Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

New York'taki 74. BM Genel Kurulu'nda öne çıkan 6 önemli konu

Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurulu Görüşmeleri devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla başladı. ( Erçin Top - Anadolu Ajansı )
Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurulu Görüşmeleri devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla başladı. ( Erçin Top - Anadolu Ajansı ) -
Telif hakkı
AA - Erçin Top
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

ABD’nin İran’a yönelik suçlamaları, Tahran yönetiminin Washington’a aynı şekilde karşılık vermesi, iklim değişikliği ile ilgili protestolar, Donald Trump’ın dünyaya “küreselleşme yerine yurtseverlik” tavsiye etmesi, Angela Merkel ve Emmanuel Macron’un, ABD ve İran arasında müzakereleri başlatma girişimleri, Brezilyalı aşırı sağcı lider Jair Bolsonaro’nun Amazon yağmur ormanlarının tahrip edildiğine karşı çıkması, BM Genel Kurulu’nun ilk iki gününe damga vurdu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Genel Kurul'daki konuşmasında ABD, Rusya ve İran'a Suriye'deki "güvenli bölgeye" destek çağrısı ve İsrail’in sınırlarını sorguladığı sert mesajları New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurul'undan yansıyan önemli başlıklar arasındaydı. .

Genel Kurul’un 2. gününde öne çıkan 6 konuyu sizler için derledik:

1-Erdoğan’dan güvenli bölge çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Suriye sınırında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi ve ABD, Rusya, İran ve diğer ülkelerin bir araya gelerek güvenli bölgenin kurulmasına destek vermesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin tesisi için kritik gördüğümüz anayasa komitesi etkin ve verimli bir şekilde çalıştırılmalı" dedi.

İsrail'i sert bir şekilde eleştiren Erdoğan "Masum Filistinli kadının İsrail güvenlik güçlerince alçakça öldürüldüğü görüntüler de vicdanları harekete geçiremiyorsa sözün bittiği yerdeyiz." dedi.

2-'Trump Ukrayna’yı zorladı mı?' tartışması

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile 25 Temmuz'da yaptığı telefon görüşmesinin kayıtlarının BM Genel Kurulu sırasında basına sızması ve bu görüşmede Trump’ın "Ukrayna'yı, gelecek yılki başkanlık seçimlerindeki olası rakibi Joe Biden'ın oğlu hakkındaki yolsuzluk iddialarına yeniden bakılması için zorladı" iddiası, geniş yankı uyandırdı.

Trump, kendisi hakkındaki bu iddiaya ilişkin, "Ben kimseyi tehdit etmedim. Ortada bir baskı, itme yok. Ortada hiçbir yok. Bu büyük bir uydurma." açıklamasında bulundu. Trump, bununla birlikte Joe Biden ve oğlunun Çin ve Ukrayna'daki bağlarının soruşturulması ve bunun şeffaf olması gerektiğini vurguladı.

Telefon görüşmelerinin basına verilmesini eleştiren Zelenskiy ise bu görüşmeyle ilgili yaptığı açıklamada, “Kimse bana bir zorlamada bulunmadı. Hiç kimse bana baskı kuramaz çünkü ben bağımsız bir ülkenin başkanıyım. Bana ancak 6 yaşındaki oğlum baskı kurabilir." diye yanıt verdi.

3-Ruhani: ABD ile baskı altında görüşme olmaz

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, baskı altında Amerikan yönetimiyle hiçbir zaman görüşme yapmayacaklarını açıkladı. Ruhani, ABD’nin yaptırımları kaldırması durumunda müzakerelerin önünün açılacağını belirtti

Ruhani 2015 yılında Tahran ile büyük güçler arasında imzalanan nükleer anlaşmayla ilgili de önemli uyarılarda bulundu. Hasan Ruhani “Nükleer anlaşmaya sadığız ... ancak İran’ın sabrının da bir sınırı var.” dedi. İran Cumhurbaşkanı Avrupalıların anlaşmayı kurtaramaması durumunda 2015 nükleer anlaşmasından ülkesinin çıkabileceğini kaydetti.

4-Suudi Arabistan’dan İran’a sert eleştiriler

Suudi Arabistan Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr, BM Genel Kurulu toplantıları sırasında düzenlediği bir basın konferansında "Saudi Aramco'nun tesislerine yönelik saldırıda İran silahları kullanıldığına dair kanıtlarımız var." dedi.

Ülkesinin milli petrol şirketine yönelik saldırıya ilişkin konuşan Cubeyr, "Saudi Aramco'nun tesislerine yönelik saldırıda İran silahları kullanıldığına dair kanıtlarımız var." ifadesini kullandı.

BM tarafından Suudi Arabistan'a olayı incelemek üzere gönderilen uzmanların incelemelerinin devam ettiğini belirten Cubeyr, "Sonuçlar açıklandığında, bir sonraki adımın ne olacağına karar vereceğiz." dedi.

Uluslararası toplumun İran'ın tasarruflarını ve yaşananları (Aramco saldırısı) kabul etmediğini, İran'ın uluslararası hukuka uyması gerektiği konusunda da fikir birliği ettiğini kaydeden Cubeyr, Aramco saldırısına karşılık verme konusunda müttefikleriyle istişarelerinin devam ettiğini söyledi.

5-Trump: ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı bitebilir

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump Çin ile 15 aydır sürmekte olan ticaret savaşının tahmin edilenden çok daha yakın bir zamanda bitebileceğini söyledi. Çin'in ABD'den sığır ve domuz da dahil büyük miktarda tarımsal ürün satın aldığını belirten Trump Çin tarafı için "Bir anlaşma yapmayı fena halde istiyorlar" ifadelerini kullandı.

Trump'ın açıklamaları Birleşmiş Milletler toplantılarına katılmak üzere ABD'de bulunan Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile olan görüşmesinin sonrasında geldi. Abe de görüşmenin ardından Çin ile bir ticaret anlaşmasına varılması ihtimalinin büyük olduğunu belirtti.

6-Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun tepkisi

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, Genel Kurul’da Amazonlar'daki orman yangınları karşısında gösterilen tepkileri hedef aldı.

Bolsanaro, "Amazonların insanlığın mirası olduğunu söylemek, bizim ormanlarımızın dünyanın akciğeri olduğunu söylemek saçmadır. Bunun bir anlamı yok. Bu yalanlara ve hilelere inanmak bizim egemenliğimizin sorgulanmasıdır." dedi.

Amazon bölgesinde çıkan yangınların kuraklıktan kaynaklandığını ve yayılmasında mevsimsel rüzgarların etkili olduğunu savunan Bolsonaro, ayrıca Amazon yerlilerinin günlük yaşam etkinliklerinin de bazı yangınlarda rolü olduğunu ileri sürdü.

Bolsonaro, hükümetin Amazon Ormanları'na kesinlikle zarar vermediğini ve çevrenin korunması konusunda hassas olduğunu ifade etti.