasını zorunlu kılıyor.

Kurallara uymayan şirketler, küresel cirolarının yüzde 6’sına kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor; Richter bunun, kurallara uyulması için yeterli bir mali teşvik olduğunu savunuyor.

Myrstad’a göre veri koruma ve tüketici koruma mevzuatı gibi mevcut yasalar da enshitification sorununu ele alma potansiyeline sahip, ancak bunların uygulanması şimdiye kadar çok zayıf ve ağır ilerledi.

“Rekabeti bozan uygulamaların ciddi bir bedeli olmalı,” dedi. “Gördüğümüz kadarıyla kesilen para cezaları caydırıcı işlev görmüyor.”

Myrstad, yakında yürürlüğe girmesi beklenen Dijital Adalet Yasası’nın (DFA), “aldatıcı tasarımlara, bağımlılık yaratan mekanizmalara ve enshitification’ın parçası olan birkaç başka soruna” karşı hukuki koruma sağlayacağı konusunda umutlu olduğunu söyledi.

Konsey, enshitification kampanyasıyla ilgili olarak temas kurduğu Avrupalı siyasetçilerden henüz yanıt almadı; ancak Myrstad, Kuzey Amerika’da bazı adımlar atıldığını kaydetti.

Daha fazla hükümeti bu meseleyle ilgilenmeye çağırdı.

Myrstad, “Yalnızca [çevrimiçi] [video altındaki] yorumları okumak bile buna ezici bir destek olduğunu gösteriyor” dedi. “Bu ilgiden, siyasetçilerin sorunu gerçekten ele alması için ciddi bir siyasi ivme doğmalı; çünkü bu konuda açıkça çok büyük bir ilgi var.”

Euronews Next, enshitification’ı önlemeye yönelik herhangi bir adım atılıp atılmadığını sormak için Komisyon’la iletişime geçti, ancak yanıt alamadı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Dünyada ilk: İngiliz girişim nükleer füzyon roketinde plazma ateşledi

AB Komisyonu: Bazı porno siteleri çocukları korumakta yetersiz kaldı

Küresel kampanya, sosyal medyanın 'berbatlaşması'na karşı harekete geçti