Elon Musk’a göre on yıl içinde sürüşlerin yüzde 90’ı otonom olacak; ancak bunun pek olası olmadığına dair güçlü nedenler var.
Tesla CEO'su Elon Musk, sürücüsüz araçların en fazla beş yıl içinde yollara hakim olabileceğini öngörüyor; ancak iddialı açıklamalarının çoğunda olduğu gibi, bu sözleri de fazla kelimesi kelimesine almamak gerekiyor.
“Beş yıl sonra, hele on yıl sonra... muhtemelen kat edilen mesafenin yüzde 90'ı, yapay zekanın yönettiği sürücüsüz araçlarla yapılacak,” dedi milyarder, bu hafta Tel Aviv'deki Samson International Smart Mobility Summit'te.
“Yani baskın tablo bu olacak; 10 yıl sonra kendi arabanızı bizzat kullanmanız epey niş bir durum haline gelecek,” diye ekledi.
Yapay zekanın 2022'de hız kazanmasından bu yana otonom sürüşte kayda değer ilerleme sağlandı. Ancak teknolojinin bu kadar kısa sürede yollarda yaygınlaşmasının önünde büyük engeller var.
Tesla, arka görüş kamerası görüntülerindeki sorunlar nedeniyle ABD'de 200 binden fazla aracı geri çağırdı; Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'ne (NHTSA) göre bu sorunlar kaza riskini artırabilir.
Diğer şirketlerin karnesi de çok farklı değil. Waymo, araçların suyla kaplı yollara yüksek hızda girebildiğinin tespit edilmesinin ardından ABD'de yaklaşık 3.800 robotaksiyi geri çağırdı.
Musk'ın öngörüsü neden pek olası değil
Nvidia'nın otomotiv biriminden sorumlu başkan yardımcısı Ali Kani, Ocak ayında Euronews Next'e verdiği demeçte, Musk'ın öngördüğü beş ila on yıllık zaman diliminde, otonom araçların karşılaşacağı başlıca zorluklardan birinin “uzun kuyruk senaryoları” olacağını, yani sistemlerin daha önce karşılaşmadığı beklenmedik durumlar olduğunu söyledi.
Geçen yıl buna benzer bir olay yaşandı; robotaksi hizmeti Waymo, San Francisco'daki bir elektrik kesintisi sırasında arızalanan trafik ışıklarını okuyamayan araçlar yüzünden saatlerce durduruldu. Sürücüsüz araçlarda yolculuk edenler, karanlığa gömülmüş kavşaklarda mahsur kaldı.
Tam otonom araçlar trafiğe çıksa bile bu, yaygın bir uygulama olmayacak ve çeşitli güçlükleri beraberinde getirecek.
Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 tarihli bir raporuna (kaynak İngilizce) göre, tamamen sürücüsüz bir dünyayı en erken 2030'ların ortalarından önce beklememek gerekiyor; üstelik o dönemde bile uygulamanın sınırlı kalması ve belirli pazarlar ile kullanım alanlarında yoğunlaşması öngörülüyor.
Rapor, kişisel araçlarda tam otonominin 2035'e kadar ana akım olmayacağını, o tarihte bile yeni araçların yalnızca yüzde 4'ünde niş bir özellik olarak bulunacağını ortaya koyuyor. “Ana akım”a en çok yaklaşacak otonomi türü robotaksiler ve otonom kamyonlar olacak.
Buna karşın kısmen otonom sürüş çoktan hayatımızda. Sürüş ortamını denetleme sorumluluğunun hâlâ sürücüde olduğu, ancak aracın direksiyon, fren ve gazı kontrol edebildiği Seviye 2+ sistemler şimdiden yaygınlaşmış durumda.
Londra da dahil olmak üzere büyük Avrupa kentlerinde şimdiden deneme programları duyuruluyor; tam düzenleyici onayın takvimi ise sistemlerin gerçek yol koşullarındaki performansına bağlı olacak.
Otonom sürüşte hızlanma
Avrupa'da şu anda Seviye 2 sistemlere genel olarak izin veriliyor ve kontrollü koşullar için Seviye 3'e de onay verilmiş durumda. Ancak bu, büyük ölçüde düzenlemelerle ilgili pek çok zorluğu da beraberinde getiriyor.
Buna karşılık ABD'deki bazı eyaletler ve Çin, robotaksilerde hızla öne çıkıyor. Robotaksilerde Seviye 4 halihazırda devrede; bu seviye, aracın belirli koşullar altında tamamen otonom çalıştığı ve insanların müdahaleye hazır bulunmak zorunda olmadığı anlamına geliyor.
Dünya Ekonomik Forumu raporuna göre, daha yüksek otomasyon seviyelerini en hızlı benimsemesi beklenen ülke, tüketici talebinin gücü ve yerli üreticilerin etkinliği sayesinde Çin.
Uluslararası Enerji Ajansı ise bir raporunda, Seviye 5 otonominin (her koşulda tamamen sürücüsüz kullanım) açıkça “şu anda ufukta görünmediğini” vurguluyor.
Rapora göre, küresel robotaksi filosunun 2035'e kadar 40 ila 80 şehirde yoğunlaşmak üzere 700 bin ile 3 milyon araç arasında bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor.
Musk'ın öngörüsü biraz fazla iyimser olsa da insan sürücülerin yanında robotaksilerin de yaygınlaştığı bir tabloyla karşılaşmamız muhtemel.