Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Suriye'de güvenli bölge için Müşterek Harekat Merkezi çalışmaları başladı: ABD heyeti Şanlıurfa'da

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriye sınırındaki askeri birliklere zırhlı araç ve komando takviyesi yaptı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriye sınırındaki askeri birliklere zırhlı araç ve komando takviyesi yaptı   -   ©  AA/Eşber Ayaydın
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Suriye’nin kuzeyinde Müşterek Harekat Merkezi kurulması için ilk adımı attı. Bu kapsamnda Amerikan heyeti Şanlıurfa’ya geldi.

Milli Savunma Bakanlığı, Müşterek Harekat Merkezi çalışmaları kapsamında ön hazırlık için 6 kişilik ABD heyetinin Şanlıurfa'ya ulaştığını duyurdu.

Bakanlık, Müşterek Harekat Merkezi'nin kurulması için çalışmaların başladığını açıklarken bu “Merkez'in önümüzdeki günlerde faaliyete geçirilmesinin planlandığını” bildirdi.

Ankara ve Washington arasında 5-7 Ağustos tarihlerini arasında düzenlenen toplantılarda güvenli bölgenin tesisinin koordine ve yönetimi için mutabakata varılmıştı.

"Gecikme olursa Türkiye kendi başına adım atacak"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise Müşterek Harekat Merkezi kurulduktan sonra Türkiye’nin ABD ile birlikte hareket etmek arzusunda olduğunu, ancak gecikme olması durumunda Ankara’nın kendi başına harekete geçeceğini bildirdi.

Akar, TRT Haber'de yayınlanan özel röportajda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Hulusi Akar ABD heyetinin gelişiyle ilgili şöyle konuştu: “Bu müşterek harekat merkezi kurulduktan sonra müttefiklik ve stratejik ortaklık ruhuna uygun bir şekilde ilerlemeyi ve ABD'li müttefiklerimizle beraber hareket etmek arzusuyla bunları söylüyoruz. Ama diğer taraftan da ister 'B', ister 'C planı' deyin, eğer bunlar yürümezse kendi başımıza yapacağımız faaliyetlerimiz de hareketlerimiz de olacaktır”

Bakan Akar Türkiye’nin gecikmeye tahammül etmeyeceğine işaret ederek, “Bazı süreler koyduk. Çünkü daha önceki tecrübelerimizden, bazı gecikmelerin olduğunu, bazı işlerin sürüncemede kaldığını gördük. Bunları yaşamayı kabul edemeyeceğimizi, bunlara tahammülümüzün olmadığını, ne yapacaksak bir program dahilinde yapmamız gerektiğini kendilerine ifade ettik” yorumunda bulundu.