Son Dakika

Son Dakika

Yerel seçimlere doğru: Türkiye'deki belediyeler ekonomik olarak ne durumda?

Okunan haber:

Yerel seçimlere doğru: Türkiye'deki belediyeler ekonomik olarak ne durumda?

Yerel seçimlere doğru: Türkiye'deki belediyeler ekonomik olarak ne durumda?
@ Copyright :
AA
Metin boyutu Aa Aa

Yazar: Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

Türkiye’de 31 Mart 2019 tarihinde yerel seçimler yapılacak. Siyasi partilerin seçime yönelik hazırlıkları sürüyor. Tıpkı genel seçimlerde olduğu gibi, AKP ve MHP’nin “Cumhur İttifakı” olarak seçimlere gidecekleri belli oldu. MHP üç büyük il, İstanbul, Ankara ve İzmir’de aday göstermeyecek ve AKP’nin göstermiş olduğu adayları destekleyecek. Diğer illerdeki işbirliklerinin nasıl olacağının detayları henüz bilinmiyor.

Türkiye’deki belediyelerin gelir gider durumuna bakıldığında artan oranda bütçe açıkları verdikleri görülmektedir.

Yalçın Karatepe Ekonomist

Muhalefet kanadında yer alan CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin de bir şekilde ittifak halinde seçimlere gitmesi bekleniyor. İttifakın hangi illerde ve nasıl yapılacağı henüz kamuoyu ile paylaşılmış değil.

Son seçimlerde önemli oranda oy alarak parlamentoya giren ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çok sayıda belediyeyi kazanma potansiyeli olan HDP ile ittifak yapılacağına ilişkin bir gelişme henüz gözlenmiyor.

AKP 24 Kasım 2018 Cumartesi günü 40 ilde belediye başkanlığına aday göstereceği isimleri açıkladı. Diğer partilerin de kısmi olarak adaylarını açıkladıklarını görüyoruz.

Aday gösterilenler ve aday olma olasılığı olanlar heyecanla seçim gününü bekliyor. Hepsinin umudu, seçim sandıkları açıldığında kendilerinin seçilmiş olduğunu görmek ve seçim döneminde vatandaşa yaptıkları vaatler çerçevesinde çalışmalara başlamak.

Ancak adayların seçilmesi durumunda mali açıdan nasıl bir belediye devralacakları kamuoyunda pek konuşulmuyor.

Belediyelerin gelir ve gider durumu

Son yerel seçimlerin yapıldığı 2014 yılından beri Türkiye’deki belediyelerin konsolide gelir gider durumuna baktığımızda, yıllar içinde belediyelerin artan oranda bütçe açıkları verdikleri görülmektedir. 2014 yılında belediye gelirlerinin giderlerini karşılama oranı %99 seviyesinde iken bu oran 2017 yılı sonunda %86,7 düşmüştür. Bu da gösteriyor ki belediyeler artan oranda borç kullanıyor. Tüm belediyelerin 2014 yılında 721 milyon olan bütçe açığı 2017 yılı sonunda 15 milyar liraya çıktı.

Tüm belediyelerin 2014-2017 yılları arasında gelir gider durumu (Bin TL)

Gelirlerine oranla en fazla bütçe açığı veren belediyeler

Belediyelerin bütçe açıklarının gelirlerine oranının 2017 yılı sonu Türkiye ortalaması %13,1’dir. Ancak belediye bazında baktığımızda bazı belediyelerin oldukça büyük bütçe açıkları verdiği görülmektedir.

Miktar olarak en fazla bütçe açığı veren belediye 7 milyar lira ile İstanbul Büyükşehir belediyesidir. İkinci sırada İzmir BB 1,3 milyar ve üçüncü sırada 1 milyar liralık açıkla Bursa BB izlemektedir.

Bütçe açıklarına miktar olarak değil, açığın belediye gelirine oranı olarak baktığımız zaman daha farklı bir resimle karşılaşıyoruz. Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere açıklarının bütçe gelirine oranı en yüksek olan %38 ile Çorum Belediyesidir. Malatya %36 ve Manisa %31’lik oran ile gelirine göre en fazla açık veren belediyeler arasında ikinci ve üçüncü sırada yer almaktadır.

