Avrupa’nın Yeşil Başkenti Guimarães, aşırı sıcaklar ve iklim değişikliğine karşı şehri dönüştürüyor; yeşil koridorlar ve nehir onarımı bazı kentsel alanlarda sıcaklığı düşürdü.
Avrupa’nın mevcut Yeşil Başkenti olan Guimarães, bu unvanı alan ikinci Portekiz kenti; ilk kez ödül 2020’de Lizbon’a verilmişti.
Ülkenin kuzeyindeki Minho bölgesinde yer alan şehir, 2026 Avrupa Yeşil Başkenti olmak için Almanya’dan Heilbronn’u ve Avusturya’dan Klagenfurt’u geride bıraktı.
Avrupa Komisyonu adayları yedi alanda değerlendiriyor: hava kalitesi, gürültü, su, biyolojik çeşitlilik ve yeşil alanlar, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi, iklim değişikliğinin hafifletilmesi ve iklim uyumu.
Bu ödülün arkasında yeşil koridorlar oluşturulması, su yollarının temizlenip geri kazanılması ve atıkların azaltılmasıyla geçen on yılı aşkın bir çalışma var.
“Ulusun beşiği” olarak bilinen kentin tarihi merkezi, 2001’den bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Taştan inşa edilmiş bu bin yıllık merkezde, yaz sıcaklıklarının artık 40 dereceyi bulduğu koşullarda, 241 kilometrekarelik ilçe sınırları içinde yaşayan yaklaşık 166 bin kişi için kenti yaşanabilir tutmaya çalışıyorlar.
Yeşil Başkent yılına yönelik girişimler, 2014’te belediye tarafından Minho Üniversitesi ve Trás-os-Montes e Alto Douro Üniversitesi ile birlikte kurulan Peyzaj Laboratuvarı bünyesinde faaliyet gösteren Guimarães 26 Görev Birimi tarafından koordine ediliyor.
Peyzaj Laboratuvarı’nın başkanı Carlos Ribeiro’ya göre, kentleri yeniden tasarlamak artık bir halk sağlığı meselesi.
“Sıcak hava dalgalarıyla bağlantılı hastalıklarda artış görüyoruz. Bu yüzden kentleri dönüştürmemiz gerekiyor. Daha iyi yaşam kalitesi sunan şehirler tasarlamalıyız. Bu şehirler, yeşil alanları birbirine güçlü biçimde bağlayan yerler olmalı; ama daha da önemlisi, insanların bu yeşil alanları, parkları gerçekten kullandığı kentler olmalı” diye anlatıyor.
Şehir, ışınsal bir modele dayanan yeşil altyapı stratejisi geliştiriyor; merkezden dışarı doğru uzanan, parkları, akarsuları, tarım arazilerini ve ormanları birbirine bağlayan bir koridor ağı kuruluyor.
Belirlenen hedefler arasında, yeşil örtüyü artırmak, biyolojik çeşitliliği teşvik etmek ve kentsel ısı adalarını azaltmak yer alıyor.
Bu yaklaşımda su kilit rol oynuyor. Ave ve Vizela nehirleri hem serinleme hem de rekreasyon amacıyla kullanılıyor; kıyıları boyunca yayalar için çevresel etkisi düşük patikalar oluşturulmuş durumda.
Çünkü yaz aylarında Guimarães’de sıcaklık kolaylıkla 40 dereceye çıkabiliyor.
“İklimin değiştiğini biliyoruz ve buna karşı harekete geçmemiz gerekiyor. Bu nedenle son yıllarda kenti iklim değişikliğine hazırlamaya, yeşil alanların değerini artırmak ve güçlendirmek için bağlantıları geliştirmeye ve sıcaklığı düşürmeye çalışıyoruz. Sıcaklığı iki derece azaltmayı başardık. Bu da daha fazla yeşil park ve alan yaratmaya ve bu tür çözümleri daha da iyileştirmeye devam etmemiz gerektiğini gösteriyor” diyor Peyzaj Laboratuvarı’ndan Carlos Ribeiro.
Bu iki derecelik düşüş, kabaca yapılmış bir tahmin değil.
Peyzaj Laboratuvarı ve Minho Üniversitesi’nden araştırmacılar, Texas ve Columbia’daki üniversitelerle işbirliği içinde, kentin yeşil müdahalelerinin etkisini ölçmek için on yıllık uydu görüntülerini analiz etti.
Eylül 2025’te yayımlanan çalışma, yeşil çatı uygulamaları ve kentsel bahçelerin devreye girdiği bölgelerde yeryüzü yüzey sıcaklıklarının 2,49 dereceye kadar düştüğünü ortaya koyuyor.
Ancak yazarlar, şu ana kadar kaydedilen ilerlemenin korunması için daha güçlü çevre politikalarına ihtiyaç duyulduğu uyarısında bulunuyor.