Bolsonaro'nun milliyetçi ve aşırı sağ çizgisi ile Brezilya'da yeni bir dönem başlıyor

Bolsonaro'nun milliyetçi ve aşırı sağ çizgisi ile Brezilya'da yeni bir dönem başlıyor
Metin boyutu Aa Aa

Güney Amerika ülkelerinden Brezilya'da Jair Bolsonaro ülkenin 38inci cumhurbaşkanı olarak 1 Ocak'ta resmen göreve başlıyor. Bolsonaro'nun milliyetçi aşırı sağ çizgisi ülke için hem iç hem de dış politikada yeni bir döneme işaret ediyor.

Ekim ayındaki seçimlerde ülkenin sorunlarına popülist çözümler sunarak İşçi Partisi'ni 14 yıllık iktidarından indiren Bolsonaro kampanya döneminde yolsuzluk ve suçla mücadeleden bireysel silahlanmaya, çevreden dış politikaya kadar ülkenin yönünü değiştirme sözü verdi. Göreve başlamadan yaptığı açıklamalarla da bu vaatlerin arkasında durduğunu gösterdi.

'Tropiklerin Trump'ı'

'Brezilya'nın Trump'ı ya da 'Tropiklerin Trump'ı olarak da adlandırılan yeni cumhurbaşkanı ülkesinin çizgisini gelişmekte olan ülkeler ittifakından ayırıp Batılı liderlerin politikalarıyla yakınlaştırmayı planlıyor. Bolsonaro'nun bu planını olumlu karşılayan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'ın desteğini sunmak üzere Bolsonaro'nun yemin törenine Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'yu göndermesi dikkat çekti.

'Şimdi değil ise ne zaman?'

Brezilya'nın Tel Aviv'de bulunan büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma niyetinde olduğunu belirten Bolsonaro seçim kampanyası sırasında "Filistin diye bir ülke var mı? Hayır yok, dolayısıyla Brezilya'nın büyükelçiliği de olmamalı" ifadelerini kullanmıştı. İlk yurtdışı gezisini de İsrail'e yapacağını duyurmuştu.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun geçtiğimiz günlerde Brezilya'nın büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasının an meselesi olduğunu belirtmesi, ülkenin İsrail-Filistin meselesinde geleneksel olarak ‘iki devletli çözüm’ yolunu destekleyen dış politikasını terk edeceğinin işareti olarak değerlendiriyor.

'Paris İklim Anlaşması’ndan vazgeçilebilir'

Seçim kampanyasında mevcut şartların Brezilya’nın Amazon bölgesi üzerindeki egemenliğini yok saydığı görüşünü dile getiren Bolsonaro "Paris İklim Anlaşması’ndan vazgeçilebilir. " sözleriyle Trump'ın yolundan gitme niyetini ortaya koydu.

Brezilya’da Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Ernesto Araujo ise, küresel ısınmanın, Çin’in büyümesini desteklemek ve batılı ekonomileri baskılamak için Marksist kültürün bir komplo ürünü olduğunu iddia etti.

Dünyanın en büyük yağmur ormanlarının bulunduğu, en zengin biyoçeşitlilik alanlarından birine ev sahipliği yapan ülkenin çevre koruma ve iklim değişikliğiyle ilgili sorumluluklarını görmezden gelme ihtimali çevrecileri endişelendiriyor.

'Devlete ait birçok şirket ya kapatılacak ya da özelleştirilecek'

Ülkedeki iş dünyası Bolsonaro'nun ve ekonomi yönetiminin başına geçecek olan eski yatırım bankacısı Paulo Guedes'in göreve başlamasını hevesle bekliyor. Brezilya'nın sürdürülemez boyuta ulaşan bütçe açığını kontrol altına alma sözü veren Guedes'in öncelikli planında özelleştirme yer alıyor ve bu yolla çeyrek milyar dolar elde etmeyi hedefliyor.

"Sosyalizm, komünizm, popülizm ve aşırı solla flörte devam edemeyiz" diyen Bolsonaro ayrıca işletmelerin önündeki bürokrasiyi azaltmayı, yolsuzluk ve rüşveti ortadan kaldırmayı, taşra merkezli kalkınmaya öncelik vermeyi planlıyor.

Bireysel silahlanmaya evet, kürtaja hayır

Silah kontrolünün gevşetilmesini savunan yeni cumhurbaşkanının "Brezilyalıların silah sahibi olmalarını ve silah taşımalarını yasaklayan yasa yumuşatılacak. Her dürüst vatandaş, eğer evlerinde silah bulundurmak isterlerse belli kriterlere bağlı olarak silah sahibi olabilmeli" vaadi ülke çağında destek görüyor. Ancak bu vaadin her yıl onbinlerce cinayetin işlendiği ülkedeki suç sorununu körüklemesinden endişe ediliyor.

Ülkede 2005 yılında yapılan referandumda silah ve cephanelik satışlarına sınırlama getirilmesi yüzde 64'lük çoğunluk tarafından reddedilmişti.

Latin Amerika ülkelerinde yoğun şekilde tartışılan kürtaj konusunun da Marksist yaklaşımlar olduğunu ileri süren Bolsonaro'nun bu konuda sert bir tavır alması bekleniyor. "Ben olduğum sürece Brezilya'da kürtajın yasallaşmasına yönelik öneriler reddedilecek. Halkın parasıyla bu yöndeki faaliyetleri destekleyen sivil toplum kuruluşlarına karşı veto hakkımı kullanacağım" diyen cumhurbaşkanı kürtaja izin veren hallerin de daraltılmasını istiyor.

Ülkede her yıl 6 bin kadın kürtaj olurken, bu kürtajların büyük bir kısmı yasadışı gerçekleştiriliyor.