EventsEtkinliklerPodcasts
Loader
Bize Ulaşın
REKLAM

DSÖ: Covid aşıları Avrupa'da en az 1,4 milyon kişinin hayatını kurtardı

Bir kadın sedye üzerinde Güney Ile-de-France Hastane Grubu'nun Paris'in dış mahallelerinden Melun'daki COVID-19 aşılama merkezine taşınıyor, Şubat 2021.
Bir kadın sedye üzerinde Güney Ile-de-France Hastane Grubu'nun Paris'in dış mahallelerinden Melun'daki COVID-19 aşılama merkezine taşınıyor, Şubat 2021. © Thomas Samson / Pool via AP
© Thomas Samson / Pool via AP
By Lauren Chadwick
Yayınlanma Tarihi
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button
Bu haberin orjinalinin yayınlandığı dil İngilizce

Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, COVID-19 aşıları olmasaydı, Avrupa'daki kümülatif ölü sayısı yaklaşık 4 milyon olacaktı.

REKLAM

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, güvenli ve etkili COVID-19 aşıları sayesinde Avrupa'da en az 1,4 milyon hayatın kurtarıldığını belirtti.

DSÖ'nün Avrupa'da 34 ülkedeki COVID-19 aşılarının etkisini analiz eden yeni çalışmasına göre söz konusu aşılar, aşılamanın başladığı Aralık 2020 ile Mart 2023 arasında ölüm oranının yüzde 57 azalmasını sağladı.

DSÖ, Avrupa'da şu anda 2,5 milyon olan kümülatif ölüm sayısının aşılar olmasaydı yaklaşık 4 milyon kişiye ulaşabileceğini söyledi.

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, "Sadece bugünü ve bölgemizde COVID-19'a karşı aşılanmak gibi hayati bir karar aldıkları için sevdikleriyle birlikte hayatın tadını çıkaran çoğu yaşlı 1,4 milyon insanı düşünün" dedi.

"İşte aşıların gücü budur. Kanıtlar yadsınamaz." diye ekleyen Kluge, yaşlı veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler gibi şiddetli COVID-19 riski taşıyan kişilerin, en son dozdan altı ila 12 ay sonra takviye aşı yaptırmalarını da tavsiye etti.

Çalışmada özellikle aşılama sayesinde hayatları kurtulanların yüzde 96'sının 60 yaşın üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Aşıların kurtardığı hayat sayısına ilişkin tahminler, bildirilen ölüm sayısı, aşıların etkinliğine ilişkin tahminler ve belirli yaş gruplarındaki insanlar aşılanmamış olsaydı ne olacağı temelinde geriye doğru hesaplanarak yapıldı.

Aktivistler, aşı patentlerinin serbest bırakılması için 13 Aralık 2021'de Almanya'nın Mainz kentindeki BioNTech genel merkezi önünde gösteri yaparken
Aktivistler, aşı patentlerinin serbest bırakılması için 13 Aralık 2021'de Almanya'nın Mainz kentindeki BioNTech genel merkezi önünde gösteri yaparkenAP

Ülkeler arasında farklılıklara da dikkati çeken araştırma, daha yüksek miktarda aşı alan ülkelerin düşük miktarda alabilenlere göre ölüm oranlarında düşüş yakaladığını işaret etti.

Ölüm sayısını en yüksek oranda azaltmayı başaran ülkeler İsrail, Malta, İzlanda, Danimarka, Finlandiya ve Birleşik Krallık olurken, ölümleri en düşük oranda azaltan ülkeler Romanya ve Ukrayna oldu.

DSÖ Avrupa Bulaşıcı Tehlike Yönetimi Sorumlusu Dr. Marc-Alain Widdowson, "Erken ve yüksek düzeyde aşılama yapan ülkeler, biraz daha geç aşılama yapan ülkelere kıyasla çok daha fazla ölümün önlendiğini gördü." dedi.

'Grip dört kat artıyor'

Öte yandan DSÖ, Avrupa'nın grip salgını ile karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Kluge'ye göre son iki haftada, önceki iki haftaya kıyasla hastaneye yatışlarda yüzde 58, yoğun bakım ünitesine kabullerde ise yüzde 21 artış yaşandı ve grip enfeksiyonları Kasım ve Aralık ayları arasında dört kat arttı.

Widdowson, Euronews Next'in artan grip seviyeleriyle ilgili sorusuna verdiği yanıtta, tüm virüslerde "beklenmeyeni beklemek" gerektiğini söyledi.

DSÖ Avrupa ayrıca, JN.1 adı verilen yeni bir varyantın artış göstermesi nedeniyle, durumunun Avrupa'da değişebileceği konusunda da uyardı.

Sağlık 'siyasi gündemden düşüyor'

"Sağlığın siyasi gündemden düşmesinden ve sağlık personelinin karşı karşıya olduğu saatli bombayı ele almakta başarısız olmamızdan derin endişe duyuyorum" uyarısında bulunan Kluge, çözümün hastanelere "yatak eklemekten" değil "işgücü eksikliğini" gidermekten geçtiğini belirtti. 

"Pek çok ülkede sağlık işgücümüz yaşlanıyor ve yenilenmesi gerekiyor" diyen Kluge, "Bununla birlikte, ne yazık ki bazı sağlık sistemleri, üzerlerindeki baskılar nedeniyle mevcut sağlık işgücünü elde tutmakta bile zorlanıyor. Bunda ücretlendirme, demografi ve çalışma koşullarının da etkili olabilir." ifadelerini kullandı.

Aralarında Almanya, Fransa, Portekiz ve Birleşik Krallık'ın da bulunduğu çok sayıda Avrupa ülkesinde sağlık çalışanları ücret ve işçi açığı endişesiyle greve gitti.

COVID-19 salgını sırasında birçok siyasi gündemin ilk sıralarında yer alan sağlığın yerini enflasyon, enerji ve savaş gibi diğer acil konuların aldığı uyarısında bulunan DSÖ Avrupa Bölge Direktörü, "Sağlık her şey olmayabilir ama sağlık olmadan hiçbir şey olmaz" dedi.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa’da grip ve Covid-19 vakaları artıyor; İspanya, hastanelerde maske zorunluğunu önerdi

ABD'de Covid-19 ve grip alarmı: Dört eyaletteki hastanelere maske zorunluluğu getirildi

AB nüfusunun yaklaşık dörtte biri hala sigara içiyor: Araştırma