Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Otizm nedir, nasıl fark edilir? Tedavisi mümkün mü?

"Dünya Otizm Farkındalık Günü"
"Dünya Otizm Farkındalık Günü" -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Dünyaya gelen her 59 çocuktan birinde Otizm spektrum bozukluğu bulunuyor. Hastalığın erkek çocuklarda görülme oranı kız çocuklardan 5 kat daha fazla. Otizm tanısı konulan çocukların yaklaşık yarısında zeka geriliği de tespit ediliyor. Otizmli çocukların özel bir eğitime ihtiyacı var. Bu ihtiyaca dikkat çekmek ve otizm hastalarının hayatını kolaylaştırmak için 2 Nisan tarihi Dünya Otizm Farkındalık Günü ilan edildi.

Otizme dikkat çekmek için Mavi Işık Yak Kampanyası’nın (Light It Up Blue) 2009 yılından beri Türkiye elçisi olan Tohum Otizm Vakfı, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Otizm nedir? Nasıl fark edilir?

Otizm, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişimsel farklılıktır. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Çocuğun çevresi ile yeterli sosyal ilişkiler kuramaması, dil-iletişim alanında belirgin gelişimsel sorunlar göstermesi ve takıntılı davranış biçimlerine sahip olması ile tanımlanır.

Otizmin nedeni nedir?

Otizmin nedeni günümüzde hala bilinmemektedir. Ancak genetik, çevresel ve ailesel etkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Otizmin belirtileri nelerdir?

Otizmin başlıca belirtileri;

Başkalarıyla göz teması kurmamak,

İsmi söylendiğinde bakmamak,

Çocuğunuzun parmağıyla istediği şeyi gösterememesi,

Dönen nesnelere karşı aşırı ilgi duymak,

Sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek gibi hareketlere sahip olmak,

Yaşıtlarının oyunlarına ilgi duymama,

Takıntılı davranışlar sergileme,

Konuşmada gerilik,

Belirtilerden bir ya da birkaçı gözlemleniyorsa hemen bir çocuk ergen psikiyatristine başvurulmalıdır.

Otizm tedavi edilebilen bir hastalık mı?

Otizm hastalık değil, gelişimsel bir farklılıktır. Din, dil, ırk, sosyal statü ayırt etmeyen otizmin, günümüzde bilinen tek tedavisi, tek ilacı vardır o da; erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitim.

Erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte, gelişim sağlanabilmekte, büyük ilerleme kaydedilmekte ve hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmayabilmektedir. Dolayısıyla bizim için burada en önemli nokta olabildiğince erken dönemde (18 ay civarı) tanı koyabilmek ve haftada en az 30 saati bulan yoğun bir eğitim almalarını sağlamaktır. Özellikle 3 ile 5 yaş arasında bu yoğun eğitim çok kıymetlidir.

Dünyada ve Türkiye’de otizm oranları nasıl seyretmektedir?

Dünyada otizmin görülme sıklığı 59’da 1’dir. Dolayısıyla, ülkemizde de her 69 çocuktan 1’inin otizmden etkilendiği düşünülmektedir. Ayrıca, otizmin erkek çocuklarındaki yaygınlığı, kızlardan 5 kat fazladır.

Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artmaktadır. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine konan otizm tanısı, 2001 yılında 250, 2013 yılında ise 88 çocuktan birine denk gelirken, günümüzde doğan her 59 çocuktan 1’i otizmli olarak dünyaya gelmektedir. Dünyada her 20 dakika da bir çocuk otizm tanısı almaktadır.

Ülkemizde, 0-19 yaş grubu arasında yaklaşık 434.010 otizmli çocuk ve gencimizin 30.050’si okullaşabilmiş ve eğitime ulaşabilmiştir. Nüfusa projeksiyon yaptığımızda ülkemizde yaklaşık 1.387.580 otizmli birey olduğu ve bu durumdan etkilenen 5.550.320 aile ferdi bulunduğu tahmin edilmektedir.

Otizm tanısı alan ailelere tavsiyeniz nedir?

Ailelere ilk önerimiz, çocuklarında gelişimsel bir farklılık gördükleri anda profesyonel yardım almaları, onu bir çocuk psikiyatristine götürmeleri. Otizmin belirtileri en erken yaşamın ilk 6. ayında fark edilebilir. Aileler başkalarıyla göz teması kurmamak, gözlerin bir yere takılıp kalması, ismi söylendiğinde bakmamak, sözleri tekrarlamak, parmağıyla ile istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar gibi belirtilerden bir ya da birkaçını çocuklarında gözlemliyorsa bu belirtileri görmezden gelmesinler, hemen bir çocuk psikiyatristine başvursunlar. Teşhis aldıktan sonraki süreçle ilgili en önemli önerimiz otizmin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunu daima hatırlamaları. Bir anda her şeyin düzeleceği düşüncesi çok gerçekçi değil. Otizmli çocuğu olan aileler yaşam boyu çocuklarını düzenli olarak psikiyatriste götürmelidirler. Fakat doktor sürecinden de maksimum şekilde faydalanmak yine ailelerin elinde. Çocuklarını sürekli gözlemleyip notlar tutmalı ve bu notları doktorla paylaşmalılar. Hatta gerekirse o doktorun da doğru kişi olup olmadığı sorgulanmalı.

Kullanılan ilaçların olumlu ya da olumsuz etkilerinin de mutlaka takip edilmesi gerekiyor. İlacın 5 kriterde ilerleme konusunda yardımcı olması gerekiyor: Hiperaktivite, uyku, iştah, dikkat ve takıntı. Eğer bu kriterlerde bir gelişme sağlanamıyorsa mutlaka doktora danışılarak ilaç değişikliğine gidilmeli. Çünkü çocuktaki öğrenme kapasitesini artıran başlıca etkenler bunlar. İlaç prospektüsüne ya da yan etkilerine takılıp kalmak yerine ilacın bu 5 kriterde ne kadar katkı sağladığı gözlemlenmeli.

Otizmin tek tedavisinin sürekli, yoğun ve özel eğitim olduğu unutmamalı. Alternatif yöntemlere başvurmak yerine çocuklarımızı özel eğitimle iyileştirmenin yollarını aramak, umut ettiğimiz gelecekleri için en doğru karar olacaktır.

2 Nisan’da dünyanın her tarafı maviye bürünüyor: ‘Light It Up Blue’ yani Mavi Işık Yak hareketi nedir?

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde otizm farkındalığı yaratmak için ABD’de Autism Speaks tarafından başlatılan ve bütün dünyada ilgi gören ‘Mavi Işık Yak’ Kampanyası (Light It Up Blue) Türkiye’deki temsilcisi Tohum Otizm Vakfı’nın çağrısı ile 2009 yılında Türkiye’de de başlamıştır. Bu çalışmaların bir uzantısı olarak 2014’ten bugüne İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi başta olmak üzere, tüm Türkiye’de ikonik binalar mavi ışıklandırılmaktadır. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde pek çok bina otizmin rengi olan mavi ışıkla aydınlatılmakta, binlerce kişi mavi giyerek mesajını vermekte ve haber spikerleri, bireyler, şirketler çalışanlarıyla mavi kurdeleler takmaktadır. 2 Nisan günü #otizmemaviışıkyak etiketi ile her yıl Twitter’da "trend topik" olarak otizme dikkat çekilmektedir.