Son Dakika

Son Dakika

ABD İran'a yaptırımlara yeniden başladı: Yaptırım paketi hakkında bilmeniz gereken her şey

Okunan haber:

ABD İran'a yaptırımlara yeniden başladı: Yaptırım paketi hakkında bilmeniz gereken her şey

ABD İran'a yaptırımlara yeniden başladı: Yaptırım paketi hakkında bilmeniz gereken her şey
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri İran'a yönelik yaptırım paketinin ikincisini 5 Kasım'da uygulamaya başladı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, yaptırımlardan "korkmadıklarını" söylerken; Washington yönetimi geri adım atmayacakları mesajı veriyor.

İran'ın nükleer programı ABD başta olmak üzere Batı ile Tahran arasında uzun yıllar tartışma konusu oldu. 2015'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri ve Almanya kritik konuda anlaşmaya vardı. Ancak ABD'nin bu anlaşmadan mayıs ayında çekilmesi krizi yeni boyuta taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump Tahran yönetimine karşı ara verdiği yaptırımlara devam etme kararı aldı. Avrupa Birliği ise anlaşmanın ABD'siz olsa da devam etmesinden yana. Gelinen süreçte İran yeni yaptırımlara nasıl karşılık verecek, 2015 tarihli nükleer anlaşma rafa mı kalkacak merak konusu.

Peki İran ve Batı arasındaki nükleer anlaşma ve yaptırımlar alanında bu noktaya nasıl gelindi?

Kritik nükleer anlaşma neleri içeriyor?

İran ile P5+1 (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya + Almanya) arasında Nisan 2015'te başlayan görüşmeler Temmuz 2015’te anlaşmayla sonuçlandı.

Buna göre İran, Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun askeri üslere 'kontrollü girişine' izin verdi.

Anlaşma 16 Ocak 2016'da UAEA'nın açıklamasıyla yürürlüğü girdi. ABD'nin İran'a 1979'dan beri sürdürdüğü ambargo da kalkmış oldu.

Anlaşmaya göre İran’ın bu yükümlülüklerini yerine getirmesi karşılığında Tahran'a uygulanan uluslararası yaptırımların kademeli olarak kaldırılması planlandı.

İran'ın taahhütleri

  • Yüzde 5'in üzerinde uranyum zenginleştirme girişimlerine son verilecek
  • Yüzde 20'ye yakın zenginleştirilmiş uranyum stoku seyreltilerek yüzde 5 seviyesine düşürülecek
  • Natanz ve Fordo'daki santrifüjlerin yarısından dörtte üçüne kadar olan kısmı operasyon dışı bırakılacak
  • Yüzde 3,5 seviyesinde zenginleştirilmiş uranyum stoku arttırılmayacak
  • Tesislerde Uluslararası Atom Enerjisi Örgütü'ne (IAEA) günlük denetim izni verilecek

Tahran'a verilen sözler

  • İran'a uygulanan yaptırımların gevşetilmesi
  • Tahran yönetiminin taahhütleri yerine getirmesi durumunda nükleer nedenlerden kaynaklı yeni yaptırım uygulanmaması
  • İran'a petrol satışından 4,2 milyar dolar nakit akışı sağlanacak
  • İran'ın altın ve değerli madenler, otomobil ve petrokimya ürünleri gibi ticaretinde uygulanan yaptırımların kaldırılması

Petrol ticaretine yönelik kısıtlamaların kalkmasıyla krizdeki ülke ekonomisi toparlanma sürecine girdi. Uluslararası Para Fonu verilerine göre anlaşmanın ardından 2016'da İran ekonomisi yüzde 12,5 büyüdü. Yaptırımlardan önce günlük 1,1 milyon varil ihraç eden ülkede bu rakam iki katından fazla seviyelere ulaştı. Petrol dışı ürünlere uygulanan kısıtlamaların kalkmasıyla ticarette milyar dolarlık artışlar yaşandı.

