Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Koronavirüs salgınına Hackathon etkinliğinde çözüm aranıyor

Koronavirüs salgınına Hackathon etkinliğinde çözüm aranıyor
©  Coronathon Türkiye
Metin boyutu Aa Aa

Teknoloji ve inovasyonun Türkiye’de özellikle genç nüfus arasında oldukça güçlü bir zemin kazanmasıyla birlikte, Hackathon yarışmaları giderek daha popüler oluyor. Ama küresel bir tehdit doğuran koronavirüs salgınına yönelik bir çözüm olarak kullanılması bir ilk...

Hackathon ile kast edilen; belli bir ortak fikre sahip kişilerin belirli bir süre zarfında takım çalışması çerçevesinde aynı sosyal ortamda yenilikçi fikirlerini ortaya dökmesi, yani beyin fırtınasının hızlı bir süre içerisinde somut bir çıktıya dönüşmesi.

Covid-19 salgınının yarattığı sorunlara sosyal ve lojistik anlamda yenilikçi çözümler üreten yenilikçi bir hackathon olma hedefiyle yola çıkan Coronathon Türkiye de, bu haftasonu (21-22 Mart) iki gün sürecek olan ve 1000’e yakın katılımcının yer alacağı bir etkinlikle koronavirüs salgınına yepyeni bir perspektiften bakacak.

Beyin fırtınasının projelendirilmesi

Proje, en basit ifadesiyle, iki gün boyunca katılımcı takımların uykusuz kalarak, koronavirüs gibi küresel bir probleme çözüm bularak test ettikleri bir yarışma.

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünde pazarlama alanında öğretim üyesi ve Girişimcilik Merkezi direktörü Dr. Oğuzhan Aygören, koronavirüs salgınının ardından kamu sağlığı konusunda ilgili kamu mercileri ve hastanelerin gerekli çalışmaları fedakarca yaptıklarını, öte yandan kendilerinin bu projeyle içinde bulunduğumuz yeni gerçekliği sağlık dışındaki bir çok alandan mercek altına alacaklarını kaydediyor.

Euronews Türkçe’ye konuşan Aygören, “Herkes artık evinde. İşsizlik, toplumdan izole olma hali, tedarik süreçleriyle ilgili zorluklar, ekonomik ve psikolojik sorunlar söz konusu. Biz de bu sorunlara dikkat çekerek çözüm üretmeye yöneldik” diyor.

Söz konusu model, koronavirüs özelinde ilk olarak Estonya’da “Hack-the-Crisis” adı altında uygulandı, ardından Almanya’da gerçekleşti ve önümüzdeki günlerde de diğer Batılı ülkelerde benzer etkinlikler start alacak.

Türkiye'yle birlikte birçok ülkede başlayacak

Haftasonu Türkiye ile beraber Polonya, Norveç, Amerika, Gürcistan ve daha bir çok ülkede yapılmaya başlanıyor.

Türkiye’deki projeye ise 24 saat içerisinde online bir platform üzerinde bir araya gelip karar veren yaklaşık 80 kişilik bir çekirdek ekip, bir gün içerisinde 40’a yakın paydaş kurumun desteğini aldı. Cuma akşamı itibariyle soruna çözüm üretmek veya çözüm sürecine katkıda bulunmak amacı taşıyan başvurular sona erecek ve Türkiye genelinden yaklaşık 1000 kişinin katılımı bekleniyor. Cumartesi ve pazar gün boyunca YouTube ve Instagram üzerinden (coronathon Türkiye) canlı yayınlar yapılacak.

“Çözümün bir parçası ol” sloganıyla yola çıkılan hackathon’da ilk gün sorun tespiti, çözümün nasıl bulunacağı ve test edileceği konusunda webinarlar düzenlenecek, akabinde mentorluk sağlanacak, daha sonra ise sorunu tanımlama ve doğrulama konusunda dijital bir atölye düzenlenecek. Bu atölyeyi ise, çözüm bulma ve çözümü test etme atölyeleri izleyecek.

Etkinlikler, halkın geneli açısından görece yeni bir hastalık türü olan koronavirüs konusunda farkındalık ve bilinçlendirme amacı taşırken, katılımcıların da kendilerine takım arkadaşları bularak uzaktan çalışması, sorunu tespit edip yaratıcı çözümler geliştirmeleri ve pazar akşamına kadar bir prototip oluşturmaları bekleniyor. Söz konusu prototip, bir mobil uygulama da olabilir, bir internet sitesi de.

