Son Dakika

Son Dakika

İtalya'da sanayi sektörünün durumu

Okunan haber:

İtalya'da sanayi sektörünün durumu

İtalya'da sanayi sektörünün durumu
Metin boyutu Aa Aa

İtalya’nın küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin durumu hakkında bilgi edinmek için ülkenin Mantova’dayız.

İtalya’da toparlanma aşağılardan yukarıya doğru başlıyor. Daha doğrusu çoraplardan başlıyor.

İtalya’nın Mantova bölgesi, dünyada kadın çorabı üretimi ile tanınıyor. Bölge, çorap üretimi ve ihracatında dünya lideri.

Tarihi geçtiğimiz yüzyıla dayanan sanayi bölgesi 60’lı ve 70’li yıllarda büyük bir gelişme yaşadı. Ancak yaklaşık 250 şirket son ekonomik krizde yüksek bir bedel ödedi.

Calze BC yılda 10 milyon Euro ciro ve 80 çalışanıyla bölgenin en önemli çorap üreticilerinden biri. Calze’nin Başkanı, Massimo Bensi, 1959’da babası ve amcası tarafından kurulan şirketin krizden nasıl çıktığını anlatıyor:

“Bizim için en kötü zamanlar, 2011 ve 2012 yıllarında Avrupa ve dünya sistemini sarsan kriz oldu. Sanayi bölgesinde çoğu ihracat yapan şirketlerimiz finansal çöküş nedeniyle çok büyük güçlüklerle karşılaştı. Güç, teknik değerler ve dinamizm sayesinde bölge bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardı.”

Yine de herkes krizin etkilerinden kurtulmayı başaramadı. 2007’den günümüze, Mantova bölgesinde, sektör çalışanlarının sayısı yaklaşık 7 binden 10 bine düştü.

Birçok şirket kapısına kilit vurmak zorunda kalırken bazıları üretimlerini kısmen veya tamamen Doğu Avrupa’ya veya Sırbistan’a taşıdı.

Sırbistan’da işgücü ve elektrik maliyetleri gibi bazı masrafları daha ucuz. Bunun yanında Sırbistan, Rusya pazarına doğrudan satış yapılmasına imkan veriyor.

Massimo, krizin bir bakıma geride kaldığını ancak yine de İtalyan şirketlerin bürokrasi, kredi daralması ve Avrupa yasaları gibi faktörlerden dolayı yavaş bir iyileşme yaşadığın vurguluyor:

“Önümüzde engeller, kurallar var. Onlara nasıl ayak uyduracağımızı bilmiyoruz. İhtiyacınız olmayan kurallara uygun hareket etmeye çalışmak sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Gereksiz şeyler üzerinde vakit kaybetmek yerine, üretim, satış ve tüm ekonomik ve sosyal sistemin kazanç sağlayacağı noktalara odaklanmak gerek.”

Massimo’ya göre son bir buçuk yılda yatırımların tekrar artması, bölgede yeni bir döneme kapı açacak tazelenmiş bir dinamizmin işareti:

“Annem, babam ve amcalarımın başlattığı bir işi devam ettiriyorum. Herkes bana şirketin senin kanına işlemiş deyip duruyor. Okuldaki öğretmenlerden tutun arkadaşlarıma kadar herkes bana sadece çoraplarımı düşündüğümü, aklımı çorapla bozduğumu söylüyor. Umarım benden sonra şirketin başına geçecek evladım daha güçlü fikirler ve orijinal tekliflerle daha da ileriye gider. İnandığın yenilikçi bir projen varsa zirveye rahatlıkla tırmanabilirsin.”

Bir diğer hikaye ise dünyanın en büyük paslanmaz çelik dikişli boru üreticisi Marcegaglia firmasına ait. Şirket, Mantova bölgesinde 1959 yılında Steno Marcegaglia tarafından kuruldu.

Uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren ve dinamik bir kapitalizm ile nitelendirilen diğer şirketler gibi Marcegaglia, bölgede endüstriden çok daha fazlasını temsil etmekte.

Marcegaglia, Mantova’daki 560 dönüm arazi üzerine kurulan fabrikasında 1300, dünya genelinde 7 bin çalışanı ayrıca geçen yıl 5 milyar Euro cirosuyla, eyalet gelir payında yüzde 10 gibi ciddi bir rakamı temsil ediyor.

İmparatorluğun tepesindeki Steno Marcegaglia’nın oğlu Antonio krizden güçlenerek çıktıklarını belirtiyor:

“Kriz öncesi ve sırasında büyük yatırımlar yaptık. Bundan dolayı önceki yıllara kıyasla daha mütevazı olsa da büyümeyi başardık. Genel büyüme ile karşılaştırıldığında biraz daha yüksek büyüme rakamlarını yakaladık.”

Son on yıldaki krizin en büyük kurbanı sanayi sektörü olmuştu. Çöküş İtalya’nın tümünü etkileyen olumsuz sonuçlar doğurmuştu. İtalya Ulusal İstatistik Kurumu verilerine göre İtalya’da üretim seviyesinde yüzde 20’lik bir düşüş kaydedildi ve 800 bin insan işini kaybetti.

Antonio Marcegaglia’ya hükümet isabetli endüstriyel politikaları seçti mi diye soruyoruz:

“Son yıllarda hükümetin sanayi 4.0 terimleri bağlamında aldığı önlemler arasında, örneğin vergi muafiyetlerinin, yatırımları arttırmada sektörün iyileşmesi yönünde çok önemli teşvikler olduğunu söyleyebilirim. Fakat bunlar daha yeni yürürlüğe konulduğundan meyve vermesi için zaman lazım. Son yıllarda uygulanan açık denetim politikası sayesinde, Avrupa’da yeniden oluşan İtalyan iş güvenilirliği, ülke endüstrisinin makroekonomik bağlamda daha makul bir seviyeye çıkmasına yardımcı oldu.”

İtalya hala Avrupa’nın ikinci sanayi gücü, dünyanın da yedincisi. İtalyan Sanayiciler Konfederasyonu (Confindustria) verilerine göre kredi arzında darlık olsa da ekonomi iyileşme yolunda.

Antonio Marcegaglia da pozitifliğini koruyor:

“Babam 1959’da sıfırdan başladı. Çok fakir bir aileden geliyordu. Elbette o zamanların İtalya’sı ve Avrupa konteksti, şirketin büyümesine ve imparatorluğun inşasına bir çok imkanlar sağladı. Bugün olsa bunları başarmak daha zor olabilirdi. Fakat başarılı girişimci olma, hayal gücü, yenilikler ve riskleri hesaplama becerisi gibi özelliklerin zaman ötesi olduğuna inanıyorum.”