ABD'nin İran'a sunduğu 12 şart ne?

ABD Başkanı Donald Trump İran ile 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan 8 Mayıs 2018’de seçim vaatlerinin de bir parçası olarak çekildiğini açıkladı.

ABD, Tahran yönetimine yaptırımların kalkması için 12 şart sundu ve bu koşullar yerine getirilene kadar politikalarında bir değişikliğe gitmeyecekleri mesajı verdi.

Şartlar şu şekilde:

  1. İran şu andaki ve önceki nükleer silah çalışmalarını Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) bildirmeli.
  2. Ağır su reaktörleri dahil olmak üzere uranyum üretimini sonlandırmalı. Uranyum zenginleştirmeyi bırakmalı ve plütonyum ön işleme faaliyetine başlamamalı.
  3. IAEA'nın ülkedeki tesislerine girmesine izin verilmeli.
  4. Balistik füze denelemelerine son verilmeli; nükleer başlıklı füze geliştirilmesi durdurulmalı.
  5. İran'da tutuklu bulunan Amerikan vatandaşları serbest bırakılı.
  6. İran'ın Lübnan Hizbullahı, Hamas ve Filistin İslami Cihat grupları dahil olmak üzere "terör gruplarına" yardımını sonlandırmalı.
  7. İran'ın komşusu Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı duymalı; Şii milisler silahsızlandrırılmalı ve yeniden entegre edilmeli.
  8. Yemen'de Husiler'e verilen destek sonlandırılmalı.
  9. İran Suriye’de İran komutasındaki tüm güçlerini geri çekmeli.
  10. İran Taliban ve Afganistan ile bölgedeki diğer teröristlere desteğini kesip El Kaide’ye barınma sağlamayı bırakmalı.
  11. İsrail dahil komşu ülkelere yönelik tehditler sonlandırılmalı; uluslararası taşımacılığı sabote etmek ve siber saldırılar dahil saldırgan tutumundan vazgeçmeli.
  12. İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün terörist ve militan ortaklarına desteği kesmeli.

Yaptırımlar hangi alanları kapsıyor?

ABD'nin İran'a yönelik ilk yaptırım paketi 7 Ağustos 2018'de başladı. Yaptırımlarının ikinci etabının başlangıç tarihi ise 5 Kasım.

İlk yaptırım listesinde İran hükümetinin, ABD doları satın alması, altın ve değerli madenlerle ticaret yapması yasaklandı. Ülkenin kömür, çelik, alüminyum ticareti ve otomotiv sektörü de listede yer aldı. İran'ın yolcu uçakları ve uçak parçası ithalatı engelleniyor. İran'ın para birimi üzerinden ülke dışında yapacağı işlemlere kısıtlamalar getiriliyor. İran'da yapılan el yapımı halı ve gıda ürünlerinin ihracatı yasaklanıyor.

ABD hangi sektörlerin ikinci yaptırım paketi içinde yer alacağını duyurdu. Yaptırımların büyük bölümü ülkenin önemli gelir kaynağı petrol ticaretini etkiliyor. Hedefteki şirketler ve sektörler şu şekilde:

  • İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC), İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketi

  • İran liman işleticileri, İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Şirketi (IRISL)

  • İran Merkez Bankası ve bazı İranlı mali kuruluşlarla olan işlemler

  • Aracılık ve sigorta şirketleri

  • İran enerji sektöründeki kuruluşlar

ABD'den İran'a ambargoyu ihlal edenlere yaptırım kararı

ABD Başkanı Trump yaptırımların ihlal edilmesinin önüne geçmek için geçtiğimiz ağustos ayında bir kararnameye imza attı. Buna göre "İran'ın ABD dolarına ve değerli metallere erişimine, enerji sektörüne, ABD'nin kara listesindeki vatandaşlarına, nakliyat ve gemi yapımı ve liman operasyonlarına destek verenlere" yaptırım uygulanması talimatı verildi.