2017 yılında oran olarak en fazla bütçe açığı veren belediyeler (Bin TL)

Gelirlerine oranla bütçe fazlası veren belediyeler

Belediyelerin büyük bir kısmı bütçe açığı vermekle birlikte, bazı belediyelerin fazla verdiği de görülmektedir. 103 milyon lira ile Kilis Belediyesi en çok bütçe fazlası veren yerel yönetim olurken, Eskişehir 76 ve Rize 47 milyon lira ile onu takip ediyor.

Bütçe fazlası veren belediyeler(2017)

Bütçe fazlasının gelirine oranı sırlamasında Kilis Belediyesi %26’lık bir fazla ile ilk sırada yer alırken, Tunceli Belediyesi %12, Burdur ise %9’luk bir oranla ikinci ve üçüncü sırada yer alıyor.

Belediyelerin Hazine'ye olan borcu

Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı verilere göre belediyelerin 2017 yılı sonu itibariyle 61 milyar lira kredi borcu bulunuyor. 2017 yılı toplam belediye gelirlerinin 97 milyar lira olduğunu düşündüğümüzde, mevcut borç stokunun zaman içinde tasfiye edilmesi pek mümkün görünmüyor. Devam eden borçluluk ve bu borcun maliyetinin artan faizler ile birlikte yükselecek olması belediyelerin kullanabilecekleri serbest nakit akışı miktarını da belli ölçüde azaltacaktır.

Belediyelerin sadece kredi borcu bulunmuyor. Bunun yanında yerel yönetimlerin Hazine’ye 11,6 milyar lira borcu bulunmaktadır. Bu borcun yarısından fazlası 6 milyar lira, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne aittir. Bunu sırasıyla 1,3 milyar ile Adana Büyükşehir Belediyesi ve 1,2 milyar lira ile de Ankara Büyükşehir Belediyesi izlemektedir. Bu üç belediyenin Hazine'ye olan borçlarının toplamı, Hazine'nin bütün belediyelerden olan alacağının %74’üne denk gelmektedir.

Her ne kadar belediyelerin Hazine'ye yüklü miktarda borcu olsa da bu borcun tahsil edilmesine yerel seçim sonuna kadar ara verilmiştir.

2010 yılında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, İller Bankası tarafından belediyelere yapılan ödemelerden, Hazineye olan borçlarına mahsuben, belli oranda kesinti yapılıyor ve bu tutarın Hazine’nin hesabına aktarılması gerekmektedir.

Ancak 23 Kasım 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan bir karar ile belediyelere yapılan ödemelere uygulanan kesinti miktarı, yerel seçimlerin yapılacağı Mart 2019 sonuna kadar sıfırlanmıştır.

Diğer bir deyişle Hazine’ye olan borçları karşılığında seçim sonuna kadar belediyelerden herhangi bir kesinti yapılmayacaktır. Üstelik kararın alındığı Kasım ayında yapılmış ve Hazine hesaplarına aktarılmış olan tutarların da belediyelere iade edilmesine karar verilmiştir. Bu çok ilginç bir uygulamadır ve sanırım benzeri de yoktur. Şöyle ki, alacağın bir kısmı tahsil ediliyor daha sonra “şimdi bunu geri alın ileride yeniden ödersiniz” diye iade ediliyor. Borç yönetim modelinde görülmeyecek bir uygulama olduğu tartışılmaz.

Bu düzenleme ile hükümet belediyelerin borç durumlarını göz ardı ederek seçimlere kadar mevcut belediye yönetimlerinin harcayabilecekleri kaynakları artırmış oluyor ve bunların harcanması ile de seçim sonuçlarına, kendi açılarından, olumlu etki etmesini bekliyorlar.

Her ne kadar krizde bulunan ekonomiye yönelik aldıkları tedbirlere atıfta bulunurken, özellikle mali disiplinlin sürdürüleceğini söylüyorlarsa da, belediyelere yönelik olarak almış oldukları bu karar hükümetin “mali disiplin” konusunda çok kararlı olmadığını gösteriyor.

Yeni başkanlar koltuklarına oturduklarında karşılaşacakları önemi sorunların başında mali konuların olacağı anlaşılıyor. Özellikle ekonomik krizin devam ediyor olması ile birlikte gelir kalemlerinde de bir azalma yaşanacağı için belediyelerin mali sorunları daha belirgin hale gelecektir.