Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupa yapay zekâ veri merkezlerine yöneldi, enerji ağı talebi karşılamadı

ARŞİV - Oregon'un Hillsboro kentinde, 27 Nisan 2026'da bir veri merkezinin çatısında soğutma sistemine ait fanlar görülüyor.
ARŞİV - Soğutma sisteminin parçası olan vantilatörler, 27 Nisan 2026'da Oregon eyaletinin Hillsboro kentindeki bir veri merkezinin çatısında görülüyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Una Hajdari
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

On yıllık şebeke bekleme listelerinden yarı kapasiteyle çalışan tesislere kadar, yeni bir çalışma, Avrupa'nın yapay zekâyı geliştirme hamlesinin merkezindeki enerji krizini ortaya koyuyor.

Her yapay zekâ sohbet robotuna soru sorduğunuzda, muhtemelen kıtalar ötede, bilgisayarlarla dolu dev bir depo onu yanıtlayabilmek için harıl harıl çalışıyor ve size hızlı bir cevap verebilmek için akıl almaz miktarda enerji tüketiliyor.

REKLAM
REKLAM

Yapay zekâdaki dramatik artışın temelini oluşturan süper bilgisayarları ve ilgili bileşenleri barındıran fiziksel tesisler olan veri merkezleri, gelişmiş veri işleme çağımızın kritik altyapısı haline geldi.

Ancak elektrik iştahları başlı başına bir soruna dönüşüyor. Bu tesisler hem daha büyük hem de daha fazla sayıda inşa edilirken, enerji açlıkları da katlanarak artıyor ve onları çalıştırmak için gereken güç talebi aynı hızla tırmanıyor.

Cloudscene verilerine göre ABD şu anda yaklaşık 5.400 tesisiyle, Avrupa genelindeki yaklaşık 3.400 tesise kıyasla küresel sahneye hakim durumda ve Avrupa bu farkı kapatmak için çabalıyor.

Sorun şu ki bu farkı kapatmak çok büyük bir enerji bedeli gerektiriyor; kıtanın elektrik şebekesi ise mevcut talebi bile karşılamakta zorlanıyor.

Avrupa merkezli enerji ve dijital politika düşünce kuruluşu Interface’in hazırladığı kapsamlı yeni bir çalışma, bu gerilimin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.

Uyarılarına göre, acil reformlar yapılmazsa, Avrupa’nın yapay zekâ hedefleri, büyük miktarda elektrik ve kamu kaynağını yutan ama daha iyi seçenekler yüzünden başka yerlerde göz ardı edilen pahalı, atıl yatırımlara dönüşebilir.

Raporda, "Sözleşmeyle tahsis edilen kapasitesini etkin biçimde kullanamayan, yüzlerce megavatlık tesisler inşa etmek, yalnızca ekonomik açıdan değil, enerji ve iklim sistemi perspektifinden de sürdürülemez olur" deniliyor.

Elektriği yutan devler

Tipik bir Avrupa hanesi yılda yaklaşık 3.600 kilovatsaat elektrik tüketiyor, bu da günde kabaca 10 kilovatsaate denk geliyor.

Yapay zekâ asistanınızın arkasındaki veri merkezi, daha kahvaltı vakti gelmeden, on binlerce hanenin günlük tüketimine eşdeğer elektriği yakıp bitirebiliyor.

Raporda, "En üst düzey yapay zekâ kümelerinin kurulu güç kapasitesi 2019’da yaklaşık 13 MW iken, 2025’te xAI’ın Colossus sistemi için 280–300 MW’a çıkacağı tahmin ediliyor — bu, yaklaşık 250.000 Avrupa hanesinin elektrik talebine eşdeğer" ifadeleri yer alıyor.

Tüm bu enerjinin bir yerden geçmesi gerekiyor ve o yer şimdiden ciddi baskı altında.

Elektriği üretildiği noktalardan ihtiyaç duyulan yerlere taşıyan geniş elektrik hatları, trafo merkezleri ve iletim altyapısı ağı olan Avrupa elektrik şebekesi, yapay zekâ düşünülerek inşa edilmedi.

Yeni bir tesis tek başına yüzlerce megavat talep ettiğinde, işi sadece fişi takmaya indirgemek mümkün olmuyor. Bu durum, etrafındaki tüm sistemi zorluyor, adeta emip tüketiyor; bu da pahalı altyapı yenilemelerini zorunlu kılabiliyor ve aynı kapasite için yarışan diğer kullanıcıları dışarı itebiliyor.

