Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

İran ve ABD müzakereler için ortak zemin arayışında neden İsviçre'yi tercih ediyor?

CENEVRE - 30 Mayıs 2015: ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, nükleer anlaşma müzakereleri kapsamında İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile resmi görüşmelerde bulunuyor.
CENEVRE - 30 Mayıs 2015: ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, nükleer anlaşma müzakereleri kapsamında İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile resmi görüşmelerde bulunuyor. ©  Laurent Gillieron/Keystone via AP
© Laurent Gillieron/Keystone via AP
By Ekbal Zein & Euronews
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana İsviçre, Washington ile Tahran arasında doğrudan iletişimin sınırlı ya da hiç olmadığı dönemlerde belge ve tekliflerin iletilmesini sağlayan önemli bir diplomatik aracı rolü üstlendi.

İran ile ABD, bölgede askeri gerilimlerin arttığı bir dönemde salı günü İsviçre'nin Cenevre kentinde nükleer görüşmelerin ikinci turunu gerçekleştirecek.

REKLAM
REKLAM

Görüşmeler için İsviçre’nin seçilmesi, 1980’den bu yana resmi diplomatik ilişkisi bulunmayan iki ülke arasındaki başlıca arka kanal rolünü onlarca yıldır sürdüren küçük Alp ülkesini yeniden gündeme taşıdı.

Washington ile Tahran arasındaki kopuş 1979’daki İran Devrimi’ne uzanıyor. Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin destekçileri Şah Muhammed Rıza Pehlevi’yi devirdi.

Dokuz ay sonra, Kasım 1979’da yaklaşık 400 İranlı öğrenci Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ni basarak 66 kişiyi rehin aldı ve ABD’de tıbbi tedavi gören Şah’ın iadesini talep etti.

ABD bunun üzerine İran’la diplomatik ilişkileri kesti, İran petrolüne yaptırım uyguladı ve İran varlıklarını dondurdu.

Tahran (6 Kasım 1979): İranlılar, İran'ın başkentindeki ABD Büyükelçiliği yerleşkesine yapılan baskın ve rehine krizinin başlamasından günler sonra yerleşkenin girişi önünde toplandı.
Tahran (6 Kasım 1979): İranlılar, İran'ın başkentindeki ABD büyükelçiliği yerleşkesine yapılan baskın ve rehine krizinin başlamasından günler sonra yerleşkenin giriş kapısı önünde toplanıyor. AP Photo, File

Washington, Kasım 1979’da Tahran’la konsolosluk ve diplomatik ilişkiler konusunda yardım istemek için Bern’e başvurdu. İsviçre Mayıs 1980’de resmen koruyucu güç mandatını kabul etti.

İran’daki İsviçre Büyükelçisi Erik Lang, meslektaşları Flavio Meroni, Pascal Décosterd ve Franz Muheim ile birlikte 444 gün süren krizi çözmek için müzakereler yürüttü ve sonunda Cezayir’in arabuluculuğunda rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayan anlaşmaya aracılık etti.

Lang bu görevlendirmeyle ilgili olarak, “İsviçre’nin seçimi tarafsızlık politikasıyla uyumluydu, ayrıca bu hassas konuda uzmanlık kazanmış olmamız da etkiliydi,” dedi.

İsviçre’nin rolü mesaj iletmekten çıkarak çıkarları tam anlamıyla temsil etmeye dönüştü. Tahran’daki İsviçre Büyükelçiliği o günden bu yana iki ülke arasındaki tüm konsolosluk işlemlerini, pasaport başvurularını, medeni durum işlemlerini ve İran’daki ABD vatandaşlarının korunmasını yürütüyor.

14 Ocak 2015 - ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, nükleer müzakerelerin yeni turu öncesinde Cenevre'de ikili bir görüşme gerçekleştirdi.
14 Ocak 2015 - ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif nükleer müzakerelerin yeni turu öncesinde Cenevre'de bir araya geldi. AP Photo/Keystone, Martial Trezzini, File

İlişki ikili boyutun ötesine de uzandı. İsviçre, Kanada ve Mısır dâhil üçüncü ülkelerde de İran’ın çıkarlarını temsil etti ve 2016’da resmen belgelendirilen Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım sürecinde Tahran’ı destekledi.

İran’ın eski İsviçre Büyükelçisi Philippe Felti, yaptırımların İsviçre’nin onlarca yıllık angajmanını şekillendiren “belirleyici unsur” olduğunu ve Bern’in bu çerçeve içinde hareket ettiğini vurguladı.

Nükleer diplomasi

İsviçre, 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (JCPOA) giden müzakerelerde doğrudan rol oynadı.

Lozan kenti, ABD, İran ve Avrupalı diplomatların anlaşmanın genel çerçevesi üzerinde uzlaştığı ön görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Daha sonra Viyana’da imzalanan anlaşma, uranyum zenginleştirmesine sınırlamalar ve nükleer tesislerin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından denetlenmesini içeriyordu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından Cenevre, Tahran’la iletişim kanallarını açık tutmak amacıyla Avrupalı ve İranlı yetkililer arasında gayriresmî görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Diplomatik polis koruma birimine ait bir araç, 23 Kasım 2025 tarihinde Cenevre'deki ABD Daimi Misyonu girişinin önünden geçiyor.
Diplomatik polis koruma birimine ait bir araç, 23 Kasım 2025 tarihinde Cenevre'deki ABD Daimi Misyonu girişinin önünden geçiyor. AP Photo

ABD’nin Ocak 2020’de Irak’ta İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi öldürmesinin ardından İsviçre, doğrudan askeri çatışma riskini azaltmak amacıyla ABD ve İran heyetleri arasında yeni gizli görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Nisan 2024’te İran’ın ilk kez İsrail’e doğrudan saldırı düzenlediği sırada da ABD ile İran arasındaki mesajlaşma İsviçre’nin Tahran Büyükelçiliği üzerinden yürütüldü.

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Washington müdahale ederse bölgedeki ABD üslerinin güvende olmayacağı uyarısını İsviçre Büyükelçiliği aracılığıyla ilettiklerini söyledi.

Cenevre’de salı günü yapılacak görüşmeler, artan askeri baskı ortamında gerçekleşiyor. ABD bölgeye ikinci uçak gemisini gönderirken İran Devrim Muhafızları da pazartesi günü Hürmüz Boğazı’nda tatbikat düzenledi.

Müzakerelerde İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor.

Arakçi, Cenevre’ye “adil ve dengeli bir anlaşmaya ulaşmak için somut fikirlerle” geldiğini söyledi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

ABD-İran Cenevre görüşmeleri: Körfez’de tatbikat, masada nükleer pazarlık

Kuzey Kore Ukrayna'da ölen askerler için yeni konutlar inşa etti

İran: Yaptırımlar kalkarsa nükleer konusunda uzlaşırız