Kararnameye göre İran otomotiv sektörünü ilgilendiren ürün ve hizmetleri satan, tedarik veya transfer edenler 7 Ağustos 2018 tarihinden itibaren cezalandırılacak. Benzer şekilde "5 Kasım 2018 ve sonrasında İran Ulusal Petrol Şirketi, Naftiran Ticaret Şirketi ve İran Merkez Bankası'na yardım eden, sponsorluk yapan, finansal, maddi veya teknolojik destek sağlayanlara" da yaptırım uygulanacağı uyarısı yapıldı.

Dev şirketler İran'ı terk ediyor

Trump'ın yaptırım tehdidinin ardından 100'den fazla küresel şirket İran pazarından çıkacağını duyurdu. Onlar arasında dünyanın en büyük üçüncü konteyner işletmecilerinden Fransa kaynaklı CMA CGM şirketi, petrol devi Total, Airbus, ATR, Peugeot, Renault, BNP Paribas gibi şirketler yer alıyor.

Yenilenebilir enerji yatırımcısı İngiliz Quercus şirketi de İran’da yapmayı planladığı 500 milyon euro değerindeki güneş enerjisi projesini iptal etti.

AB ve Çin'den yaptırımlara tepki

Avrupa Birliği Komisyonu, Ağustos başında “Engelleyici Mevzuat" ile Avrupalı şirketlerin yaptırımlar karşısında korunacağını açıkladı. Buna göre ABD yaptırımlarına uyanların cezalandırabileceği de gündeme geldi.

İngiltere, Fransa, Almanya dışişleri bakanları ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin imzasını taşıyan ortak açıklamada ABD yaptırımlarının tanınmayacağı ilan edildi. “Engelleyici Mevzuat" ile İran ile iş yapan Avrupalı şirketlerin korunacağının altı çizildi.

Mevzuat Avrupalı şirketlerin ABD yaptırımlarına uymasını yasaklıyor ve yabancı mahkemenin Avrupalı şirketlere ilişkin verdiği kararın etkisini de sıfırlıyor.

Yaptırımlar Türkiye'yi nasıl etkiler?

İran, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) içinde Venezuela ve Suudi Arabistan'ın ardından en büyük üçüncü petrol rezervine sahip ülke. İran'ın 150 milyar varil ham petrol rezervi ve 33,5 trilyon metreküp doğalgaz rezervi bulunuyor.

ABD, İran'ın enerji, finans ve deniz taşımacılığı sektörlerini kapsayan yeni yaptırım paketini, TSİ 08.00 itibarıyla resmen hayata geçirdi.

İran'ın en büyük üç ticaret ortağının Çin, Güney Kore ve Türkiye olduğu biliniyor. ABD yaptırımları doğalgaz ithalatını kapsamıyor. Bu durum sınır komşusu İran'dan ciddi miktarda doğalgaz ihtal eden Türkiye için de anlam ifade ediyor.

ABD yönetimi, İran’dan petrol ithalatını düşürmekle birlikte sıfırlayamayan 8 ülkeye ilgili yaptırımlara geçici muafiyet tanıyacak.

Listeye sonradan eklenen Güney Kore ile birlikte bu ülkelerin arasında Çin, Hindistan, Japonya ve Türkiye olduğu belirtiliyor. Diplomatik kaynaklara göre listedeki diğer ülkeler ise İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya ve Tayvan.

Ancak ülke isimleri Mike Pompoe ve Steven Mnuchin'in pazartesi günü TSİ 16:30'da düzenleyeceği basın toplantısında resmen duyurulacak.

ABD yasaları, muafiyetlerin 180 güne kadar uzatılmasına olanak sağlıyor.

İran kapısının kapanması durumunda Ankara'nın ham petrol için listesinde Irak, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkeler bulunuyor.

