Son Dakika

Son Dakika

ABD seçimleri: Evanjelistler Tanrı'yı mı yoksa Trump'ı mı seçecek?

Okunan haber:

ABD seçimleri: Evanjelistler Tanrı'yı mı yoksa Trump'ı mı seçecek?

Trump, Beyaz Saray'da evanjelist liderlerle
@ Copyright :
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Sophia A. Nelson üç ayrı kitabın ödüllü yazarı. Aynı zamanda ABD Kongresi'nde ve ABD Ticaret Odası'nda çalıştı.

Ara seçimlere girdiğimiz şu anlarda aklım 27 Ekim'de Pittsburgh'daki Tree of Life sinagogunda hayatını kaybeden 11 Yahudi vatandaşımızda. Bu korkunç bir trajedi olduğu gibi aynı zamanda Amerika'nın öz değerlerimizden ne kadar uzaklaştığına da işaret ediyor. Amerikalılar ülke genelinde oy kullanmak için sandığa giderken, kendilerine bizim gibi Hristiyan diyenlerin seslerini yükseltmelerinin tam da zamanı. Özellikle de, evanjelistler tarafından 2016 yılındaki seçimlerde desteklenen Amerika Birleşik Devletleri başkanının kustuğu nefrete karşı çıkma zamanı.

Daha da rahatsız edici olan şu ki bugün toplumda ayrıştırıcı söylemleri ateşli bir şekilde savunanların kendilerini Hz İsa'nın takipçileri olarak görmeleri. Bu ayrıştırıcı retorik sık sık "Amerika'yı Yeniden Şahlandır", "Hristiyan değerlerini koruma" ya da "Hristiyanlık mirasını" koruma kalıplarının içine gizleniyor. Bütün bunlar maalesef Amerika'da beyaz ırkı korumanın kod adları. Bu söylemleri kabul eden Hristiyanları dürüstçe gözden geçirmek gerekirse; neredeyse hepsi de 40 yaş üzeri beyaz erkeklerden oluşuyor. Bunlar Anayasa Mahkemesi Başkanı Brett Kavanaugh gibi çocuklarının radikal feministler, solcular, siyahiler ve tehlikeli göçmenler tarafından tehdit altında olduğuna inanıyor ve korkuyor.

Pew araştırmasına göre 2016 yılında evanjelistlerin yüzde 81'i Başkan Trump'a seçim kampanyası döneminde destek verdi. Bu destek son iki yılda çok da değişmezken; evanjelist liderlerden Granklin Graham ve Jerry Falwell gibileri Trump'ı desteklemeye devam etti ve Trump'ı eleştirenlere de açıkça saldırdı.

Bu evanjelist liderler Brett Kavanaugh'nun Anayasa Mahkemesi Başkanlığına seçilmesi sürecinde aktif bir performans gösterirken cinsel saldırıya uğradığını söyleyen bir kadın için ne empati yaptılar ne de şefkat gösterdiler. Bir Hristiyan kadın olarak, Trump'ın göçmen ailelerine yönelik zalimce saldırılarını iğrenerek izledim. Sınıra konuşlanan askerlerin, taş atan çocuklara ateş etmelerine izin vereceği imasında bulundu. Hristiyanların şimdi savunulmayacak şeyleri savunmasına sosyal medyada şahit oluyorum.

Tüm bunlar olurken evanjelist kadın liderler bazı istisnalar haricinde çoğunlukla sessiz kaldı. Dünya genelinde milyonlarca kadın takipçisi olan Beth Moore, erkekler kulübü olan evanjelist kiliseye korkusuzca karşı çıkabildi. Joyce Meyers, Lisa Bevere, Sheilah Walsh ve Christine Caine gibi diğer güçlü kadın liderlerin sesi daha az çıktı.

Yine de genç jenerasyon bana umut veriyor. Evanjelistlerin kalesi olan Teksas'ta kimi beyaz kadın dindarların Demokrat aday Beto O'Rourke'yi desteklemeleri beni heyecanlandırıyor. Bu dindar kadınlardan biri New York Times'tan Elizabeth Dias'a yaptığı açıklamada şunu söylüyor: "Ben Ted Cruz'a baktığımda, kendisinin Cumhuriyetçi politikaları gördüğünü hissediyorum. Beto O'Rourke'ye baktığımda; desteklenmesi gereken korunmasız insanları gördüğünü hissediyorum." diyor.

