Son Dakika

ABD Temsilciler Meclisi kararının ardından Türkiye'yi ne bekliyor?

Amerikan Kongre Binası
Amerikan Kongre Binası -
Telif hakkı
SAUL LOEB / AFP
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

ABD Temsilciler Meclisi'nin 29 Ekim günü Türkiye aleyhinde ezici çoğunlukla aldığı iki karar olan -bir yasa tasarısı ve bir karar tasarısının- ardından yaptırımların ne kadar bağlayıcı olduğu ve olası etkileri tartışma konusu.

Temsilciler Meclisi, "Ermeni soykırımının" tanınması kararını 405’e karşı 11 oyla, Suriye’nin kuzeyine Türkiye’nin gerçekleştirdiği ve iki hafta süren harekât nedeniyle Ankara’ya yaptırım getirilmesini öngören kararı ise 403’e karşı 16 oyla kabul etti.

ABD başkanlık sisteminde başkanlara veto hakkı verilse de, Kongre’nin her iki kanadında da üçte iki oranında oya ulaşarak ‘süper çoğunluk (super-majority) elde ettiği benzeri durumlarda Başkan’ın vetosunu geçersiz kılan (veto-proof) kararlar alma hakkı söz konusu.

Bu açıdan, 435 üyeli ve Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nde 290 oy, Kongre’nin üst kanadı olan 100 üyeli Senato’da ise en az 67 oya ulaşılarak kabul edilen yasa tasarısı, aldığı oy oranından bağımsız olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın masasına imzaya gidecek ve Başkan'ın 10 gün içerisinde tasarıyı imzalaması veya veto etmesi bekleniyor.

Başkan'ın üçte iki çoğunlukla önüne gelen tasarıyı veto etmesi durumunda ise Kongre toplanıyor ve tasarı yeniden onaylanıyor. Bu durumda yine üçte iki çoğunluk toplanırsa bu kez Başkan'ın imzasına gitmeden yasa çıkmış oluyor. Dolayısıyla ancak bu ikinci aşamada ABD Başkanı'nın veto hakkı ortadan kalkmış oluyor.

Senato halihazırda Cumhuriyetçilerin kontrolünde ve uzmanlara göre bu dönemeçte Trump'ın Senato'da kendi partisinin grubu üzerindeki etkisi belirleyici olacak; zira Cumhuriyetçilerin Senato'daki grubunun lideri Mitch McConnell de Türkiye'ye yönelik yaptırımlara karşı bir tavır takınıyor.

Türk Dostluk Grubu'ndan bile destek çok düşük

Halihazırda "Ermeni soykırımını" tanımaya ilişkin karar tasarısına Temsilciler Meclisi’nde 106 üyeden oluşan Türk Dostluk Grubu’ndan sadece 4 kişi, yaptırım yasa tasarısına ise sadece üç kişi hayır dedi; grubun eş başkanları ise (iki demokrat ve iki cumhuriyetçi) her iki tasarıya evet oyu kullandı.

Özellikle Suriye operasyonunun ardından yaptırımların en hararetli savunucusu olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsay Graham, dün resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Senato’nun bu işi devam ettirmesini ve Türkiye’nin, onlar bize ve müttefiklerimize sorun yaratırken ABD’nin bir kenarda oturmayacağını tartışmasız şekilde görmesini sağlayacağını bekliyorum” demişti.

Temsilciler Meclisi'ne sunulan PACT (Türkiye'nin Çıkardığı Çatışmaya Karşı Yasa - Protect Against Conflict by Turkey Act) başlıklı yaptırım tasarısı kapsamında Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen Barış Pınarı Operasyonu’yla ilintili olan Türk yetkililere ve savunma sektörüyle bağlantılı bankalara yaptırım uygulanmasının yanı sıra, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alımına yönelik yaptırımlar getirilmesi öngörülüyor.

Tasarının yasalaşması durumunda Amerikan menşeli silahlar, Suriye’de askeri operasyon yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri’ne artık satılamayacak. Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda ise, 30 günlük süreç içerisinde CAATSA yaptırımları başlayacak.

"Türkiye aleyhindeki atmosferin göstergesi"

Alman Marshall Fonu Ankara ofis direktörü Özgür Ünlühisarcıklı’ya göre, “ABD Temsilciler Meclisi’nin iki partili ve çok büyük bir çoğunlukla kabul ettiği iki yasa tasarısı ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine oluşmuş atmosferin şu ana kadarki en somut göstergesi oldu."