İsrail'den Trump'a yaptırım teşekkürü

İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, İran'a karşı uygulamaya giren yaptırımlardan dolayı ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkür etti.

Liberman, yayınladığı mesajda, bugün itibariyle uygulamaya başlanan ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ikinci bölümüne dair değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Trump'ın İran'a yönelik aldığı yaptırım kararını "cesurca" olarak niteleyen Liberman, "Ortadoğu'nun bu kararı beklediğini" ileri sürdü.

Liberman ayrıca İran'a uygulanmaya başlanan yaptırımdan dolayı Trump'a teşekkür ederek, "ABD tek bir hareketle İran'ın Suriye, Lübnan, Gazze, Irak ve Yemen'e yerleşmesine büyük darbe vurdu. Başkan Trump yine yaptın." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da geçen hafta yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ikinci bölümü sebebiyle Trump'a teşekkür etmişti.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani: Yaptırımları delip petrol satışına devam edeceğiz

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından devlet televizyonunda canlı yayımlanan konuşmasında ülkesinin ABD'nin yaptırımlarını deleceğini dile getirdi.

Beyaz Saray tarihinde yasalara ve uluslararası kanunlara bu kadar karşı, "ırkçı ve kendi kararlarına muhalefet eden bir başkanın olmadığını" savunan Ruhani, "Yaptırımları rahatlıkla delebilmemiz gerekiyor ve bu işi yapacağız. Milletimizin birliği ve beraberliğiyle İran'a karşı zorbalık, tehdit ve yaptırım diliyle konuşmaması gerektiğini ABD'ye öğreteceğiz. ABD tarihin tamamı için cezalandırılmalıdır. Kadim bir millete karşı her gün yeni bir bahaneyle kabadayılık taslaması kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin yaptırımlarla başka şirketlere, halklara ve devletlere baskı yaptığını da vurgulayan Hasan Ruhani, sadece kendilerinin değil Avrupa Birliği ülkeleri ve şirketlerin de Washington yönetimine kızgın olduğunu söyledi.

Dünyadaki her devletin politik konumunun, o ülkeye olan güven ve kendisinin verdiği sözlere olan saygısı ile bağlantılı olduğunu ifade eden İran lideri, "ABD yeni süreçte verdiği birçok sözü ayaklar altına aldı. Yasalara ve kararlara bağlı kalmayan bir devlet, diğer devletleri de huzur, istikrar ve güvenliğe davet edemez." diye konuştu

Ruhani: Trump'la görüşmem için 4 lider aracı oldu

New York'ta iken 4 büyük ülke liderinin Donald Trump ile görüşmesi için aracı olduğunu aktaran Ruhani, ABD Başkanı ile görüşmek için vasıtaya ihtiyaç duyulmadığını belirterek, "söz, vaat ve aldığı kararlara değer vermesi" gibi şartları barındırması halinde karşısındakiyle konuşma gibi bir problemlerinin olmadığını ifade etti.

"ABD attığı adımlarla her zamankinden daha yalnız"

Ruhani şunları kaydetti:

"Sözünüze bağlı kalın ki o zaman konuşuruz. ABD attığı adımlarla her zamankinden daha yalnız. ABD'nin adımlarını destekleyen ve karşı çıkan ülkelere bakın. Biz siyasi, hukuki ve kamuoyu noktasında büyük başarılar elde ettik. ABD'nin attığı adımlara AB ülkelerinin karşı çıkması sıradan bir şey değil, bu bizim diplomasi başarımız."

İran'ın sözlerine bağlı kaldığını ve bağlı kalmaya da devam edeceğini vurgulayan Ruhani, "ABD'nin yeni komplosu İran'ı vaatlerinden vazgeçirmeye çalışmak. Ancak İran uluslararası alandaki taahhütlerine bağlı kalacaktır. Bazıları nükleer müzakereler ile büyük başarı elde ettiğimizi ancak ABD'nin bunu ortadan kaldırdığını zannediyor, fakat durum böyle değil. Bu yorum yanlıştır. Bu başarı hala geçerlidir, ABD'nin adımı bizim başarımızı ortadan kaldırmamıştır. Birkaç ülke hariç dünyadaki bütün ülkeler nükleer müzakereleri savunuyor." şeklinde konuştu.

