Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Dişlerinizin durumu, ne kadar ömrünüzün kaldığını gösteriyor olabilir

Arşiv görüntüsü
Arşiv görüntüsü ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Japonya’daki Osaka Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmaya göre, sağlam ya da dolgulu dişlerin sayısı arttıkça ölüm riski düşüyor; çürük ya da eksik diş sayısının artması ise riski yükseltiyor

Yeni bir araştırma, eksik diş sayısının erken ölüm riskiyle bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, kalan dişlerin durumunun da en az diş sayısı kadar önemli olabileceğini gösterdi.

Japonya’daki Osaka Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmaya göre, sağlam ya da dolgulu dişlerin sayısı arttıkça ölüm riski düşüyor; çürük ya da eksik diş sayısının artması ise riski yükseltiyor.

Araştırma kapsamında 75 yaş ve üzerindeki 190 binden fazla yetişkinin sağlık ve diş kayıtları incelendi. Her bir diş, “eksik”, “sağlam”, “dolgulu” ya da “çürük” olarak sınıflandırıldı. Sonuçlar, sağlam ve dolgulu dişlerin erken ölüm riskini benzer ölçüde azalttığını ortaya koydu.

Ağız sağlığı genel sağlığı yansıtıyor

Araştırmacılara göre ağız sağlığı ile genel sağlık arasında güçlü bir ilişki var. Özellikle eksik ya da çürük dişlerin, vücutta kronik iltihaplanmaya yol açabileceği ve bunun zamanla diğer organları da etkileyebileceği düşünülüyor.

Ayrıca diş kaybı, çiğneme güçlüğüne neden olarak dengeli ve besleyici bir düzenin sürdürülmesini zorlaştırabiliyor. Bu durum da yaşlı bireylerde genel sağlık sorunlarını artırabiliyor.

'Dişleri tedavi ettirmek hayat kurtarabilir'

Araştırma, ağız sağlığının önemine dikkat çekiyor. Bilim insanlarına göre dişlerin tedavi edilmesi ve onarılması yalnızca ağız sağlığını korumakla kalmıyor, aynı zamanda erken ölüm riskine karşı da koruyucu bir etki sağlayabiliyor.

Ekip, önceki çalışmaların genellikle sadece “eksik olmayan diş sayısına” odaklandığını, ancak her bir dişin klinik durumunun ölüm riski üzerindeki etkisinin yeterince araştırılmadığını vurguladı.

Sosyoekonomik etkenler de rol oynayabilir

Araştırmacılar, bulguların bazı kayıt dışı faktörlerden etkilenmiş olabileceğini de kabul ediyor. Örneğin düzenli diş bakımına erişimin olmaması, düşük sosyoekonomik düzeyin bir göstergesi olabilir ve bu durum da yaşam süresini etkileyebilir.

Diğer yandan çalışma, Tokyo Bilim Enstitüsü’nün Geriatrics & Gerontology dergisinde yayımlanan başka bir araştırmayla da örtüşüyor. Bu araştırmada da diş kaybı, çiğneme ve yutma sorunları, ağız kuruluğu ve konuşma güçlüğü gibi belirtiler incelendi. Üç ya da daha fazla belirtiye sahip kişilerin uzun süreli bakıma ihtiyaç duyma olasılığının 1,23 kat, ölüm riskinin ise 1,34 kat daha yüksek olduğu saptandı.

Daha fazla araştırma çağrısı

Osaka Üniversitesi ekibi, gelecekteki çalışmaların yalnızca diş sayısını değil, dişlerin durumunu da ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiğini belirtiyor. Yaşlılıkta diş kaybı ile erken ölüm arasındaki ilişkinin nedenlerinin hâlâ tam olarak anlaşılmadığına dikkat çekiliyor.

Araştırmacılar, “Çürük ve dolgulu diş sayısı ile tüm nedenlere bağlı ölüm arasındaki ilişkinin altında yatan mekanizmalar, iyi tasarlanmış uzun dönemli çalışmalarla dikkatle araştırılmalıdır,” diyor.

Çalışma, BMC Oral Health adlı hakemli bilimsel dergide yayımlandı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Erken ölümden kurtulmak için günde 7 bin adım atmak gerekiyor

Araştırma: Ultra işlenmiş gıdalar erken ölüm riskini artırabilir

İnsülin direnci kadınlarda 26 hastalık ve erken ölüm riskinin artmasıyla bağlantılı: Araştırma