Trump’ın son tehdidi, gerilimin tırmandığı ve ikinci ABD uçak gemisinin Orta Doğu’ya yaklaştığı bir dönemde geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü İran’ın bir anlaşmaya varması için "10 ila 15 günün yeterli süre" olduğunu düşündüğünü söyledi ve Tahran çağrısına kulak vermezse "kötü şeyler olacağı" uyarısında bulundu.
Trump’ın son tehdidi, gerilimin tırmandığı ve ikinci ABD uçak gemisinin Orta Doğu’ya yaklaştığı bir dönemde geldi.
Perşembe günü yaptığı açıklamada Trump, "Yıllar içinde İran’la anlamlı bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı ve anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız. Aksi takdirde kötü şeyler olur," dedi.
Trump tehditlerini artırırken İran da perşembe günü Rusya ile yıllık askeri tatbikatlar düzenledi. Bu adım, Tahran’ın nükleer programına ilişkin görüşmeler sonuçsuz kalırsa iki tarafın da savaşa hazır olduğu sinyalini verdi.
Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmeler şu ana kadar gözle görülür bir ilerleme sağlamazken, analistler taraflardan birinin ya da her ikisinin nihai savaş hazırlıkları için zaman kazanıyor olabileceğini düşünüyor.
ABD ve İsrail’in geçen yaz düzenlediği saldırılardan bu yana uranyum zenginleştirmediğini söyleyen İran, mevcut görüşmelerin yalnızca nükleer programına odaklanmasını istiyor.
Trump o dönemde saldırıların İran’ın nükleer tesislerini “yerle bir ettiğini” söylemişti ancak Tahran uluslararası denetçileri engellediği için hasarın boyutu tam olarak bilinmiyor.
İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, perşembe günü BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta İran’ın "gerilim ya da savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırısına "kararlı ve orantılı" karşılık verileceğini söyledi.
İravani, "Bu koşullarda, bölgedeki düşman güce ait tüm üsler, tesisler ve varlıklar İran’ın savunma kapsamında vereceği karşılıkta meşru hedef sayılacaktır," dedi.
İran bu hafta başında, dünya ticaretine konu petrolün beşte birinin geçtiği dar geçit olan Hürmüz Boğazı’nda gerçek mühimmat kullanılan bir tatbikat gerçekleştirdi.
Artan uluslararası endişe
İran içinde de gerilim artıyor; güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuların 40. günü için düzenlenen anma törenleri yapılıyor. Yetkililerin tehditlerine rağmen bazı toplantılarda hükümet karşıtı sloganlar atıldı.
Trump, Ocak ayında barışçıl protestocuların öldürülmesi ve toplu idamlar konusunda kırmızı çizgiler belirledikten sonra, Haziran’daki savaş nedeniyle kesintiye uğrayan nükleer görüşmeleri yeniden başlatırken İran’a saldırıdan vazgeçmişti.
Bu arada Avrupa’da da iki taraf arasında yaklaşan bir savaşa ve bunun Orta Doğu’ya olası etkilerine dair endişeler artıyor.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına derhal İran’dan ayrılmaları çağrısı yaparak “birkaç, bir düzine ya da birkaç düzine saat içinde tahliye imkânı kalmayabilir” dedi. Ayrıntı vermedi; Tahran’daki Polonya Büyükelçiliği’nin personelini azaltıyor gibi görünmediği belirtildi.
Alman ordusu, bölgedeki mevcut durum ve ortaklarının adımlarına paralel olarak Kuzey Irak’taki bir üsten “görev açısından kritik olmayan orta iki haneli sayıda personeli” çektiğini açıkladı. Irak güçlerini eğittikleri Erbil’deki çok uluslu kampın işletilmesine destek için bazı askerlerin kaldığı belirtildi.
New York merkezli düşünce kuruluşu Soufan Center, “Bu hafta F-35, F-22 ve F-16’lardan oluşan 50 ek ABD savaş uçağı bölgeye sevk edildi; bu uçaklar Arap Körfezi ülkelerindeki üslere konuşlandırılmış yüzlerce uçağa eklendi,” dedi.
Kuruluşa göre bu sevkiyatlar, görüşmeler başarısız olursa rejime karşı büyük çaplı hava ve füze harekâtına girişileceği yönündeki neredeyse her gün yinelenen Trump tehdidini güçlendiriyor.
İran nükleer programının her zaman barışçıl olduğunu savunurken, ABD ve bazı ülkeler programın nihayetinde silah geliştirmeyi hedeflediğinden şüphe ediyor.