Son Dakika

ABD Kuzey Akım-2 projesine neden karşı çıkıyor?

Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

ABD Senatosu tarafından kabul edilen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na göre; Kuzey Akım-2 ve Türk Akımı projelerine katılan şirketler için ekonomik ve finansal yaptırımlar uygulanacak. Yaptırımlara neden olarak, Rus doğal gazına daha fazla bağımlı hale gelmenin AB ülkeleri üzerindeki politik baskıyı artıracak olması gösteriliyor. Peki, gerçekten ABD’nin önceliği, AB’nin enerji güvenliği ve doğal gaz arzının çeşitlendirilmesi mi? Yoksa, Doğu Avrupa’nın kontrolü için ABD ve Almanya arasında yaşanan örtülü mücadele, Kuzey Akım-2 projesi ile somut hale mi geldi?

Alman hükümeti 2018 yılında Kuzey Akım-2 projesi için gerekli izinleri verdi. Bu proje ile 2006 ve 2009 yıllarında Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan sorunlar nedeniyle meydana gelen doğal gaz kesintisinin tekrar yaşanmaması hedefleniyor. Kuzey Akım-1 hattına paralel olarak döşenecek 55 milyar metreküplük (bcm) kapasiteye sahip olacak Kuzey Akım-2 projesi ile, Rus gazının Baltık Denizi üzerinden doğrudan Almanya’ya taşınması öngörülüyor.

11 milyar dolara mal olacak projenin finansmanının yarısı Engie (Fransa), OMV (Avusturya), Shell (Hollanda/İngiltere) ve Uniper-Wintershall (Almanya) tarafından karşılanıyor. Kuzey Akım-1’nin aksine (Gazprom boru hattı mülkiyetinin sadece %51’ine sahip) Kuzey Akım-2’de boru hattının mülkiyetinin tamamı Gazprom’a ait olacak. Her iki boru hattının toplam doğal gaz taşıma kapasitesi 110 bcm olması planlanıyor.

ABD’nin önceliği, AB’nin enerji güvenliği ve doğalgaz arzının çeşitlendirilmesi mi? Yoksa, Doğu Avrupa’nın kontrolü için ABD ve Almanya arasında yaşanan örtülü mücadele, Kuzey Akım-2 projesi ile somut hale mi geldi?
Mehmet Cem Demirci
Deniz Güvenliği Uzmanı

Kuzey Akım-2 ve Türk Akımı ile Rusya Ukrayna’ya ihtiyaç duymadan AB’ye doğal gazı taşıyabilecek

Avrupa Birliği İstatistik Kurumunun verilerine göre AB ülkelerinin yıllık doğal gaz ihtiyacı 500 bcm civarında. Rusya bu talebin %40’ına tekabül eden yaklaşık 200 milyar metre küpünü karşılıyor. Bu gazın 85 milyar metreküpü diğer bir ifade ile %43’ü Ukrayna üzerinden transfer ediliyor. (Geri kalan kısım: 55 milyar metreküp Almanya (Kuzey Akım-1), 44 milyar metreküp Belarus, 5 milyar metreküp Finlandiya) Ukrayna 140 milyar metreküplük gaz transfer kapasitesine sahip. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile Baltık ülkeleri doğal gaz tedariki konusunda %60 Rusya’ya bağımlı.

Rusya, Kuzey Akım-2 faal hale geldiğinde Türk Akımı ile birlikte potansiyel olarak Ukrayna’ya ihtiyaç duymadan 85 milyar metreküp doğal gazı AB’ye taşıyabilecek hale gelecek. Bu nedenle yenilenen Rusya-Ukrayna transit anlaşması, bir önceki anlaşmanın aksine beş yıl süreyle geçerli olacak ve toplamda 225 bcm doğal gaz AB’ye taşınacak. (2020’de 65 bcm, 2021 – 2024 arası dönemde de yıllık 40 bcm)

Ukrayna ve Polonya transit gelirleri azalacağı için Kuzey Akım-2’ye itiraz ediyor

Ukrayna önceki yıllarda bu ticaretten yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde ediyordu. Transit geçen gaz miktarında meydana gelen azalma Ukrayna ve Polonya’nın gaz transit gelirlerinde azalmaya neden olacak. Her iki ülkenin Kuzey Akım-2’ye karşı çıkmasının altında yatan en büyük neden transit gelirlerinde yaşanacak bu düşüş. Baltık ülkeleri ile Doğu Avrupa ülkeleri ise doğal gaz tedarikinde Rus gazına bağımlı olmayı kendi güvenlikleri açısından tehlike olarak görüyorlar. AB’nin doğal gaz tedariki konusunda Rusya’ya bu derece bağımlı hale gelmesi, politik olarak AB’yi daha fazla Rus etkisine açık hale getirmesinden endişe duyuluyor.