Euronews Türkçe’ye konuşan Ünlühisarcıklı, “Başkan Trump siyasi sermayesinden yemeyi göze alırsa bu tasarıları henüz kendi masasına gelmeden akamete uğratabilir” diyor.

Öte yandan tasarıların Senato’da Başkanın veto edemeyeceği bir çoğunlukla, yani 100 Senatör’ün en az 70’inin desteği ile geçmesi de Ünlühisarcıklı’ya göre yadsınabilir bir olasılık değil.

“Bu tasarıların Temsilciler Meclisi’nde bulduğu destek Türkiye’nin ABD Kongresi ile ileride yaşayabileceği sorunların da bir işareti gibi okunmalı. Ancak Kongre’nin bu yaklaşımı Türkiye’yi uyguladığı politikalardan uzaklaştırmak şöyle dursun ABD’den daha fazla uzaklaştırması muhtemel. Çanlar ABD-Türkiye ilişkileri için çalıyor Moskova’da birileri ellerini ovuşturuyor,” diyor transatlantik ilişkiler uzmanı Ünlühisarcıklı.

"Ermeni soykırımı" yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde daha önce 1975 ve 1984 yıllarında da geçmiş, ancak Senato’dan geçememişti.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Turkish Heritage Organization Başkanı ve dış politika analisti Ali Çınar ise, soykırım karar tasarısının sembolik olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı kanısında. “Bu karar tasarısı, yangından mal kaçırır gibi, TR-ABD ilişkilerindeki gerginlikten fırsat bilerek geçirildi. Ancak soykırım karar tasarısı Senato’ya gelemeyecek zira sembolik nitelikte,” diyen Çınar, yaptırım yasa tasarısının ise Senato’ya geleceğini ve Senato’daki olumsuz havadan etkilenen zorlu bir süreci fitilleyeceğini düşünüyor.

ABD Türkiye'yi kaybetmeyi göze aldı mı?

Euronews Türkçe’ye konuşan Çınar, “ABD’nin genel anlamda dış politikası tamamen Türkiye’yi de kaybetsek olur yörüngesine giriyor ve bu çok tehlikeli. Trump ile Erdoğan ilişkisini, ikili ilişkilerden ayrı yere koymak lazım,” diyor.

Trump ile Erdoğan’ın 13 Kasım’da Washington’da gerçekleştirmeleri beklenen ikili görüşme bu süreçte kritik önem arz ediyor.

Ancak Çınar’a göre, Kongre’deki olumsuz durum daha da kötüye gidiyor ve Türkiye aleyhine yaptırım getirilmesi konusunda Senato’da zaten ayrı bir yasa tasarısı var.

Ankara geçtiğimiz otuz yıl boyunca Kongre'den bu kararın çıkmasını lobi çalışmaları ve diplomatik temaslar yoluyla engellemişti.

Temsilciler Meclisi'nin kararı, Avrupa Parlamentosu üyelerinin Ankara'ya karşı yeni mali yaptırımlar uygulanmasını değerlendirdikleri toplantıdan bir gün önce geldi. Avrupa parlamenterlerinin, metni üzerinde halen değişiklikler yapılan karar taslağını Perşembe günü kabul etmesi bekleniyor.

İstanbul merkezli düşünce kuruluşu Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı, eski diplomat Sinan Ülgen ise, yaptırımların hukuki bir zemin kazanacağını düşünmüyor.

Euronews Türkçe'ye konuşan Ülgen, "Temsilciler Meclisinden geçti ama Senatoda hava biraz farklı. Kaldı ki Senatodan geçse bile, nihayetinde Trump veto edebilir. Yaptırım yasasının Trump’ın vetosunu aşacak şekilde üçte iki çoğunlukla Senatoda kabul görmesi bugünkü şartlarda ve Senatoda Cumhuriyetçi kanadın ağırlığı gözönüne alındığında oldukça zor," diyor.

Ülgen'e göre, Kongre genel anlamda Türk-Amerikan ilişkilerinde yönetim üstünde baskı kurmaya devam edecektir.

"Dün Temsilciler Meclisinde kabul edilen yasa tasarının bir kenara koyacak olursak, Kongre’nin özellikle CAATSA yaptırımlarının takipçisi olacağını düşünüyorum", diye ekliyor Ülgen.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.