Mentorluk desteği verilecek

Ayrıca potansiyel projelerin geliştirilmesi için paydaşlara mentorluk ve online kuluçka hizmeti verilecek ve paydaş statüsündeki birçok dernek ve vakfın sahiplenmesiyle başarılı çözüm önerilerine finansman sağlanarak projelendirilmeleri ve devamlılıkları sağlanacak. Bu da bir açıdan Türkiye’deki genç işsizliğine bir yardım olarak start-up oluşumuna katkı sunmuş olacak.

Projenin fikir önderlerinden girişimci Berat Kjamili, euronews Türkçe’ye verdiği demeçte, “İnsanlar evde oturuyor, onlara biraz umut olmak istedik. Bu salgın, sadece devletin değil bizim de sorunumuz. Sosyal girişimciliğin çözüm olmasını istedik. İnsanlar tek başına hastalığa ilaç bulamayacaklar, ancak bu proje ile evde oturan insanların psikolojisini güçlendireceğiz, tüm insanlığı ilgilendiren bu soruna inovatif bakış açısı geliştirmelerini sağlayacağız. Katılımcılardan, devletin yetişemeyeceği yerlere çözüm üretmelerini bekliyoruz” diyor.

Katılımcılardan üç kategoride çözüm tasarlayıp prototip üretmeleri bekleniyor: “Sosyal Çözümler” kategorisinde psikolojik destek, zihinsel sağlık, evde vakit geçirme ve sosyal izolasyona bağlı sorunlar, sosyal medya ve benzeri platformlarda dezenformasyon (bilgi kirliliği), fiziksel aktivitenin sınırlanması, çevreye duyarlılık konuları ele alınacak. Örneğin Estonya’da gerçekleşen etkinlikte bu süreçte yaşlılara yardım edilmesine dair çözüm önerileri ön plana çıkmıştı.

İkinci kategori olan “Lojistik Çözümler” altında ise gıda, sağlık ekipmanlarına erişim, yardımlaşmayı arttıran gönüllülük bazlı oluşumlar etrafında çözüm önerileri geliştirilecek. Üçüncü kategori olan “Diğer Çözümler” altında, salgının ardından birçok işletmenin zarar etmesi ve batması sonucunda çalışanların işine son vermesiyle gündeme gelen işsizlik veya nakit akışı problemleri, eğitimin devamlılığı ile ilgili problemler mercek altına alınacak.

İkinci günün sonunda başvuru formuna katılımcı olan 600’e yakın takım çözümlerini yükleyecek.

Facebook üzerinden iletişim

Salgına karşı tedbir amacıyla “sosyal mesafe” önlemleri gereği tamamen sosyal medya üzerinden iletişim kanalları kuracak olan takımların iletişimi de Facebook grubu üzerinden gerçekleşecek.

Kjamili, “Bizim yapmaya çalıştığımız şey hastalığa çözüm değil, onun oluşturduğu sorunlara çözüm. Yapılabilir, insanlığa umut veren, kolay olan, prototip çıkarılabilen çözümler bekliyoruz” diyor.

Hackhathon kapsamında seçilecek fikirleri eş finansman ve hızlandırma ödülleri verilecek. İki günlük etkinlikler süresince mentorluk, web üzerinden seminerler gerçekleştirilecek. Önerilerin çözümlerin etki analizi ikinci gün yapılacak ve ortaya atılan fikirler arasından 10 tanesi seçilecek.

Projenin paydaşları arasında Türkiye Bilişim Vakfı, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Facebook, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, TOBB, Ankara Ticaret Borsası, UNDP ve Habitat Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin yanı sıra Boğaziçi, ODTÜ ve İTÜ başta olmak üzere birçok üniversite, girişim sermayesi fonu ve teknoloji şirketi bulunuyor.

Çeşitli alanlardan çok paydaşlı yapısıyla hayata geçen proje, haftasonu etkinliğinden sonra kalıcı bir platform olarak devam etmeyi ve bu konudaki sorunların çözümüne yeni etkinlikler ile destek olmayı planlıyor.