Siyasi ve diplomatik açıdan "muzaffer olduklarını" savunan Ruhani, "ABD'nin mevcut durumdan rahatsız" olduğunu öne sürdü.

"ABD nükleer anlaşmadan çekildikten sonra oluşan havadan rahatsız. Çünkü İran'ın Asya ve Avrupa ülkeleriyle daha iyi ekonomik ilişkileri var. ABD bundan endişeli." diyen Ruhani, P5+1'deki ortakların nükleer anlaşmaya güçlü bir şekilde bağlı kalmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, ABD hangi bahane ve ad altında olursa olsun yaptırım uygulamak istediğinde İran'ın tüm kurum ve organlarıyla bunun karşısında duracağını kaydetti.

ABD'nin yanlışlarını göz ardı etmeyeceklerine ve onlara karşı duracaklarına işaret eden Ruhani, İran'ın geçmişteki yaptırımları ortadan kaldırmayı başardığını ve oluşan havayı "ABD komplolarının etkisinde kalmadan" iyi değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.

"Bankacılık sektöründe sağlıklı rekabet yok"

Özelleştirme konusuna da değinen Ruhani, hükümetin bu konuda verdiği sözlere bağlı kaldığını belirterek, işlerin halka devredilmesinin ülkenin çıkarına olduğu görüşünü paylaştı. Ekonomi Bakanlığı'nın ABD yaptırımlarına karşı ekonomik direnişin en ön safında yer aldığını dile getiren Ruhani, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bakana söyledim en önemli görevi bankaların ıslah edilmesi. Bankacılık sektöründe sağlıklı rekabet yok ve dünyanın hiçbir yerinde bu kadar banka şubesi yok. Yaptırımlar dövizin yükselmesine neden oldu ve sermaye piyasasına da katkıda bulundu. Şu an piyasanın omuzunda ağır bir yük var ve yaptırımlar esnasında sermaye bankalarla olumlu bir rol oynayabilir. Sermaye ve bankaların elleri kolları bağlı olabilir ancak gelecekte bu değişecek ve daha fazla inisiyatif alacaklardır."

Brent petrolün varil fiyatı 72,49 dolar

Brent petrolün varili, haftanın ilk işlem gününde uluslararası piyasalarda 72,49 dolardan işlem görüyor. Cuma günü 72,74 dolardan güne başlayan ve gün içinde 73,47 dolara kadar çıkan Brent petrolün varil fiyatı, bu sabah 72,53 dolardan açıldı. Brent petrolün varili saat 09.09 itibarıyla yüzde 0,05'lik azalışla 72,49 dolardan işlem görmeye başladı. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 62,81 dolardan alıcı buldu.

ABD'nin OPEC’in en büyük üçüncü petrol üreticisi İran'dan petrol alan sekiz ülkeye geçici muafiyet tanıyacağını açıklamasının ardından uluslararası piyasalarda petrol fiyatları gerileme eğiliminde. Uzmanlar, küresel ekonomideki yavaşlama endişeleri ve artan arz nedeniyle uluslararası petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü baskının varlığını korumaya devam ettiğini belirtiyor.Brent petrolde, teknik olarak 72,54 ile 72,68 dolar aralığının direnç, 72,26 ile 72,40 dolar aralığının destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Müslümanları en çok kabullenen ülke Hollanda; Ermenistan son sırada

Doğal hayat alarm veriyor: Yaban hayvanları yüzde 60 azaldı

Bosna Hersek'te 'ülkeyi terk edin' kampanyasına büyük ilgi