Raporda, "ChatGPT-4 eğitiminin toplamda yaklaşık 46 GWh enerji tükettiği bildiriliyor — bu, üç ay boyunca kesintisiz 20 MW çekişe denk geliyor ve tüm Brüksel Başkent Bölgesi’ni dört günden uzun süre beslemeye yetecek kadar enerji" denilmeye devam edildi.

Şu anda geliştirilen en ileri modellerin ise çok daha fazlasını tüketeceği öngörülüyor. Uluslararası Enerji Ajansı, küresel veri merkezi elektrik tüketiminin "büyük ölçüde yapay zekâ iş yükleri nedeniyle 2030’a kadar iki kattan fazla artacağını" tahmin ediyor.

Geleneksel sunucu çiftlikleri, görece mütevazı ve esnek elektrik yüklerine göre tasarlanmıştı. Yapay zekâ kümeleri ise günlerce, haftalarca neredeyse azami yoğunlukta çalışan özel çiplerle donatılıyor ve raporun ifadesiyle, "kısıtlı şebekelere bağlanmış elektro-intensif sanayi tesisleri gibi" davranıyor.

Interface’e göre, "Şebekeye bağlantı kapasitesi, bağlantı için gereken süreler, yerel tıkanıklık ve son dönemde enerji fiyatları, başlangıçtaki yatırım iştahına rağmen büyük ölçekli projeleri geciktiren ya da başka yönlere kaydıran bağlayıcı kısıtlar haline gelmiş durumda".

Şebeke bu hıza ayak uydurabilecek mi?

Bu durum, sektörde FLAP-D şehirleri olarak anılan, Avrupa’nın en gözde veri merkezi pazarlarında, yani Frankfurt, Londra, Amsterdam, Paris ve Dublin’de daha net görülüyor.

Şebekeye bağlantı için bekleme listeleri o kadar uzamış durumda ki, fiilen yeni yatırımlara konmuş bir yasağa dönüşmüş vaziyette.

Raporda, "FLAP-D pazarlarında... yeni tesisler şebeke bağlantısı için ortalama 7 ila 10 yıl bekliyor; en sıkışık birincil pazarlarda bu süre 13 yıla kadar çıkıyor" deniliyor.

İrlanda, Dublin’de yeni veri merkezlerine 2028’e kadar fiili bir moratoryum uygularken, Hollanda ve Frankfurt da en az 2030’a kadar yeni bağlantıları fiilen yasaklamış durumda.

Rapor, OpenAI’nin "yüksek elektrik fiyatları nedeniyle Birleşik Krallık ve Norveç yatırımlarını askıya aldığını" kaydediyor; bu da, dünyanın en fazla sermayeye sahip yapay zekâ şirketlerinin bile Avrupa’nın enerji kısıtları yüzünden fren yapmak zorunda kaldığının bir göstergesi olabilir.

Ne değişmeli

Avrupa elektrik şebekesi zaten ulaşım ve ısıtmanın elektrifikasyonundan, yenilenebilir enerjilerin dengesiz devreye alınmasından ve raporun "daralan gaz ve elektrik piyasaları" olarak tanımladığı risklerden kaynaklanan baskılarla boğuşuyor; bu baskılar Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Orta Doğu’daki süregelen çatışmalarla daha da artmış durumda.

Raporda, Avrupa’daki tesislerin en baştan ulusal ve AB düzeyindeki şebeke planlamasına entegre edilmesi ve nerede konumlanacaklarına ilişkin kararların yenilenebilir enerjiye erişimle ilişkilendirilmesi öneriliyor.

Şebekeye yüzlerce megavatlık yapay zekâ altyapısı yüklemek, tüm bunları daha da zor ve maliyetli hale getirme riski taşıyor.

Rapor şu sonuca varıyor: "Büyük yapay zekâ hesaplama kümelerinin uzun vadeli değeri ve toplumsal kabulü, bunların geleneksel veri merkezlerinden ayrı, kritik bir enerji altyapısı olarak tasarlanmasına, düzenlenmesine ve işletilmesine bağlı olacak".

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Çocuklar sahte bıyıkla çevrimiçi yaş kontrolünü atlattı

Mark Zuckerberg’in Biohub projesi: Yapay zekâ hastalıkları yok edebilir mi?

Avrupa yapay zekâ veri merkezlerine yöneldi, enerji ağı talebi karşılamadı