Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

BM raporu: Yapay zekâ ve deepfake'li 'sanal tecavüz' kadınları susturdu

Katılımcıların dörtte birinden fazlası (%27) istenmeyen cinsel yaklaşım ya da talep edilmemiş mahrem görseller aldığını belirtti.
Katılımcıların dörtte birinden fazlası (%27), istenmeyen cinsel yakınlaşmalara ya da talep edilmemiş mahrem görüntülere maruz kaldıklarını söyledi. ©  Canva
© Canva
By Pascale Davies
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Kadınların yüzde 41’inden fazlası, hakarete uğramamak için sosyal medyada kendini sansürlediğini söylerken, yüzde 19’u ise mesleki ortamda konuşmaktan geri durduğunu belirtti.

UN Women’ın yeni bir raporuna göre yapay zekâ destekli istismar, kadınları kamusal hayattan uzaklaştırıyor.

REKLAM
REKLAM

Kapsamlı çalışma, kadın gazetecilerin, aktivistlerin ve insan hakları savunucularının, yapay zekâyla üretilmiş deepfake’ler ve araştırmacıların “sanal tecavüz” adını verdiği saldırılar da dahil olmak üzere artan çevrimiçi şiddetle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Tipping Point: Online Violence Impacts, Manifestations and Redress in the AI Age başlıklı çalışma, UN Women tarafından, City St George’s, University of London’daki araştırmacılar ve Nobel ödüllü Maria Ressa’nın kurduğu dijital adli tıp laboratuvarı TheNerve ile işbirliği içinde yayımlandı.

2025’in sonlarına doğru 119 ülkeden, kamuoyunun karşısına çıkan görevlerde çalışan 640’tan fazla kadınla anket yapıldı.

Anket sonuçlarına göre kadınların yüzde 27’si istenmeyen cinsel yaklaşımlara ya da talep edilmemiş mahrem görsellere maruz kaldı; yüzde 12’sinin ise aralarında mahrem nitelikte olanların da bulunduğu kişisel fotoğrafları rızaları dışında paylaşıldı. Kadınların ayrıca yüzde 6’sı deepfake ya da manipüle edilmiş görsellerin hedefi oldu.

Çalışmaya göre bu saldırılar “çoğu zaman kasıtlı ve eşgüdümlü; kamusal yaşamda yer alan kadınları susturmayı, aynı zamanda mesleki itibarlarını ve kişisel saygınlıklarını zedelemeyi amaçlıyor”.

Çevrimiçi istismarın başlıca araçlarından biri, yapay zekâ kullanarak bir kişinin yüzünü çoğu kez cinsel içerikli sahte görsel ya da videolara yerleştiren deepfake araçları. Bu teknolojiler daha ucuz ve hızlı hale geldi; rıza dışı görselleri birkaç dakika içinde üreterek taciz amacıyla kullanılmasına imkân tanıyor.

Kaygı verici bir şekilde, kadınların yüzde 40’ından fazlası, istismara uğramamak için sosyal medyada kendi kendini sansürlediğini, yüzde 19’u ise mesleki bağlamda sesini kısmak zorunda kaldığını söyledi.

Bu durum aynı zamanda ağır bir psikolojik yük yarattı; her dört kadından biri anksiyete ya da depresyon yaşadığını bildirirken, katılımcıların yüzde 13’üne travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı kondu.

City St George’s’ta gazetecilik profesörü ve Gazetecilik ve Demokrasi Merkezi başkanı, raporun başyazarı Julie Posetti, “Yapay zekâ destekli ‘sanal tecavüz’ artık faillerin parmaklarının ucunda. Bu olgu, kamusal yaşamda yer alan kadınlara yönelik çevrimiçi şiddetin yol açtığı zararları hızla artırıyor” dedi.

Posetti, “Bu şiddet, otoriterliğin yükseldiği, demokrasinin gerilediği ve ağlar üzerinden yayılan kadın düşmanlığının güç kazandığı bir ortamda, kadınların büyük mücadelelerle elde ettiği hakların geri alınmasını körüklüyor” diye ekledi.

Raporda, kurumsal tepkilerdeki yaygın aksaklıklara da dikkat çekilerek, vakaların yüzde 25’inin polise bildirildiği, ancak polislerin sadece yüzde 15’inin yasal işlem başlattığı vurgulandı.

Polise başvuranların dörtte biri, kendilerine mağduriyetleri nedeniyle suçluymuş gibi hissettirildiğini ve “Şiddeti kışkırtmak için ne yaptınız?” gibi sorularla karşılaştıklarını söyledi. Aynı oranda katılımcı, görevlilerin kendilerini daha fazla zarardan korumaktan bizzat sorumlu oldukları duygusunu aşıladığını belirtti.

Çalışmanın ortak yazarlarından, City St George’s’ta gazetecilik öğretim görevlisi Pauline Renaud şöyle konuştu:

“Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik, teknolojiyle kolaylaştırılan şiddet vakalarında etkili adımlar atılabilmesi için kolluk kuvvetleri ile yargı aktörlerinin daha iyi eğitilmesine ve donatılmasına ihtiyaç var” dedi City St George’s’ta gazetecilik öğretim görevlisi ve çalışmanın diğer ortak yazarı Pauline Renaud.

Renaud, “Bunun, bu alandaki ilerlemeyi baltalamak için orantısız finansal ve siyasi güçlerini kullanan Büyük Teknoloji şirketlerini etkin biçimde düzenlemek üzere ortaya konacak siyasi iradeyle desteklenmesi gerekiyor” diye ekledi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Stockholm'da kafe yönetimini yapay zekâ sohbet botu devraldı

Elon Musk, OpenAI davasında Sam Altman’a karşı ifade verdi: Bir hayır kurumunu çalmak kabul edilemez

Yapay zeka felaketi: Şirketin tüm veritabanını 9 saniyede sildi, ardından özür diledi