Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

ABD haber kanalı, Uygur Türklerinin tutulduğu Çin'in toplama kamplarına girdi

ABD haber kanalı, Uygur Türklerinin tutulduğu Çin'in toplama kamplarına girdi
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Amerikan NBC haber kanalı, Çin'in 'Eğitim kampı' dediği Uygur Türklerini tuttuğu ve büyük eleştirilere neden olan kamplara girdi. Eylül ayı başında Çin'deki toplama kamplarından ikisinde çekim yapma izni alan Amerikan NBC haber kanalı muhabiri, Çinli bir rehber gözetiminde kendisine verilen turdan ve gösterilenlerden tatmin olmadığını söylüyor.

Kendisine meslek edinme ve eğitim sınıfları gösterilen muhabir herkesin bir mizansen içerisinde hareket ettiğini ve adeta kendisinin kampa gelmesinin beklendiğini belirtiyor.

Ülkenin batısında yer alan bu kamplardan birindeki bir sınıfta yetişkinler bir tahtanın önünde sıralarda oturuyor, gönüllü ve memnun şekilde hayvancılık dersine katılıyor gibi görünüyorlar. Bir diğer sınıfta kadınlar oyuncak bebekler ile annelik kursu alıyor ancak aralarından bazılarının hali hazırda çocuğu var ve çocuklarını istedikleri zaman görmelerine müsaade edilmiyor.

Çin'in 10 milyon Müslüman nüfusuna sahip Sincan bölgesinde insan hakları örgütlerinin raporlarına göre 1 milyon Uygur bugün bu kamplarda tutuluyor. Çin bu kampların meslek eğitim kampları olduğunu ve ülkede teröre yol açan fanatizm ve bölücülük faaliyetleri ile etkin mücadelenin meşru bir parçası olduğunu ileri sürüyor.

"Amacımız fikirlerini değiştirmek"

Moyu Vilayeti Hotan Kaymakamlığına bağlı Moyu Mesleki Eğitim Merkezi isimli kampın direktörü Bu’ayiksiemu Abulizi bu kampların buralarda zorunlu olarak kalanların kişiliğini ve onların fikirlerini değiştirme amaçlı olduğu gerçeğini saklamayarak şunları söylüyor:

"Eğer terör düşüncelerinin yeşermesine ve gelişmesine müsaade edersek, ayaklanma ve benzeri sorunların yaşanması söz konusu olur. Bunun önüne geçiyoruz. Merkezimiz bu tür düşüncelerin önüne geçmek ve onları düşünenleri değiştirmek için var."

NBC muhabiri ziyaret ettiği her iki kampın direktörü ile de görüşürken yanlarında röportajı izleyen hükümet ve diğer kamp yetkilileri olduğunu aktarıyor.

Kamplarda Çin hukuku ve kültürü üzerine eğitim verilen Uygurlar'a ayrıca yoğun şekilde Mandarin dili öğretiliyor.

"Gösterilen yatakhaneler de mizanseni andırıyor"

Uygurların kaldığı yatakhanelerden birini de ziyaret etmesine izin verilen muhabir buradaki ortamı da yapay bulduğunu belirtiyor ve içeride bulunan tüm mobilyalara rağmen yok denecek kadar az kişisel eşya gördüğünü kaydediyor.

Çinli yetkililer ayrıca NBC'nin bölgede kaç adet kamp olduğuna, bu kamplarda kaç kişinin kaldığına ilişkin sorulara da yanıt vermiyor. Bazı kaynaklara göre bölgede 143 kamp bulunuyor.

"Hükümetimin kıymetini bilemedim"

NBC, kampta tutulanlardan Abliza Hijyabula isimli biri ile konuşturuluyor. 41 yaşındaki Hijyabula Çin vatandaşı olarak suç işlediğini, ülkesine ihanet ettiğini, nankörlük ettiğini, hükümetinin iyi politikalarının kıymetini bilemediğini söylüyor. Hijyabula 'bölücülük' suçlaması ile 6 yıl hapis yattıktan sonra kampa getirilmiş.

Çinli yetkililer bu kamplarda üç çeşit suçlunun bulunduğunu belirtiyor:

  • Burka giymek veya dini bir video seyretmek gibi hafif suçlar işleyenler
  • Daha ağır suçlar işleyenler ancak hapse gitmek ile kampta kalmak arasında kampı seçenler
  • Hapis cezasının bir kısmını kampta geçirerek rehabilitasyon ile süresini tamamlayanlar

Kamplardan nasıl çıkılıyor?

Yetkililer kamplardan çıkmak için tutulan kişinin sınavdan geçtiğini ve başarılı oldukları takdirde salındıklarını söylüyor. Dil sınavı, hukuk sınavı, radikallikten uzaklaşma yeterliliği ve mesleki sınavlar. Ne var ki, bu konuda da Çinli yetkililer sınavlarda başarılı olmanın kriterlerine ilişkin detayları paylaşmıyor.

Yetkililer kamplara ilişkin Uygurların anlattıkları hikayelerin yalandan ibaret olduğunu belirtiyor.

Çin'e karşı tepkiler artıyor

Uluslararası insan hakları grupları Çinli yetkililere devamlı olarak yaşananların sona erdirilmesi çağrısında bulunuyor ve kamplardaki sürecin hapis, kötü muamele, işkence ve ölümler ile sonuçlandığı aktarılıyor.

Birleşmiş Milletler Irkçılığın Sonlandırılması Komitesi üyesi Gay McDougall geçtiğimiz yıl Çin'i Sincan'ı devasa bir 'insan hakları olmayan bölge'ye çevirmekle suçlamıştı.

Bugün Uygurlar Sincan'da sadece devlet tarafından onay verilmiş olan camilerde ibadet edebiliyor. Çin 1990'dan bu yana gerçekleşen ve binlerce insanın öldüğü tüm terör saldırılarının, suikastlerin, zehirlenmelerin ve ayaklanmaların arkasında Uygurlu Müslümanların olduğunu ileri sürüyor.