Almanya enerji merkezi olacak

İlk bakışta Kuzey Akım-2 sadece Rus menfaatlerine hizmet ediyor gibi görünse de bu çıkarım gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Kuzey Akım-2 transit giderlerini ortadan kaldırdığı için Batı Avrupa ülkeleri daha ucuza gaz alacak. Bu proje ile Almanya Avrupa’nın enerji merkezi olacak. Baltık, Orta ve Doğu Avrupa’ya ciddi miktarda gaz Almanya üzerinden gidecek. Almanya Doğu Avrupa’nın kontrolünde önemli bir avantaj kazanmış olacak.

Almanya yeniden Ostpolitiğe mi dönüyor?

Polonya Dışişleri Bakanı göre Almanya ve Rusya arasında tesis edilen doğal gaz iş birliği; Polonya’nın paylaşımını öngören Molotov-Ribbentrop Paktı olarak da bilinen Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı’na çok benziyor, Almanya 1970 yıllarda Avrupa’da ABD egemenliğini kırmak için uygulamaya koyduğu Doğu Avrupa ülkeleri ve SSCB ile ilişkilerin normalleşmesini öngören Ostpolitik anlayışını yeniden Rusya ile hayata geçirmek istiyor.

ABD kaya gazı teknolojisi ile artık doğal gaz ve petrol ihraç edebilecek bir konuma geldi. Avrupa ABD’nin ürettiği sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) için büyük bir pazar. Ancak LNG fiyatları, boru hatları ile Avrupa’ya taşınan Rus gazına göre daha pahalı. Buna rağmen ABD ve Polonya arasında doğal gaz temin anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile Ukrayna gaz alt yapısının iyileştirilmesi ve ABD LPG’sinin Polonya üzerinden Ukrayna’ya transferi öngörülüyor. Ukrayna’ya iletilmek üzere ABD’nin ilk LNG tankeri Polonya’nın Swinoujscie LNG terminaline Kasım ayı ortalarında yanaştı.

ABD Doğu Avrupa’da kontrolü ele geçirmek istiyor

ABD’nin projeleri bununla da sınırlı değil. Üç Deniz Girişimi olarak adlandırılan ve Baltık Denizi, Karadeniz ve Adriyatik Denizi arasındaki 12 ülkeyi kapsayan bu proje, bölge ülkelerinin kuzey-güney hattında otoyollar ile bağlanmasını, dijital altyapının kurulmasını, Doğalgaz tedarikinde bölge ülkelerinin Rusya’ya bağımlılığı azaltmak için, Polonya’nın Swinoujscie LNG terminali ile Hırvatistan Krk Adasında inşa edilecek LNG terminali arasında tesis edilecek boru hattı ile Kuzey-Güney Gaz Koridorunun kurulmasını içeriyor. ABD, bölge ülkeleri arasında kendi liderliğinde tesis edeceği enerji ve ekonomik alanındaki iş birliği projeleri ile Almanya’nın etkinliğini kırmayı kendi nüfuz alanını genişletmeyi hedefliyor.

İngiliz coğrafyacı Halford Mackinder “The Historical Pivotal of History-Tarihinin Tarihsel Ekseni” adlı makalesinde dünyanın kalbinin Atlantik ve Pasifiğe eşit mesafede Hazar’ın kuzeyinde olduğunu iddia eder. Doğu Avrupa’ya hükmedenin dünyanın kalbine hükmedeceğini, dünyanın kalbine hükmedenin de dünyaya hükmedeceğini söyler. Bu nedenle, ABD’nin sadece, AB’nin doğalgaz tedarikinde Rusya’nın daha etkin bir konuma geleceği düşüncesiyle Kuzey Akım-2 projesine itiraz ettiği ve yaptırım uyguladığı söylemek eksik bir değerlendirme olur. ABD ve Almanya arasında Doğu Avrupa’nın kontrolüne yönelik adı konulmamış bir mücadele var. ABD şimdilik yaptırım kararı ile Kuzey Akım-2 projesi geciktirse de tamamlanmasını engelleyemeyecek. Yaptırım kararına verilen tepkilerden de anlaşılacağı üzere ABD-Almanya mücadelesi kızışacağa benziyor.

* Deniz Güvenliği Uzmanı Mehmet Cem Demirci

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.