Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

IŞİD militanlarının eşleri ve çocukları toplumdan dışlanıyor

IŞİD militanlarının aileleri
IŞİD militanlarının aileleri -
Copyright
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Bir dönem Suriye ve Irak'ta etkin olan ve sözde halifelik ilan eden IŞİD örgütünün yenilgiye uğratılması ve militanlarının birçoğunun öldürülmesinin ardından geride kalan eşleri ve çocukları, yaşadıkları çevrede toplum tarafından dışlanıyor.

Ancak aileler, militanların işlediği suçların kendilerine mal edilmesinden muzdarip.

Onlardan biri de Ümmü Yusuf. Dört çocuğuyla birlikte Irak'ın Musul kentinde yaşıyor. IŞİD üyesi eşi Ebu Yusuf, Musul'un Irak ordu birliklerince geri alınması sırasında 2017'nin Şubat ayında bir hava saldırısında ölmüş.

Evinde ekmek yapıp satarak geçimini sağlamaya çalışan Ümmü Yusuf, kocasının geçmişinden dolayı oğlu ve kızlarıyla birlikte toplumdan tamamen dışlandıklarını belirtiyor. Aile günde ortalama 4 dolar para kazanıyor.

Akrabaları kendileriyle irtibatı kesmiş ve okul yönetimleri de çocukları okula kaydetmeyi reddediyor. 'IŞİD'in çocukları' olarak anıldıklarını belirten çocuklar ise mahallede sürekli olarak aşağılandıklarını dile getiriyor.

Ancak bunun da ötesinde ataerkil bir toplum yapısına sahip ülkede, Ümmü Yusuf, çocuklarına kimlik kartı da alamıyor. Çocukların kimlikleri olmadığı için aile, sosyal yardımlardan da faydalanamıyor ve sürekli olarak ayrımcılığa maruz kalıyor.

"IŞİD üyelerinin suçlarından ötürü aileleri sorumlu tutulamaz"

Hukukçular ve uluslararası insan hakları grupları, benzeri durumdaki aileleri ve çocukları kapsayacak acil bir yasal düzenlemenin şart olduğunu belirtiyor.

Aksi takdirde ülkede eğitimsiz bir neslin ortaya çıkma riski bulunuyor.

Norveç Mülteci Konseyi (Norwegian Refugee Council) yetkilisi Tom Peyre-Costa, ailelerin bir bütün olarak cezalandırılmasının onları marjinalleştireceğini ve Irak'ta uzun vadeli barış çabalarını da ciddi şekilde baltalayacağını belirtiyor.

Costa, "Ebeveynlerinin işlediği suçlardan dolayı çocukları sorumlu tutamazsınız. Keza kocası yanlış yolda giden dul bir kadını da bu durumdan sorumlu tutamazsınız." diyor.

"Başka seçeneği kalmadığı için IŞİD'e katıldı"

Bir dönemler Musul'da minibüs şoförlüğü yapan kocasının savaş sırasında başka bir iş imkanı kalmadığı için IŞİD'e katıldığını iddia eden Ümmü Yusuf, "Ona ya örgütten ayrılırsın ya da seninle yaşamayacağım dedim. O da bana, bu senin işin değil, ben seçimimi yaptım, en azından örgütten aldığım bir miktar para ile ailemin geçimini sağlarım. Bu şekilde onların açlığa mahkum olmasını izlememiş olurum dedi." diye konuştu.

Kadınlar çocuklarının velayetini alamıyor

Musullu Yargıç Adnan Chalabi, her gün Ümmü Yusuf'a benzer 15 davaya baktığını ve birçoğunun da IŞİD militanlarının dul kalan eşleri ya da militanlardan boşanmak isteyen kadınlar olduğunu söylüyor.

Bu kadınlara yardımcı olmaya çalıştığını belirten Chalabi, ancak IŞİD üyesi olan eşlerinin öldüğü ya da tutuklu olduğuna dair resmi belge getiremeyen kadınların durumunun hayli zor olduğunu, zira resmi kanıt olmadan yasalar gereği çocuklarının velayetini kadınların alamadıklarını dile getiriyor.

Güvenlik birimleri de genellikle söz konusu belgeleri vermeyi reddediyor.

BM: Irak'ta 45 bin çocuk aynı durumda

Birleşmiş Millerler'in 2019 tarihli raporuna göre, Irak'ta söz konusu belgelere ihtiyaç duyan 45 bin çocuk bulunuyor.

Anneleri medeni durumlarına dair belge alamadığı gerekçesiyle kimliksiz kalan 10 binlerce çocuk ise ne okula gidebiliyor ne de iç ve dış sosyal yardımlardan faydalanabiliyor.

Musul'un batısındaki El İrakiye Okulu müdürü Halid Muhammed, özellikle de toplumun baskısından dolayı IŞİD şüphelilerinin çocuklarına ait evrakların tam olmadan okula kabul edilmediğini belirtiyor. Halid Muhammed'e göre belgeleri tam olmayan çocukların okullara kayıt yaptırması imkansız.

Ümmü Yusuf ise yardıma muhtaç.

Üç ablası bulunan 6 yaşındaki Yufus'un annesi, ailenin içinde bulunduğu durumu şu sözlerle tanımlıyor:

"Tüm ailem parçalandı, her şeyden mahrum kaldık. Sadece 6 yaşındaki çocuk, bir parça yemek için un ve yağ bulma telaşı içerisinde. Oysa onun yaşındaki çocuklar okula giderken oğluma bakıp gülüyorlar."