Kilisenin bu kesiminin verdiği bu mücadele gerçekten harika. Ama orta yaşlı beyaz erkekler hala Baptist ve evanjelist hareketler arasındaki kuvvet simsarı konumunu sürdürüyor. Gücü elinde tutanlar ve vaaz kürsüsünde konuşan bunlar. Bu erkeklerle evlenen ve kilisede yerini alan kadınlar da sessizliklerini koruyor.

Bu durum hayatı boyunca Hristiyan bir hayat yaşayan bana anlamsız geliyor. Kendi insanından nefret edip Hz İsa'yı sevdiğini söyleyemezsin, Amerikalıları sevmeden Amerika'yı sevdiğini söyleyemezsin. Ataerkil statüko sistemini meşrulaştıran evanjelist liderlerden Falwell ve diğerleri beyaz erkeklerin karar verici olabileceklerini, aldatabileceklerini, yalan söyleyebileceklerini, vergi kaçırabileceklerini, yasak ilişkide bulunabileceklerini ve bunlara rağmen hala Tanrı'nın sevgili kulu olabileceklerini düşünüyorlar.

Bu bir düzmece. Aynı Hristiyan liderlerin her hafta kiliseye giden Barack Obama ile ilgili söyledikleri de kesinlikle aynı değil. Trump bunun farkında. Bu yüzden göçmenlere, siyahi futbol oyuncularına karşı çıkarken ve gazeteciye saldıran bir kongre üyesinin arkasında dururken oldukça rahat. Trump bu hareketlerin kendi tabanını heyecanlandıracağını ve Hristiyan liderlerin kendisini kınamayacağını gayet iyi biliyor. Bu kişiler bu nefret korosunun işbirlikçisi olduğu gibi, İsa'nın "kendini sevdiğin gibi komşunu da sev" ve "yoksulu doyur, hastayı ve masumu gözet" uyarılarını da görmezden geliyor.

Bu iki yüzlülük 17 ve 18. yüz yıldaki sömürgeci Hristiyanların hallerini yansıtıyor. Bu erkek ve kadınlar kendilerini gerici olarak görüyorlardı ancak onların çocukları ve torunları köleler üzerinden bir devlet inşa edeceklerdi. Eşitlik ve özgürlüğe olan inanca rağmen, erkekler filizlenen dünyanın kurucularıydı. Ve hala bu anlayışın kalıntılarını bugün evanjelik hareketlerde görüyoruz.

Peki sonuç? Anketler seçimlerde Demokratların önde olduğunu gösteriyor. Görüşüne göre eğitimli ve özgür beyaz kadınlar, ki bunların önemli kısmı 2016 seçimlerinde Cumhuriyetçilere oy verdi, Demokratlara dönebilir. Bunun ekonomi ya da sağlık ile ilgili olduğunu sanmıyorum; daha çok kadınların Trump gibi erkeklerden artık bıktığı ve yorulduğu anlamına geliyor.

Tüm evanjelist Hristiyanlar neyse ki aynı değil. Özellikle de genç kadınlar ışığı görmeye başlıyor. Beto O'Rourke gibi adaylar ve İsa peygamberi samimi olarak takip eden siyasiler bu ışığı gören dindarlara hitap edebilir. Eğer bunu yapabilirlerse o zaman önemli bir demografik değişimi görmeye başlayabiliriz. Yaşlı ve beyaz evanjelistler mazide yaşıyor.

Eğer muhafazakar Hristiyanlar İncil'in kökenlerine inmeyi başaramazlarsa, zirvede oldukları zamanın sonuna geliyor olabilirler, buna sorgusuz sualsiz destekledikleri adaylar da dahil.

Yorum sayfamızda yayımlanan makaleler Euronews'ün editoryal görüşünü yansıtmaz.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Babalık davasında karar çıktı: Eski Belçika Kralı DNA testi yaptıracak

Çin, Doğu Türkistan'daki güvenlik harcamalarını 3 katına çıkardı

Facebook'tan Myanmar'da üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme sözü